38 : ) HAYVANLARIN TARİHÇESİ.....? / 22-08-2013
HAYVANLAR
ALEMİ....?
TÜM HAYVANLARLA İLGİLİ
BELGESEL
İZLEMEK İSTERSENİZ
LİNKE TIKLAYIN
Bilim insanlarına ve araştırmalardan çıkan bulgulara göre, yaşamın çeşitliliğini sağlayan çok hücreli hayvanlar,
Buzul Çağı’nın bize bir armağanı olabilir.
Günümüzden 715 milyon yıl önce, tüm gezegen kar ve buzla örtülüydü.
Araştırmalara göre, bu donmuş beyaban, kompleks yapılı, çok hücreli hayvanların doğum yeri olabilir.
Buzul Çağı, yeryüzünü oldukça büyük bir duraklama dönemine sürüklemişti.
Dünya’daki en sıcak yer olan Ekvator’da bile ortalama sıcaklık -20°C iken çoğu hayat yeryüzünden silindi.
Hayatta kalmayı başaran varlıklar ise sıcak akıntının ortaya çıktığı sıcak su ceplerine sığındı.
Buna rağmen, bazı bilim insanları bu felaketin evrimin en önemli adımlarından birini tetiklediğine inanıyor:
ilk hayvanların gelişmesi ve Kambriyen patlaması olarak bilinen canlı çeşitliliğindeki artış
.715 milyon yıl önce başlayan bu dondurucu soğuk, etkisini 120 milyon yıl boyunca sürdürdü.
“Dünya’da bununla karşılaştırılabilecek başka bir buzul çağı yaşanmadı. Bu dönem gerçekten bir felaketti”, iyor University og College’dan Graham Shields.

Yaklaşık 540 milyon yıl önce, birçok ilginç canlı ortaya çıktı.
Bunlardan bazıları; trilobitler, beş gözlü Opabinyalar ve kılçıklı Wiwaxialar.
Dünya, birden, tek hücreli bakterilerin domine ettiği bir yer olmaktan;
ilginç çok hücreli canlıların hayata göz kırptığı bir yaşam alanı haline geldi.
Charles Darwin, bu ani evrim patlamasını
“Türlerin Kökeni”
Adlı kitabında büyük bir zorluk olarak tanımlayarak şöyle der:
“Bununla bağlantılı başka bir zorluk daha vardır ki bu çok daha ciddidir. Hayvanlar aleminin çeşitli temel bölümlerine ait türler, bilinen en alt fosil katmanlarında aniden ortaya çıkmıştır.”
Buzul Çağı dönemine ait ilk kanıt 1990’larda ortaya çıktı.
Yerbilimciler, tropiklerde buzlanmaya dair kanıtlar buldular
(Buz yığınlarıyla taşınan ve sonra salıverilen taşlar gibi).
O zamandan beri, gittikçe büyüyen kanıtlar yığını ortaya şunu koydu:
Bu yoğun küresel buzlanma 715 milyon yıl önce başlayıp 120 milyon yıl sürdü.
Bunun gibi trilobitler Kambriyen dönemde evrildi. (© Sinclair Stammers)

Peki ya bu dönem, yaşamsal vitesi neden değiştirdi?
“Belki, havaya bol miktarda oksijen vererek birçok yaşamı tetiklemiştir” diyor çoğu yerbilimci.
Mesele şu ki;
Buz, oksijeni atık olarak salan birçok mikroskobik bitkiye destek verdi.
Buzul Çağı boyunca, buzullar fosfor bakımından zengin kayaları aşındırdı.
Bu dönem sona erdiğinde ise, nehirler bu kaya tozlarını
Okyanuslara sürükledi ve bu da oradaki mikroskobik canlıları besledi.
2010’dan beri bu döneme ilişkin bir çok teori üretildi.
Birçok kanıt bulunurken, birçok da anti-tez ortaya atıldı.
Sonuç her ne olursa olsun,
Bugünün okyanusları dinozorların zamanındaki okyanuslardan daha soğuk olduğu için,
Okyanusların donup
Dünya’nın bir başka Buzul Çağı evresine girebileceğini öne sürenler de mevcut.
Birkaç bin yıl boyunca
Dünya'daki yaşam sadece basit hücrelerden ibaretti.
Ancak yaklaşık 600 milyon yıl önce çok hücreli yaşam formları ortaya çıkmaya başladı.
Bu olayı Avalon patlaması olarak adlandırıyoruz ve bu patlama
Dünya'nın buz gibi soğuk olduğu Kriyojenik dönemin sonunda gerçekleşti.
Ediyakaran adı verilen bir sonraki dönemde yaşayan canlılardan kaçının hayvan olduğunu belirlemek zor olsa da, bu zamanda birçok yeni tür ortaya çıkmıştır.
Bazıları şüphesiz yosun, mantar veya likenlerdi.
Ancak birçok bilim adamı o dönemde yaşadıkları tespit edilen türlerin bazılarının hayvan olduğundan ve
Dünya'daki ilk hayvanlar olarak kabul edileceklerinden eminler.
Dünya'daki ilk hayvan neydi......?
Peki elimizdeki fosil kalıntıları ile diğer bulgular ve bilgiler bizlere
Dünya'daki ilk hayvan yaşamı hakkında neler söylüyor?
Funisia

En basit ifadeyle Funisia denilen ilk hayvanlar
Ediyakaran dönemin solucanlarıydı.
Silindirik şekle sahiplerdi, yumuşaklardı ve uzuvları yoktu.
Dolayısıyla heterojen bir yaşam sürdüler.
Bu vücut tipine sahip ilk hayvanlar olabilirler.
Ayrıca Funisia'nın cinsel olarak üreyebildiğine ve dolayısıyla çiftleşerek
Üreyebilen en eski hayvan olduğuna inanılıyor.
Andiva

Ediyakaran dönemde deniz yatağı tüm vücutları düz olan ve yiyecek bulmak için sürünen yaşam formlarıyla doluydu.
Andiva, Dickinsonia'ya benzer bu yaratıklardan biriydi.
Ancak bu hayvan çok daha küçüktü;
Sadece birkaç santimetre uzunluğundaydı ve yumuşak kabukla kaplı bir gövdesi vardı.
Yine de incelenen Andiva fosillerinde hiçbir kolesterol izine rastlanmamıştır.
Aksi halde Dickinsonia'dan farklı olduklarına inanırdık.
Yine de, anatomisi nedeniyle bilim adamları bir hayvan olduğu sonucuna vardılar.
Kimberella

Dişli dillere sahiplerdi
Bu hayvanın 500 milyon yıldan fazla bir süre önce gezegenimizin denizlerinde yaşadığına inanılıyor.
Vücutları iki tarafta simetriktir ve bazı bilim adamları şu anda
Kimberella'nın belirli yönlerini taşıyan hayvanlar olduğuna inanıyor.
Bu tür ilk olarak denizanası olarak tanımlandı,
Ancak daha fazla araştırma sonucu bugün yaşayan deniz salyangozlarının atası olan yumuşakçalar oldukları belirlendi.
Bunun nedeni dişli dilleri olması.
Bu hayvanın binden fazla fosili bulundu, bu da bilim adamlarının hayvanı analiz etmesini ve anatomisini daha iyi anlamasını kolaylaştırdı.
Örneğin, vücutlarının kaplumbağa gibi yumuşak kabuk ile kaplı olduğuna inanılmaktadır.
Charnia

Gezegenin en eski hayvanlarından Charnia
Ediyakaran dönemde deniz yatağında çok sayıda canlı yaşıyordu.
En tanınmış organizma bu döneme ait onaylanmış ilk fosil olan Charnia'dır.
Kendisi Ediyakaran dönemin varlığının araştırılmasını sağladı.
1958'de İngiltere'de keşfedildi ve bulunan fosildeki canlı bol miktarda yaprakları olan uzun dallara sahipti,
Bu da bilim insanlarını bir tür yosunu araştırdıklarına ikna etti.
Daha sonra denizin çok derininde yaşadığı belirlendi.
Dolayısıyla bir bitki olamazdı.
Daha sonra mercanlara benzer bir hayvan türü olan pennatulacea
(deniz kalemi)
Olarak yeniden sınıflandırıldı.
Sınıfı hala tam olarak doğrulanmadı,
Ancak şimdiye kadarki en makul seçenek gibi görünüyor.
Şu aralar Charnia'yı Vendobionta adlı yeni bir türün üyesi yapacak başka bir teori var.
Aspidella

İlk hayvan ya da ilk hayvanın bir uzantısı
Aspidellia'nın ilk izleri 1868'de
Kanada'da İskoç jeolog Alexander Murray tarafından bulundu.
Bir kayanın üzerinde o zamanlar önemsiz gibi görünen ancak gezegenimizin
Tarihinin önemli bir bölümünü saklayan küçük disk şeklinde işaretler buldu.
Sadece dört yıl sonra bu garip işaretlerin aslında fosil olduğu öne sürüldü.
Ancak ilk başta reddedildi.
İnsanlar gazların veya kimyasalların bu izlere neden olduğuna inanıyorlardı.
Neredeyse bir yüzyıl sonra bu disk şeklindeki işaretlerin
Aspidella terranovica adlı bir hayvan türüne ait olduğu kabul edildi.
Denizanasına benzer bir tür olduğu söylenebilir ancak gerçek cevap bundan biraz daha karmaşık:
İzlerin hayvanın rizoidlerinden (çıkıntı) arta kalmış olma ihtimali de var.
Rizoidler, canlıların bir cisme tutunmak için kullandıkları topaklardı.
Sonuç ne olursa olsun, izler en az 550 milyon önce
Dünya'da yaşamış ilk hayvanlardan biri tarafından bırakıldı.
Dickinsonia

Dickinsonia'nın bir hayvan türü olarak statüsü
70 yıldan uzun süredir yoğun şekilde tartışılıyor.
Neredeyse 1,5 metre uzunluğunda düz,
Oval bir canlıdır ve biyolojik kategorisi yakın zamana kadar bilinmemekteydi.
2018'de yapılan bir çalışmada insanlar
Dickinsonia'nın çeşitli fosillerinde kolesterol izleri bulmayı başardılar.
Kolesterol tipik olarak hayvanlarda bulunan bir yağ olduğundan
Dickinsonia'nın gerçekten bir hayvan olduğu ve
Ediyakaran dönemde karada yaşamış ilk hayvan olduğu sonucuna varıldı.
-
Çiftleşerek üreyebileceğine inanılan ilk hayvan nedir?
-
Funisia'nın çiftleşerek üreyebilen ilk hayvan olduğuna inanılıyor.
Bir
Zamanlar
Yeryüzünde Yaşayan
Hayvanlar

Kılıç Dişli Kaplan
3 milyon yıl önce
Kuzey ve Güney Amerika'da
Görülen ve 10.000 yıl önce buzul çağında nesli tükenen dev kedilerdir.

Yetişkin bir Smilodon
600 kg ağırlığında 2.75 m uzunluğundadır.

Amerika kıtasının açık alanlarında bulunmuştur.
Koloni şeklinde yaşarlar.
20 cm boyundaki dişleri oldukça serttir.

Geçmişte donmuş halde kalıntıları bulunan kılıç dişli kaplanların
DNA'larını alarak onları klonlamak mümkün olabilir.

Bilim insanları,
Yaklaşık 5 yıl önce, 16 yıl boyunca dondurulmuş olarak bekletilen bir fareyi
Aynı yöntemle klonladı.

Dodo kuşu,
17. yüzyılın sonlarına doğru soyu tükenmiş bir kuş türüdür.
Yaklaşık 1 metre boyunda ve 20 kilo ağırlığındadır.

Uçamayan dodo kuşu,
İnsanlar ve vahşi doğadaki hayvanlar için eti lezzetli bir canlı olmuştur

Mamut
Mamut, filgiller familyasının nesli tükenmiş bir cinsidir.
Son buzul çağında
Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika'da
Birçok farklı türleri ile yayılım göstermiştir.

Dinozorlar
Dinozorlar 150 milyon yıl civarında
Dünya hayatına egemen olmuş hayvanlardır.
Yeryüzünde ilk defa 230-225 milyon yıl önce görünmeye başlamışlardır.

65 milyon yıl önce
Dünya'ya çarpan bir meteor nedeni ile buzul çağı başlamış ve
Dinozor türünün nesli tükenmiştir.

Bilim adamlarının dinozorları tekrar canlandırmak için bir planı var.
Ancak bu plan, Jurassic Park filminden biraz farklı.

Bilim adamları,
Bu hedefe ulaşabilmek için tavukların gaga ve kanatlarında d
Dinazorlara ait olduğunu belirttikleri
DNA'ları kullanarak soyu tükenen bu hayvanları yeniden hayata
Döndürebileceklerini düşünüyorlar.

Dünyaca ünlü DNA'dan yaşam yaratma uzmanı Mark Westhusin,
Yaratılacak DNA'nın devekuşu yumurtasına nakledilerek,
Dinozor yaratmanın mümkün olabileceğini iddia ediyor.

Avrupalılar koyunlarını öldürdükleri için
Tazmanya kaplanlarını, nesilleri tükeninceye kadar avladı.

1936'da bilim adamları tarafından incelenirken ölen son
Tazmanya Kaplanı günümüze dek alkol içinde saklanmış.

Bu yüzden hayvanın
DNA'sında bir bozulma olamamış.
Genetik, henüz genlerden yeni bir hayvan yaratamıyor.

Ancak elde edilecek embriyo, başka bir hayvana nakledilirse,
1936'dan sonra ilk kez bir
Tazmanya Kaplanı dünyaya gelecek.

Yolcu Güvercini
Yolcu güvercinleri,
Kuzey Amerika ormanlarında büyürdü ve sürülerinin
Geçmesinin günler aldığı söylenirdi.

Araştırmacılar, türün korunan kalıntılarından DNA örnekleri alarak, genetik bilgileri diğer güvercin türlerine enjekte etmeyi ve yolcu güvercinleri hayata döndürmeyi amaçlıyor.

DÜNYANIN EN TEHLİKELİ CANLISI!
Kabuk görünümünde olan bu cisim aslında dünyanın en tehlikeli canlılarından biri.

Muhtemelen bir böcek yada bir kabuk olarak değerlendirilerek umursanmayan bu kabuğun ne olduğunu öğrenince çok şaşıracaksınız...

Damla balığı
İnsanlar tarafından yeni yeni keşfedilmiş olan bu balık türü genellikle Avustralya ve Tazmanya açıklarındaki derin sularda görülüyor.

Kaliforniya davarbaşı
Pasifik okyanusunun ilginç canlısı yetişkin hale geldiğinde 90 cm uzunluğa ve 16 kilogram ağırlığa ulaşıyor.

Prehistoric fauna
*
***
*********
*******************
********************************
''''''ÖNEMLİDİR'''''''
PAYLAŞIMLARIMIZ
GOOGLE VE DİĞER ARAMA MOTORUNDA YAYINLANMIŞ
ÇEŞİTLİ ÇALIŞMALARDAKİ ALINTILARDAN OLUŞMAKTADIR VE TAMAMEN BİZE İLGİNÇ GELEN KONULARIN
PAYLAŞIMINDA FAYDA SAĞLAYABİLECEĞİMİZ DÜŞÜNCESİNDEN HAREKETLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR
VE
TİCARİ DEĞİLDİR..
BİLGİ AKTARIMLARIMIZDA SAKINCALI VEYA PAYLAŞIMI İSTENMEYEN ALINTILAR OLURSA UYARILDIĞIMIZDA PAYLAŞIMLARIMIZDAN ÇIKARILACAKTIR...!!










































































