35 : ) DÜNYANIN YARADILIŞI VE EVRİM TARİHİ.......? / 09-06-2013

 

 
 

 

DÜNYANIN

YARADILIŞI

 

Güneş Sistemi’nin Oluşumu ile ilgili farklı teoriler ortaya atılmıştır.

En geçerli teori sayılan

Kant-Laplace teorisine Nebula teorisi de denir.

Bu teoriye göre,

Nebula adı verilen kızgın gaz kütlesi ekseni çevresinde sarmal bir hareketle dönerken, zamanla soğuyarak küçülmüştür.

Bu dönüş etkisiyle oluşan çekim merkezinde

Güneş oluşmuştur.

Gazlardan hafif olanları Güneş tarafından çekilmiş,

Çekim etkisi dışındakiler uzay boşluğuna dağılmış ağır olanlar da

Güneş’ten farklı uzaklıklarda soğuyarak gezegenleri oluşturmuşlardır.

Dünya’nın Oluşumu


Dünya, Güneş Sistemi oluştuğunda kızgın bir gaz kütlesi halindeydi.

Zamanla ekseni çevresindeki dönüşünün etkisiyle,

Dıştan içe doğru soğumuş, böylece iç içe geçmiş farklı sıcaklıktaki katmanlar oluşmuştur.

Günümüzde iç kısımlarda yüksek sıcaklık korunmaktadır.

Dünya’nın oluşumundan bugüne kadar geçen zaman ve Dünya’nın yapısı jeolojik zamanlar yardımıyla belirlenir.

 

Jeolojik Zamanlar


Yaklaşık 4,5 milyar yaşında olan Dünya, günümüze kadar çeşitli evrelerden geçmiştir.

Jeolojik zamanlar adı verilen bu evrelerin her birinde ,değişik canlı türleri ve iklim koşulları görülmüştür.

Dünya’nın yapısını inceleyen jeoloji bilimi, jeolojik zamanları belirlerken fosillerden ve tortul tabakaların özelliklerinden yararlanır.

 

Jeolojik

 

Zamanlar:

 

İlkel Zaman

Günümüzden yaklaşık 600 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır.

İlkel zamanın yaklaşık 4 milyar yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları :

Sularda tek hücreli canlıların ortaya çıkışı

En eski kıta çekirdeklerinin oluşumu

İlkel zamanı karakterize eden canlılar alg ve radiolariadır.

 

Birinci Zaman (Paleozoik)

Günümüzden yaklaşık 225 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır.

Birinci zamanın yaklaşık 375 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları :

Özellikle karbon devrinde kömür yataklarının oluşumu

İlk kara bitkilerinin ortaya çıkışı

Balığa benzer ilk organizmaların ortaya çıkışı

Birinci zamanı karakterize eden canlılar graptolith ve trilobittir.

 

İkinci Zaman (Mezozoik)

Günümüzden yaklaşık 65 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır.

İkinci zamanın yaklaşık 160 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

İkinci zamanı karakterize eden dinazor ve ammonitler bu zamanın sonunda yok olmuşlardır.

Zamanın önemli olayları :

Ekvatoral ve soğuk iklimlerin belirmesi

Kimmeridge ve Avustrien kıvrımlarının oluşumu

İkinci zamanı karakterize eden canlılar ammonit ve dinazordur.

 

Üçüncü Zaman (Neozoik)

Günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce sona erdiği varsayılan jeolojik zamandır.

Üçüncü zamanın yaklaşık 63 milyon yıl sürdüğü tahmin edilmektedir.

Zamanın önemli olayları :

Kıtaların bugünkü görünümünü kazanmaya başlaması

Linyit havzalarının oluşumu

Bugünkü iklim bölgelerinin ve bitki topluluklarının belirmeye başlaması

Alp kıvrım sisteminin gelişmesi

Nümmilitler ve memelilerin ortaya çıkışı

Üçüncü zamanı karakterize eden canlılar nummilit, hipparion, elephas ve mastadondur.

 

Dördüncü Zaman (Kuaterner)

Günümüzden 2 milyon yıl önce başladığı ve hala sürdüğü varsayılan jeolojik zamandır.

Zamanın önemli olayları :

İklimde büyük değişikliklerin ve dört buzul döneminin (Günz, Mindel, Riss, Würm) yaşanması

İnsanın ortaya çıkışı

Dördüncü zamanı karakterize eden canlılar mamut ve insandır.

 

Dünya’nın İç Yapısı

Dünya, kalınlık, yoğunluk ve sıcaklıkları farklı, iç içe geçmiş çeşitli katmanlardan oluşmuştur.

Bu katmanların özellikleri hakkında bilgi edinilirken deprem dalgalarından yararlanılır.

Çekirdek

Yoğunluk ve ağırlık bakımından en ağır elementlerin bulunduğu bölümdür.

Dünya’nın en iç bölümünü oluşturan çekirdeğin,

5120-2890 km’ler arasındaki kısmına dış çekirdek,

6371-5150 km’ler arasındaki kısmına iç çekirdek denir.

İç çekirdekte bulunan demir-nikel karışımı çok yüksek basınç ve sıcaklık etkisiyle kristal haldedir.

Dış çekirdekte ise bu karışım ergimiş haldedir.

Manto


Litosfer ile çekirdek arasındaki katmandır.

100-2890 km’ler arasında bulunan mantonun yoğunluğu 3,3-5,5 g/cm3 sıcaklığı

1900-3700 °C arasında değişir.

Manto, yer hacminin en büyük bölümünü oluşturur.

Yapısında silisyum, magnezyum , nikel ve demir bulunmaktadır.

Mantonun üst kesimi yüksek sıcaklık ve basınçtan dolayı plastiki özellik gösterir.

Alt kesimleri ise sıvı halde bulunur. Bu nedenle mantoda sürekli olarak alçalıcı-yükselici hareketler görülür.

 

Mantodaki Alçalıcı-

Yükselici Hareketler


Mantonun alt ve üst kısımlarındaki yoğunluk farkı nedeniyle magma adı verilen kızgın akıcı Madde yerkabuğuna doğru yükselir.

Yoğunluğun arttığı bölümlerde ise magma yerin içine doğru sokulur.

 

Taşküre (Litosfer)

Mantonun üstünde yer alan ve yeryüzüne kadar uzanan katmandır.

Kalınlığı ortalama 100 km’dir.

Taşküre’nin ortalama 35 km’lik üst bölümüne yerkabuğu denir.

Daha çok silisyum ve alüminyum bileşimindeki taşlardan oluşması nedeniyle sial de denir. 

Yerkabuğunun altındaki bölüme ise silisyum ve magnezyumdan oluştuğu için sima denir.

Sial, Okyanus tabanlarında incelir yer yer kaybolur.

Örneğin Büyük Okyanus tabanının bazı bölümlerinde sial görülmez.

Yeryüzünden yerin derinliklerine inildikçe 33 m’de bir sıcaklık 1 °C artar. Buna jeoterm basamağı denir.

 

Kıtalar ve Okyanuslar

Yeryüzünün üst bölümü kara parçalarından ve su kütlelerinden oluşmuştur.

Denizlerin ortasında çok büyük birer ada gibi duran kara kütlelerine kıta denir.

Kuzey Yarım Küre’de karalar,

Güney Yarım Küre’den daha geniş yer kaplar.

Asya,

Avrupa,

Kuzey Amerika’nın

Tamamı

Ve

Afrika’nın

Büyük bir bölümü

Kuzey Yarım Küre’de yer alır.

Güney Amerika’nın

Ve

Afrika’nın büyük bir bölümü,

Avustralya ve çevresindeki adalarla

Antartika kıtası Güney

Yarım Küre’de bulunur.

Yeryüzünün yaklaşık ¾’ü sularla kaplıdır.

Kıtaların birbirinden ayıran büyük su kütlelerine okyanus denir.

Kara ve Denizlerin Farklı Dağılışının Sonuçları

Karaların Kuzey Yarım Küre’de daha fazla yer kaplaması nedeniyle,

 

Kuzey Yarım Küre’de;

Yıllık sıcaklık ortalaması daha yüksektir.

Sıcaklık farkları daha belirgindir.

Eş sıcaklık eğrileri enlemlerden daha fazla sapma gösterir.

Kıtalar arası ulaşım daha kolaydır.

Nüfus daha kalabalıktır.

Kültürlerin gelişmesi ve yayılması daha kolaydır.

Ekonomi daha hızlı ve daha çok gelişmiştir.

 

Hipsografik Eğri


Yeryüzünün yükseklik ve derinlik basamaklarını gösteren eğridir.

Kıta Platformu: Derin deniz platformundan sonra yüksek dağlar ile kıyı ovaları arasındaki en geniş bölümdür.

Karaların Ortalama Yüksekliği:

Karaların ortalama yüksekliği 1000 m dir.

Dünya’nın en yüksek yeri deniz seviyesinden 8840 m yükseklikteki Everest Tepesi’dir.

Kıta Sahanlığı:

Deniz seviyesinin altında, kıyı çizgisinden -200 m derine kadar inen bölüme kıta sahanlığı (şelf) denir.

Şelf kıtaların su altında kalmış bölümleri sayılır.

Kıta Yamacı:

Şelf ile derin deniz platformunu birbirine bağlayan bölümdür.

Denizlerin Ortalama Derinliği:

Denizlerin ortalama derinliği 4000 m dir.

Dünya’nın en derin yeri olan Mariana Çukuru denzi seviyesinden 11.035 m derinliktedir.

Derin Deniz Platformu:

Kıta yamaçları ile çevrelenmiş, ortalama derinliği 6000 m olan yeryüzünün en geniş bölümüdür.

Derin Deniz Çukurları:

Sima üzerinde hareket eden kıtaların, birbirine çarptıkları yerlerde bulunur.

Yeryüzünün en dar bölümüdür.

Hadean (4.600 – 4.000 milyon yıl)

Yeryüzünün oluşumundan Kambriyen’e kadar geçen dört milyar yıllık zaman dilimine Prekambriyen dönemi denir.

 Kıtasal levhaların, atmosferin ve okyanusların oluşması.

   Yaşamın ortaya çıkması,

   Dünya yüzeyinin soğuyup, katılaşması,

    Bakterilerin evrimi,

 Atmosferin oksijence zenginleşmesi,

  Ökaryotların (oksijene ihtiyaç duyanlar) evrimi ve

    İlk hayvanların ortaya çıkması

Gibi olaylar Kambriyen öncesinde gerçekleşir.

Bilim adamları Dünya’nın,

Güneş sisteminin oluşumu sırasında,

Bir göksel cisim olarak belirmesinden

Arkeen’e kadar geçen yaklaşık 600 milyon yıllık bir zaman dilimi için Hadean ismini kullanır.

Hadean ismi, Yunanca ‘’ görünmez ‘’ veya ‘’ Cehennem ‘’ anlamına gelen

Hadesten gelmektedir ve ölüler ülkesi veya Dünya’nın o zamanlardaki durumunu ifade etmektedir.

Jeolog  Preston Cloud  bu terimi bilinen en yaşlı kayalardan önceki dönemi tanımlamak için 1972’de türetmiştir.

Hadean’ın ilk dönemlerinde

Mars boyutlarında ki bir gök cisminin Dünya ile çarpışmasıyla,

Dünya’dan kopan parçalar Ay’ı meydana getirmiştir.

Oluşumundan sonra

Ay gezegenimize sadece 20.000 km uzaklıktaki bir yörüngede dönecek,

Ancak gelecek bir kaç milyar yıl içerisinde nihayet yavaşça yörüngesinden uzaklaşmaya başlayabilecektir.


Dönem içerisinde hızlı konveksiyon akımları mini levhaları oluşturmuştur( Hızlı yitim ve yok olma ) .

Yitim ile çok felsik ( açık renkli ) volkanik adalar ortaya çıkmıştır.


Dünya coğrafyasına ilkel okyanuslar hakimdir ve bunların üzerinde bugünkü volkanik

Japon adalarına benzeyen irili ufaklı ve kısa ömürlü bir çok kara parçası bulunmaktadır.


Yine Hadean’ın ilk dönemlerinde atmosfer oluşmuştur.

Bu dönemde yeryuvarı çok sayıda meteora hedef olmaktadır ve volkanik etkinlik oldukça yüksektir.

Dünyamız,

volkanların püskürttüğü metan, amonyak, su buharı, hidrojen sülfür, karbon mono ve dioksit, azot, fosfor ve kükürt gibi gazlardan oluşan

İlkel ve bugünkü canlılar için zehirli bir atmosferle çevrilidir.

Güneş ise bu sis perdesinin arkasında sadece çok zayıf bir şekilde parlasa da

Henüz ozon tabakası oluşmadığından mor ötesi ışınları yeryüzüne kolaylıkla ulaşmaktadır.

Bu cehennemsi gezegende yaşayan hiçbir şey olmadığı gibi küçük dahi olsa

Okyanuslarda hareket eden herhangi bir organizma bulunmamaktadır .

Dünya bu dönemde sadece enerji ve metaller, tuzlar, mineraller gibi cansız maddelerin belirlediği ve yönettiği bir gök cisminden başka bir şey değildir.

Buna rağmen bu gezegeni diğer gezegenlerde olmadığı kadar değiştirecek bir süreç oluşmaya başlar.

4 milyar yıl önce henüz çok erken yaştaki dünyamızda, gezegenimizi diğerlerinde olmadığı kadar değiştirecek bir süreç başlar.

Bu süreçte ” kimya biyolojiye evrilir ”. 

Okyanus derinliklerinde, sıcak  su kaynakları çevresinde basit yapılı maddeler gitgide daha karmaşık ve kompleks yapılı maddeler oluşturmaya başlarlar.

Bu şekilde başlayan ve uzun süre devam eden kimyasal evrim süreci ile moleküllerden bir kısmı değişime uğrar ve canlılığın temel maddesi olan

DNA ve RNA molekülleri haline gelir.

Dünya tarihinde bir kereden ibaret, belki de evrenin tarihinde şaşırtıcı, beklenmedik bir adımdır bu:

Cansız maddelerden canlı (hayat) oluşmaya başlar.

•    Dünyanın 4,5 milyar yıl olarak biçilen yaşı, 

Jeolojik etkinliğin olmadığı

Ay’dan getirilen taşların ve yeryüzüne düşen meteorların üzerinde yapılan çalışmalarla bulunmuştur.


(  Doğanın tarihi, dünyanın oluşumdan bugüne kadar geçen ve durmaksızın devam eden kesintisiz bir süreç olsa da,

Bilim adamları çalışılmalarının anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla dünyanın Jeolojik tarihini


“JEOLOJİK DEVİRLER”

Denilen çeşitli dönemlere ayırır.

Devirler de tüm sınıflandırmalar gibi yapay bir sistem olsa da, çok teknik olmayan ana ayrımlar;

•    büyük yok oluşlar

•    evrimsel gelişmeler gibi yaşamı büyük ölçüde etkileyen olaylara dayanır.

•    Kambriyen ve Prekambriyende bu dönemlerdendir.

 

Dünya evriminin ana özellikleri:

•     Atmosfer (Hadean süresince

•     Okyanuslar (su 4.4 Milyar yıl, duraylı okyanuslar 3.8 My)

•     Kabuk ve kıtalar (by 4.4-4.0 Myr)

•     Levha tektoniği başlangıcı (about 4.0 Myr)

•     Magnetik alan oluşumu (yaklaşık 4.5 Myr)

•     Yaşam?

 
 
 
Dünyanın oluşumu ve evrim süreci
 
 

 

DÜNYADAKİ 

Yaşamın evrimsel tarihi,

Fosil ya da günümüz yaşayan canlı organizmaların evrildiği süreçlerin izlerini takip eder.

Yaşamın evrimsel tarihi, yeryüzünde yaşamın kökeninden, günümüzden yaklaşık 4,5 milyar yıl önceki bir tarihten, günümüze kadar uzanmaktadır. Günümüz tüm canlı türleri arasındaki benzerlikler, bilinen tüm canlı türlerin, evrim süreçleri içinde giderek birbirlerinden ayrıldığı ortak bir ataya sahip olduklarına işaret etmektedir.

Bir arada yaşamış ve var olan bakteri ile arkelerin oluşturduğu mikrobik matlar erken Arkeyan devrinde en baskın yaşam formu olup evrimin ilk önemli adımları bu iki canlı türü arasında vuku bulmuştur. Yaklaşık 3,5 milyar yıl öncesine denk gelen Oksijenli fotosentezin evrimi, bundan yaklaşık 2.4 milyar yıl öncesinden başlayarak sonunda atmosferin oksijenlenmesine yol açtı.[3] Organellere sahip kompleks yapılı ökaryot organizmalara ait ilk kanıtlar günümüzden 1,85 milyar yıl öncesine ait olup[4] daha önce de var oldukları düşünülen bu organizmaların bünyelerinde metabolizma için oksijen kullanmaya başlamalarıyla çeşitlenmeleri de hızlanmıştır. Daha sonra, yaklaşık 1,7 milyar yıl önce, özel işlevleri yerine getiren farklılaşmış hücrelere sahip çok hücreli canlılar görülmeye başlar.

En erken kara bitkileri 450 milyon yıl öncesi ile tarihlenmekle  birlikte bulgular, su yosunlarından oluşan köpüksü formların karalarda bundan daha önce, yaklaşık 1,2 milyar yıl önce, oluşmaya başladığını göstermektedir. Kara bitkileri, Geç Devoniyen yok oluşunda katkıda bulunduklarını düşündürecek kadar başarılıydılar. Omurgasız hayvanlar Vendiyan dönemi boyunca görülmeye başlarken omurgalılar, 525 milyon yıl önce, Kambriyen patlaması sırasında görülmüştür. Permiyen devri boyunca, memelilerin atalarını da içeren sinapsidler karaya egemen oldular, fakat 251 milyon yıl öncesine denk gelen Permiyen-Triyas yok oluşu, tüm kompleks yaşamı silme eşiğine getirdi. Bu felaketin etkilerinden toparlanırken arkozorlar, karada yaşayan en egemen omurgalı tür oldular ve Triyas Dönemi ortalarında therapsidleri bastırarak onların yerini aldılar. Bir arkozor grubu, nitekim dinozorlar, ancak küçük boyutlarda ve böcekçiller olarak varlığını sürdürebilen memelilerin atalarıyla birlikte Jura ve Kretase devirlerine egemen oldular.65 milyon yıl önce, Kretase-Tersiyer yok oluşu kuşların ataları olmayan tüm dinozor türlerini ortadan kaldırdıktan sonra memeliler hızlı bir şekilde boyut ve çeşitlilik olarak artış gösterdi.Bunun gibi kitlesel yok oluşlar, yeni canlı türlerin ve organizma gruplarının çeşitlenmesine olanak sağlayıp evrime hız vermiş ve ivme kazandırmış olabilir.

Fosil kanıt, çiçekli bitkilerin 130 ile 90 milyon yıl önce, Kretase döneminde görünmeye başlayıp hızlı olarak çeşitlendiğine ve polen taşıyan tozlayıcı böceklerle birlikte evrildiğine işaret etmektedir. Çiçekli bitkiler ve deniz fitoplanktonu, hala olsun günümüzün en büyük ve baskın organik madde üreticileridir. Sosyal yaşamlı böcekler çiçekli bitkilerle yaklaşık aynı zaman diliminde göründüler. Bu böcekler böcek soy ağacının çok küçük bir kısmını oluşturdukları halde onlar günümüzdeki böcek ailesinin yarısından daha fazlasını oluşturmuşlardır. İnsan, dik duran ve yürüyen bir maymunsu-insansı soyundan gelmiş olup insana ait ilk fosil kanıtlar 6 milyon yıl öncesine dayanır. Bu soyun ilk üyelerinin beyin büyüklüğü şempanze beyni büyüklüğü ile karşılaştırılabilse dahi geçen 3 milyon yıllık zaman dilimi içinde insan beyninin boyutlarının sürekli büyüme gösterdiği tespit edilmiştir

 

Yerkürenin en erken tarihi

Yeryüzünde bulunan en eski meteor parçaları 4,54 milyar yıl yaşındadır; bu tarih, eski çağ kurşun yataklarının tarihiyle karşılaştırıldığında ortaya dünyanın yaşı için

ortalama bir tahmin ortaya çıkmaktadır.[18] Ay, Dünya'nın yerkabuğu gibi aynı bileşime sahip olmakla birlikte Dünya'nın iç çekirdeğinde olduğu gibi zengin demir bileşimleri içermez. Birçok araştırmacı, Dünya oluştuktan 40 milyon yıl sonra Dünyaya bir gezegenimsinin çarptığını ve bu çarpışma ile yer kabuğundan kopan parçaların yörüngede Ay'ı oluşturduğunu düşünür. Buna dair diğer bir hipotez ise Dünya ve Ay'ın aynı zamanda birleşip yakınlaşmaya başladığı ancak Dünya'nın daha güçlü bir yerçekimine sahip olması nedeniyle içeriğinde tüm demir parçacıklarını topladığıdır.

Yakın bir geçmişte, Dünya’da 3,8 milyar yıl öncesine ait en eski kayaçlar bulunmadan önce, önde gelen bilim insanları on yıllarca Dünya yüzeyinin bu döneme kadar eriyik bir durumda olduğunu düşünmüşlerdir. Dolayısıyla, Dünya tarihinin bu dönemine, “cehennemsi” anlamına gelen Hadeyan ismi konmuştur. Ancak, 4,0 ile 4,4 milyar yıl öncesine ait zirkon kristallerinin (Zirkonyum silikat) analizleri sonucu, yerkabuğunun gezegen oluşumundan 100 milyon yıl sonra katılaştığını ve gezegenin yaşamı destekleyecek ve muhafaza edecek olan okyanuslara ve bir atmosfere çabucak sahip olup edindiğini göstermiştir

Ay’dan gelen kanıtlar ise, Ay’ın 4,0 milyar yıl öncesinden 3,8 milyar yıl öncesine kadar, Güneş Sistemi'nin oluşumu esnasında geride kalan enkaz yığınlarının Geç Dönem Ağır Bombardıman‘ına maruz kaldığını göstermektedir. Yerküre ise daha güçlü bir yerçekimine sahip olduğu için bundan daha ağır bir bombardımana maruz kalmıştır. Dünya’nın 4,0 ile 3,8 milyar yıl önceki formuna dair doğrudan kanıtlar olmasa da, Dünya’nın bu geç ağır bombardımandan etkilenmediğini düşünmek için bir neden görünmemektedir.[25] Bu olayın belki de önceki okyanusları ve ilk atmosferi ortadan kaldırmış olabileceği düşünülebilir; bu durumda yer küredeki volkanik gaz çıkışlarının bunların tekrar oluşumunun en az yarısına katkıda bulunmuşsa da, Dünya’ya çarpan kuyruklu yıldızların tekrar getirdiği su ve gazlar, atmosferin ve okyanusların yeniden oluşmasını ve gezegene yerleşmesini de sağlamış olabileceği ihtimali bulunmaktadır.

 

Yeryüzünde yaşamın ilk kanıtı

Tespit edilen en erken canlı organizmalar, çok kısa zaman aralığında yaşamış olan nispeten özelliksiz türler olup bu canlıların fosilleri, abiyotik fiziksel süreçler yoluyla ortaya çıkan yapılar dışında haklarında ne oldukları zor söylenebilecek türden çubuksu özellikler gösterirler. Dünya üzerindeki yaşamın tartışmasız en eski kanıtı fosilleşmiş bakteriler olup bundan 3 milyar yıl öncesine dayanır. 3,5 milyar yıl öncesine tarihlenen kayaçlardaki diğer buluntular ise bakteri izleri olarak yorumlanmış olup, buradaki jeokimyasal kanıtlar Dünyadaki yaşamın 3,8 milyar yıl öncesine kadar gidebileceğini göstermiştir.Ancak bu analizler yakından incelendiğinde biyolojik olmayan süreçlerin de var oldukları ve bu süreçlerin de yaşama imza atabilecekleri gözlemlenmiştir. Bu bulgular, bulunan yapıların tam olarak biyolojik olmayan bir kökene sahip olmasına kanıt olmadığı gibi hayatın varlığına dair de kesin kanıt olarak düşünülemezler. 3,4 milyar yıl öncesine ait kayalardan elde edilen jeokimyasal izler yaşamın birer kanıtı olarak düşünüldüler ise de bu ifadeler eleştirmenler tarafından iyice incelenmemiştir.

Yeryüzündeki yaşamın kökenleri

EuryarchaeotaNanoarchaeotaCrenarchaeotaProtozoaSu yosunlarıBitkiCıvık mantarHayvanlarMantarlarGram-pozitifKlamidya (bakteri)Yeşil sülfürsüz bakterilerActinobacteriaPlanctomycetesSpirochaetesFusobacteriaSiyanobakteriler (mavi yeşil algler)TermofillerAcidobakterilerProteobakteriler
 

EVRİMSEL YAŞAM AĞACI

merkezdeki ortak atadan çeşitlere ayrılan modern türlerin yayılımını göstermektedir. Renklendirilmiş olarak gösterilen bu üç alem, bakteriler mavi, arkeler yeşil ve ökaryotlar kırmızıdır.

 

Biyologlar, birbirinden farklı ve ayrı iki veya daha fazla soyun, tüm canlı organizmalar için ortak olan birçok kompleks biyokimyasal mekanizmaları oluşturabilecek kadar birbirinden bağımsız gelişmiş olabileceği ihtimalinin neredeyse imkansız olduğunu düşündükleri için günümüz yaşayan tüm canlı organizmaların kökenini bir tek ortak ataya, nitekim son evrensel ataya dayandırırlar. Daha önce de belirtildiği gibi, haklarında fosil kanıtlara sahip olduğumuz en eski organizmalar sayılan bu bakteriler, halihazırda doğrudan cansız maddelerden ortaya çıkamayacak kadar kompleks hücrelere sahiptirler. Erken dönem organizmalara dair fosil ya da jeokimyasal kanıtların eksikliği, iki ana grupta toplanabilecek farklı hipotezler için geniş yer bırakır: 1) yaşam yeryüzünde kendiliğinden ortaya çıktı veya 2) yaşam evrenin başka bir yerinde filizlendi.

Yaşam başka bir yerde “filizlendi”

Yeryüzünde yaşamın başka bir yerde oluşup geliştiği fikri en az M.Ö. 5. yüzyıla kadar dayanır. 20. yüzyılda ise bu fikir fiziksel kimyager Svante Arrhenius, astrofizikçi Fred Hoyle ve Chandra Wickramasinghe  ile moleküler biyolog Francis Crick ve kimyager Leslie Orgel  tarafından dile getirilmiştir. “Yaşam başka bir yerde filizlendi” hipotezinin üç temel versiyonu bulunmaktadır: Yaşam, Güneş Sistemimizin herhangi bir yerine meydana gelen büyük bir meteor çarpışması sonucu uzaya dağılan göktaşı parçaları aracılığıyla Dünya’ya geldi, ki böyle bir olasılıkta tek güvenilir yaşam kaynağı sadece Mars olabilir,Bveya uzaylıların yanlarında getirdikleri mikro organizmaların istek dışı kontaminasyona uğrayıp bulaşması sonucu yaşamın Dünyaya gelmiş olması ya da yaşamın Dünya'ya Güneş sistemi dışından bir yerden doğal olan yollardan gelmiş olması. Deneyler, bazı mikro organizmaların uzaya fırlatıldıklarında bu şoku atlatabildiğini ve hayatta kalabildiklerini, bazılarının ise radyasyona maruz kaldıklarında birkaç gün sağ kalabildiklerini göstermiştir. Buna rağmen, bu mikro organizmaların uzay boşluğunda daha uzun bir süre için yaşayabileceklerine dair bir kanıt bulunmamaktadır. Bilim adamları, yaşamın Mars'ta bağımsız bir şekilde oluşup buraya geldiği ya da galaksimizdeki başka bir gezegende oluşup geldiği konusunda ikiye ayrılmış görünmekte.

Yaşam yeryüzünde

Bağımsız olarak ortaya çıktı

Dünyadaki hayat karbon ve suya dayanır. Karbon, karmaşık kimyasallar için sağlam bir yapı sunar ve çevreden, özellikle karbondioksitten kolayca çıkarılarak elde edilebilir. Hemen hemen benzer kimyasal özelliklere sahip olan başka bir element silikon olup daha az kararlı yapılar oluşturur ve bileşiklerinin büyük çoğunluğu katı formda olduğu için çıkarılıp elde edilmesi organizmalar için daha zordur. Su mükemmel bir çözücü madde olup çok yararlı olan iki kullanış özelliği vardır: su yüzeyini kaplayan buz parçaları, bu buz tabakasının altında yaşayan deniz canlılarının kış mevsiminde hayatta kalmalarına olanak sağlar ve su moleküllerinin uçları, diğer çözücülerden daha geniş yelpazede bileşikler oluşturabilmesini sağlayan pozitif ve negatif elektrik yüklerine sahiptir. Amonyak gibi diğer iyi çözücüler, hayatın devamlılığını sağlayan kimyasal tepkimelerin ancak çok yavaş gerçekleştiği sıcaklık seviyelerinde sıvı halde bulunurlar ve suyun diğer avantajlarından yoksundurlar. Farklı bir alternatif biyokimyaya dayalı organizmalar belki diğer gezegenlerde mevcut olabilirler.

Yaşamın herhangi bir yardım olmadan cansız maddelerden nasıl ortaya çıkmış olabileceğine dair araştırmalar, olası üç başlangıç noktasından yola çıkmaktadır: kendi kendini üretim, bir organizmanın kendisine çok benzer olan döller oluşturması; metabolizma, beslenme ve kendi kendini onarma yeteneği; ile hücrenin dış kısmında bulunan, besin maddelerinin girmesine, atık maddelerin çıkmasına izin verip istenmeyen maddeleri de önleyen hücre zarı. Abiyogenez ile ilgili araştırmaların bu konuda hala alması gereken çok yol olduğu gibi teorik ve ampirik yaklaşımlar henüz yeni yeni birbirleriyle iletişime geçmiştir.

 

Bilinen tüm yaşam formlarındaki replikatör esas itibarıyla deoksiribonükleik asittir. DNA’nın yapısı ve kopyalama sistemleri, ilk oluşan ilkel replikatörde olduğundan çok daha karmaşıktır.[50]

Önce replikasyon: RNA dünyası

Günümüz üç modern alemin en basit üyeleri bile "şifrelerini" kayıt etmek için DNA ve bu komutları okuyabilmesi, bunların yanında bakım, büyüme ve kendi kendilerini üretmek için de karmaşık bir RNA dizisi ve protein molekülleri kullanırlar. Bu sistem, doğrudan cansız maddelerden ortaya çıkamayacak kadar çok karmaşıktır.

Bazı RNA moleküllerinin kataliz ile hem kendi çoğalmasını hem de protein üretimini hızlandırdıklarının keşfedilmesi tamamen RNA’ya dayalı ilk yaşam şekillerine dair hipotezlerin oluşmasına yol açtı.Bu ribozomlar, sadece bireylerden oluşan ama türlerin henüz olmadığı, mutasyonlar ve yatay gen transferleri ile her yeni nesildeki yavru döllerin ebeveynlerinden daha farklı genomlara sahip olmasının olası olduğu bir RNA dünyasını şekillendirmiş olabilir.[52] RNA, bundan sonra daha istikrarlı olan ve bu yüzden tek bir organizmanın beceri ve yetenek yelpazesini genişleterek daha uzun genomlar oluşturabilen DNA ile yer değiştirebilecektir. Ribozimler de bu şekilde, modern hücrelerin "protein deposu" olan ribozomların ana bileşeni olarak kalabilirler.

Kendi kendileri çoğaltabilen kısa RNA molekülleri yapay olarak laboratuvar ortamında oluşturulmuş olmasına rağmen, RNA’nın doğal ve biyolojik olmayan yollardan sentezine ilişkin şüpheler de gündeme gelmiştir.İlk oluşan "ribozimler", daha sonra RNA tarafından yerleri değiştirilen, PNA, TNA veya GNA gibi daha basit nükleik asitlerden oluşmuş olabilirler.

2003 yılında, gözenekli metal sülfür çökeltilerinin yaklaşık 100 °C (212 °F) sıcaklıkta RNA sentezini ve hidrotermal bacalardaki okyanus altı basıncı destekleyeceği öne sürülmüştür. Bu hipoteze göre, en son ortaya çıkan ana hücre bileşeni lipit hücre zarı olup o zamana kadar ilkel ön hücreler de gözenekler içinde kapatılmıştır.

Önce metabolizma: Demir-kükürt dünyası

1997’de başlatılan bir dizi deneyler, karbonmonoksit ve hidrojen sülfür gibi inorganik maddelerden proteinlerin oluşması sırasındaki erken evrelerin, demir disülfür ve nikel sülfürün katalizörlüğünde oluşabileceğini göstermiştir. Gerçi bu işlemin bir adımı, 250 °C (482 °F) bir sıcaklığa ve yer altında 7 km. derinlikteki eşdeğer bir basınca ihtiyaç duysa da, birçok adımları yaklaşık 100 °C (212 °F) sıcaklığa ve daha ılımlı bir basınca ihtiyaç duyar. Bundan nedenle, kendi devamını sağlayan protein sentezlerinin hidrotermal bacaların yakınlarında meydana gelmiş olduğu öne sürülmektedir.[61]

 

Lipozomdan bir kesit. Beyaz: Su çekici özelliğe sahip lipit molekül başları Sarı: Su itici kuyruklar

Önce hücre zarı: Lipit Dünyası

Hücrelerin dış zarlarını şekillendiren çift katlı lipit balonların, hücre oluşumunda başlangıç için önemli bir adım olabileceği öne sürülmüştür.[62] İlk dönem Dünya şartlarını simüle eden deneylerde lipit oluşumlarının gözlemlendiği, bu oluşumların çift katlı balonlar meydana getirerek kendiliğinden lipozom oluşturmaya başladıkları ve ardından kendi kendilerine çoğaltıkları bildirilmiştir. Her ne kadar, bu oluşumlar nükleik asitler gibi özünde bilgi taşıyıcıları olmasa da, uzun ömürlülük ve üremeye dair doğal seçilimin ilgi alanına girebilirler. RNA gibi nükleik asitler, lipozomlar içinde lipozom dışında olduğundan daha kolay bir biçimde şekillenebilirler.

 

 

 

 

DÜNYANIN VAROLUŞ

TARİHİNİN  RESİMLERLE

ANLATIMI

 

 

50_resimde_varoluşun_kısa_tarihi

 

Evren büyük patlama ile nasıl oluştu?

İlk yıldızlar ne zaman yandı ve Samanyolu galaksisi ilk gezegenleri ne zaman doğurdu?

Dünya’da hayatın ortaya çıkmasını sağlayan temel sebepler nedir?

Evrimden önce hayat var mıydı ve canlı türleri evrim sürecinde biz insanları,

Yani Homo sapiens sapiens alt türünü nasıl ortaya çıkardı?

 

13,78 MİLYAR YIL ÖNCE

Büyük patlama ve evrenin oluşumu.

 

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

 

EVREN 380 BİN YAŞINDA İKEN

Evrendeki madde yoğunluğunun ışığın uzayda yayılmasına izin vermesi.

Mat evren saydam oluyor, siyah uzay boşluğu ortaya çıkıyor. İlk ışık, yani bugün 3 Kelvin derece (-270 santigrat) olan kozmik mikrodalga artalan ışınımı ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnsan DNA’sı yeniden yazılıyor

 

13,65 MİLYAR YIL ÖNCE

Evrendeki ilk yıldızların oluşumu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnternetinizi Uçuracak En İyi 10 Modem

 

13,60 MİLYAR YIL ÖNCE

Yeniden iyonlaşma ve ikinci ışık çağı. Yıldızlar moleküler gaz bulutlarını ısıtarak aydınlatıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gerçek Adem: İlk insan ne zaman yaşadı?

 

13,50 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk süpernovalar. Patlayan ilk yıldızların ardından, yıldız kökenli kara delikler oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

 

13,30 MİLYAR YIL ÖNCE

Toplu yıldız oluşumu başlıyor ve evren yeniden ısınıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 10 Adımda kara deliğe düşen astronota ne olur?

 

13,2 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk cüce galaksiler oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mobil İnternette Video İzleme Rehberi

 

13,17 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk gama ışını patlaması (GRB 090423).

İlk süper aktif kara delikler ışık hızının yüzde 90’ı ile gaz jetleri püskürtüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnternette teknik takip ve gözetimi önleme rehberi

 

13 MİLYAR YIL ÖNCE

Uzay teleskopu Hubble’ın ultra derin alan menzili (görebildiğimiz en uzak ve en yaşlı galaksi).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dört Boyutlu Madde Bulundu: Zaman Kristalleri

 

12,90 MİLYAR YIL ÖNCE

Yeniden iyonlaşma çağı sona eriyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara Delik Bombası: En Büyük Enerji Kaynağı

 

12,85 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk kuasar (CFHQS J2329-0301).

Süper kütleli süper aktif kara delikler galaksilerin merkezinde gaz jetleriyle ilk kuasarları oluşturuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Musk Mark’a Karşı: Yapay Zeka Ne Kadar Zeki?

 

12,70 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski öte gezegen (PST B1620-26).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren Neden Kara Delik Olmadı?

 

12,60 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu galaksisi oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Baidu Yapay Zeka Kendi Başına Öğreniyor

 

11,70 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen ilk sarmal galaksi BX442

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Enformasyon Paradoksu: Kara Delikler Evreni Siler mi?

 

11,50 MİLYAR YIL ÖNCE

Yaşama elverişli olabilecek ilk gezegen Kapteyn B.

Bu gezegen yıldızına yüzeyinde sıvı su (denizler) bulunmasına izin verecek uzaklıkta bulunan bildiğimiz ilk dünyadır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünya Gezegeni Çakıl Taşından Nasıl Oluştu?

 

11,40 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu’nun aylası oluşuyor.

Galaksiyi saran ölü yıldızlar, gaz ve toz bulutları ile küresel karanlık madde bu aylayı meydana getiriyor. Bu da galaksimizin olgunlaşmaya başladığına işaret ediyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara delikler ne kadar büyük ve elektron kara delik mi?

 

11 MİLYAR YIL ÖNCE

Evren soğumaya başlıyor.

Uzay boşluğunda sıcaklık 13 bin 273 derecenin altına düşüyor. Yine de evren bu sırada Güneş yüzeyinin 2 katından daha sıcaktı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Proxima b: En Yakın Yıldızda Hayat Var mı?

 

11 MİLYAR YIL ÖNCE

Yıldız oluşum hızı tavan yapıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çıplak Tekillik: Kara Deliklerin İçini Neden Göremiyoruz?

 

10,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu diskinde en eski

1. popülasyon yıldızları.

Dünya benzeri kayalık gezegenlerin yaygınlaşması için içinde yüksek oranda metalik element içeren

İlk yıldızlar ortaya çıkıyor (oksijen, demir, nikel, silisyum, bakır, alüminyum, karbon, kalsiyum, sodyum vb.).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Stephen Hawking ve 4 Büyük Başarısı

 

9,90 MİLYAR YIL ÖNCE

En eski galaksi kümesi JKCS 041.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrende Kaç Kara Delik Var ve Nerede?

 

9,70 YIL

DNA’nın oluşması için en eski tarih.

Bilim insanları genetik kodumuzu incelediler ve Dünya’dan başka bir yerde hayat varsa evrende ilk

DNA’nın 9,7 milyar yıl önce ortaya çıkmış olabileceğini hesapladılar.

Buna göre evrende hayat en erken 9,7 milyar yıl önce ortaya çıkmış olabilir.

Hayatın evrimden önce geldiğini gösteren yeni teoriye rağmen,

Uzayda bu tarihten önce

Dünya benzeri bir gezegen ortaya çıkmış olması,

Karbon ve silisyum atomlarının yeni yaygınlaşmaya başlaması açısından pek mümkün görünmüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrendeki İlk Yıldızlar Morötesi Işık Saçıyordu

 

9 MİLYAR YIL ÖNCE

Karanlık enerjinin bilinen en eski kanıtı.

Karanlık enerji evrenin son 5 milyar yılda hızlanarak genişlemeye başlamasından sorumlu ve boşluğun enerjisi olarak da biliniyor. 9 milyar yıl önce galaksiler evrenin genişlemesiyle birbirinden yeterince uzaklaştı ve karanlık enerji bu genişlemenin hızlanmasını sağlayacak şekilde etkisini göstermeye başladı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Sürpriz! Evrende yeni kara delik türü bulundu

 

8,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu’nun ince diskinde ilk yıldızlar oluşuyor.

Bunlar galaksimizde hayata elverişli olabilecek ilk yıldızlar.

Sadece kimyasal bileşim, ısı ve ışık açısından değil.

Aynı zamanda galaksinin kara delik, nötron yıldızı ve süpernova kümeleri gibi radyoaktif bölgelerinden uzak oldukları için.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünyanın Derinliklerinde Yeraltı Okyanusu Bulundu

 

8 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu’nda yıldız oluşumu azalmaya başlıyor.

Artık evrenin birçok köşesinde hayata en elverişli yıldızlar olan  G tipi sarı cücelerin sayısı gün geçtikçe azalmaya başlayacak.

Kırmızı cüceler hem evrende yaşama elverişli yıldızların dörtte üçünü oluşturdukları için

HHem de sarı yıldızların azalması sebebiyle yaşamın varlığı için daha kritik bir rol üstlenecek.

Güneşimiz G tipi bir sarı cücedir. Aslında ışığı beyazdır, ama bol oksijenli Dünya atmosferinde sarı görünür.

Bu durum aynı zamanda evrenin insan ömrüyle 40’ını devirdiğini gösteriyor.

 

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı:  İçinde Kara Delik Olan Yarım Yıldızlar

7,5 MİLYAR YIL ÖNCE

İnsanların gördüğü en büyük gama ışını patlaması (GRB 080319B).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 25 Şubatta Dünyaya Göktaşı Çarpmayacak

 

7,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Arcturus yıldızı oluşuyor.

Bugün nükleer yakıtı tükenen bu yıldız yaşlılık aşamasında (kırmızı dev). Ancak bize yakınlığı sebebiyle gökteki en parlak 4. yıldızdır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara Delik Resmi Çeken Dünya Boyunda Teleskop

 

7,1 MİLYAR YIL ÖNCE

Evrenin sıcaklığı -268 santigrada düşüyor. Soğuk uzayın ortaya çıkışı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Akkuyu Santrali Temiz Söylemini Çürüten 15 Kanıt

 

7 MİLYAR YIL ÖNCE

Büyük galaksilerin oluşum hızı azalıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gezegen Doğuran Süper Kütleli Kara Delik

 

6,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Evren bugünkü yaşına göre yarı yaşında! Ancak 100 trilyon yıldan çok daha uzun, inanılmaz uzun bir ömrü var.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hava Soluyan Roket ile Mars’a Hızlı Uçuş

 

6,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Alpha Centauri oluşuyor.

Alpha Centauri bugün bize en yakın yıldız sistemidir.

Aslında bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri ile birlikte üçlü yıldız sistemi oluşturuyor.

Ancak, Proxima C sonradan sisteme eklenen bir yıldız.

Verdiğimiz tarih ise orijinal ikili yıldız sistemi Alpha Centauri’nin oluşumuna ait.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Her Kara Delikte Başka Evren Var

 

6,4 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya benzeri gezegenler yaygınlaşıyor.

Dünya’ya çok benzeyen en eski kayalık gezegenlerin oluşumu.

Resimdeki Proxima b bir kayalık gezegen örneği olup illüstrasyondur ve Dünya’ya benzeyen “en eski” kayalık gezegen değildir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Facebook Cambridge Analytica İçin Gizliliği Güncelledi

 

6 MİLYAR YIL ÖNCE

Karanlık enerji çağı başlıyor.

Karanlık enerji yerçekiminden artık daha güçlü:

Evren sonsuza kadar genişleyecek ve genişleme hızı çok yavaş, ama sürekli olarak artacak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Parlak Süpernova Yıldız Yutan Kara Delik Çıktı

 

5,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Tau Ceti yıldızı oluşuyor. 82 tarihli Uzay Yolu 2 filmine de konu olmuştur.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Laboratuarda İnsan Beyni Büyüttüler

 

5,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu sarmal galaksiye dönüşüyor. Bugün çubuklu sarmal galaksidir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Bazı Kara Delikler Evrenden Eski

 

4,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Proxima C oluşuyor.

Bugün bize en yakın olan yıldız.

Bir kırmızı cüce olarak aynı zamanda bize en yakın Dünya benzeri kayalık gezegene sahip:

 Proxima b. Hatta bu gezegende hayat olabilir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars’ı Canlandırmak İçin Manyetik Kalkan

 

4,7 MİLYAR YIL ÖNCE

SN2005ap süpernovası, gördüğümüz en parlak yıldız patlamasıdır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara Deliklerin Tersi Ak Delikler ve Sırları

 

4,57 MİLYAR YIL ÖNCE

Güneş oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ozon Tabakası Ekvator Kuşağında Yırtıldı

 

4,56 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya oluşuyor. Bugünkü gezegenleri doğuracak gezegen öncesi diskin oluşumu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Işıktan Yaratılan Kara Delik Kugelblitz

 

4,53 MİLYAR YIL ÖNCE

Ay oluşuyor.

Theia adlı Mars büyüklüğünde bir gezegen Dünya’ya çarpıyor.

İki gezegen buharlaşıp yok oluyor ve sonra tekrar birleşiyor.

İlkinden yüzde 20 büyük ve yüzde 15 ağır olan bugünkü Dünya ve Ay oluşuyor.

Dünya 4,52 milyar yıl önce soğuyor. Ortalama yüzey sıcaklığı bugünküne eşit sayılır; yani

Dünya’nın kozmik çarpışmaların etkisiyle sıcak lav denizleriyle kaplı olduğu çağ çok kısa sürmüştür.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uydumuz Ay hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

 

4,40 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya’da ilk okyanuslar oluşuyor.

Buzlu asteroit ve kuyrukluyıldızlar Dünya’nın Theia çarpışmasıyla kaybettiği suyu geri getirecek olan bombardıman çağını başlatıyor.

Ancak, Dünya’daki suyun yüzde 80’i gezegenin içinden gelip volkanik etkinliklerle yüzeye çıkmıştır. Dünya son 4 milyar yılda yüzde 20-25 oranında su kaybetti. Bugün Dünya’nın 700 km derininde global yeraltı okyanusu var ve su miktarı yüzey okyanuslarına eşit.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Madde Kara Delik mi?

 

4,4 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk mineraller oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ay ve Dünya Nasıl Oluştu?

 

4,2 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya’da hayatın ortaya çıkışı.

Dünya’da hayat Theia çarpışmadan önce milyonlarca kez ortaya çıkmış olabilir (ilkel bakteri düzeyinde);

Ama bu durumda kozmik çarpışmalar hayatı sürekli yok etmiş olmalı.

Dünya ancak 4,2 milyar yıl önce kalıcı hayata izin verecek kadar istikrarlı bir gezegen oldu.

İlk hayat bize göre uzaylıdır; çünkü hayat evrimden önce ortaya çıktı.

Bu canlıların soyu bize kalmadı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Blockchain Amazon ve Facebook’u Nasıl Etkileyecek?

 

4,2 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk fosil.

Bugünkü canlıların ortak atası LUCA’dan önce yaşamış ilk bakterilerin fosilleri Kanada’da bulundu.

Bunların soyu günümüze kalmadı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uzaydan İnternet Motoru Elektrosprey

 

4,11 MİLYAR YIL ÖNCE

Geç dönem ağır bombardıman çağının başlangıcı.

Son büyük asteroit çarpışmaları. Bundan sonra Dünya’ya büyük asteroit çarpma sıklığı azalıyor.

Her 100 milyon yılda bir dinozor katili asteroit çarpabilir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 4 Kere Patlayan Yıldız

 

4,10 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk kayalar

Bazalt ağır olduğu için derine batarak okyanus tabanını oluşturdu.

Kayalar suyla karışınca hafif kıtaların kaynağı olar granit oluştu.

Kıtalar yeraltı lav denizi olan magmanın üzerinde yüzdükleri için hep deniz seviyesinden yukarıdadır.

Dünya’da kıtaların kayması, yani plaka tektoniği bu sırada başladı.

Artık kıtalar her 1 milyar tümüyle şekil değiştirecek ve 50 milyon yılda büyük ölçüde yer değiştirmiş olacak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: En Nadir Süper Kanlı Mavi Ay Yarın Gece

 

4 MİLYAR YIL ÖNCE

Yeşil şist kuşağı oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uzayda Dördüncü Boyut Var mı?

 

3,9 MİLYAR YIL ÖNCE

RNA ve DNA’nın oluşumu.

Dünya’da evrim ortaya çıkıyor. Filogenetik (genetik soyağacı) başlıyor.

Artık türler evrim geçirecek.

Ayrıca denizde yüzerek yer değiştiren ilk mobil canlılar ortaya çıkıyor.

 Evrim öncesi hücrelerin organik zarı yoktu

. Bunlar deniz tabanındaki alkalin menfezlerin (doğal bacalar) içindeki mikroskobik taş gözeneklerde yaşamaya mahkumdu (bu canlıların derisi taştan yapılmıştı).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Pencereye Takılan Saydam Güneş Panelleri

 

3,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Geç dönem ağır bombardıman çağı sona eriyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fotonik Bilgisayar ve Işığı Maddeye Çeviren Adam

 

3,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Yerkabuğunda ilk demir yatakları oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrendeki Kayıp Madde Nerede?

 

3,75 MİLYAR YIL ÖNCE

Merkür’de Caloris havzası oluşuyor. Bu havza Merkür’ün en büyük çarpışma krateridir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Bir gezegenin çöküşü

 

3,7 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk biyolojik kökenli grafen oluşumu.

Bugün tek atom kalınlığında grafitten oluşan grafeni temiz enerji için hidrojen yakıt hücresi (yakıt pili) üretiminde kullanıyoruz. Grafen elektriği bakırdan iyi iletiyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hibrit Araçlar İçin Grafen Yakıt Hücresi

 

3,60 MİLYAR YIL ÖNCE

Valbaara süper kıtasının oluşumu.

Bilinen ilk süper kıta (kıtaların kayması neticesinde tüm kıtaların bir araya gelmesi olayı).

Dünya’da en az 1 milyar yıl daha periyodik olarak kıtalar birleşecek ve süper kıtalar oluşmaya devam edecek.

Dünya’nın çekirdeği soğumaya başladığında kıtaların kayması da duracak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Işığından Elektrik Üreten Grafen Boya

 

3,5 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk siyanobakteri fosilleri. Bunlar siyanürle beslenen bakteriler.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yaşam neden var? Dünya’da hayat evrimden önce ortaya çıktı

 

3,46 MİLYAR YIL ÖNCE

Silisli şistte ilk bakteri fosilleri.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrim Hakkında Doğru Bilinen 3 Yanlış–

 

3,30 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk dağlar oluşuyor.

Kıtaların kayması ve çarpışıp kabarmasıyla oluşan ilk dağlar. Buna sıkışma tektoniği diyoruz.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnsan ve Doğada Evrimi Gösteren 5 Kanıt

 

3,26 MİLYAR YIL ÖNCE

Baberton çarpışması

Bugün bilinen en büyük kozmik çarpışmalardan biri tam 480 km çapında bir krater oluşturdu.

Dünya’da depremler, yağmur ve kıtaların kayması nedeniyle yer şekilleri zamanla siliniyor.

Bu yüzden orijinal Dünya kabuğu yüzde 90 oranında yok oldu.

Bir kısmı kıtaların kaymasıyla Los Angeles açıklarında 3500 km derine (manto tabakasına) battı.

Okyanus tabanının batma süreci en az 1 milyar yıl alıyor.

Bu tür süreçler nedeniyle Baberton Krateri’nden geriye pek bir şey kalmadı.

Daha çok yeraltı katmanlarının kimyasal bileşimlerinde ve bazı silinmek üzere olan yer şekillerinde bu kraterin izlerini görebiliyoruz.

 

 

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Ekim Ayında Dünya’ya Büyük Asteroit Çarpmayacak

 

3,20 MİLYAR YIL ÖNCE

Ur süper kıtası oluşuyor.

Bu kıta aslında Avustralya’dan pek büyük değildi.

Ancak, bazı yerbilimciler Dünya’nın ilk kıtasının Ur olduğu kanaatinde.

Sonuçta kıtalar suyla temas eden kayaçların başkalaşım geçirmesiyle oluşan granitten meydana geliyor.

Bu sebeple de yerkabuğunun altındaki magma tabakasının üzerinde yüzüyor.

Kısacası su üstünde kalma eğilimi gösteriyor.

Eskiden Dünya’da dalma-batma hareketlerine bağlı alt kıtalar ve adalar vardı.

Ancak, kıtalar granit artışıyla birlikte Ur’la birlikte oluşmaya başladı.

Ur’dan önce Dünya neredeyse tümüyle okyanuslarla kaplı bir su dünyası idi.

Valbaara kıtasıyla Ur birbiriyle uyumsuz iki teoridir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroitten Sarkan Uzay Gökdeleni Analemma

 

3,10 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk fotosentez.

Bakterilerde oksijen kullanmayan ilk fotosentez süreci ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 10 bin katrilyon dolarlık asteroit

 

3,10 MİLYAR YIL ÖNCE

Canlıların karaya çıkışı.

Karalarda ilk bakteriler. Henüz bitki ve hayvanlar yok.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuyrukluyıldız Dünya’ya Nasıl Hayat Taşıdı?

 

3 MİLYAR YIL ÖNCE

Gerçek fotosentez ortaya çıkıyor.

Siyanobakterilerde bugünkü oksijen tabanlı fotosentez ortaya çıkıyor.

Oksijen çokhücreli canlıların ortaya çıkması için gereken karmaşık genlerin oluşması için yeterli enerjiyi sağlayacak.

Oksijen olmasa çokhücreli canlılar olamazdı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Sondası Neden Bennu Asteroitine Gidiyor?

 

2,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Zeta retuculi oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünya’da Yaşam Nasıl Oluştu?

 

2,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Kenorland süper kıtası oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroitten Uzay Gemisi Olur mu?

 

2,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Gelgitler zayıflıyor.

Ay artık bize çok uzak. Bu yüzden gelgit dalgalarının yüksekliği 300 metrenin altına düşüyor.

Eskiden gelgit dalgaları 300 metreyi aşan tsunamiler oluşturuyordu!

300 metreyi aşan dalgalar sayesinde dağlar hariç her yeri her gün su basıyordu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Metalik Hidrojen ile Uçan Araba Çağı

 

2,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Valbaria süper kıtası parçalanıyor.

Kıtaların kayması doğal seçilimi tetikleyen coğrafi değişikleri hızlandırmıştır.

Bu da evrimi hızlandırdı. Kıtalar kaymasa insan gibi karmaşık bir canlı 4 milyar yılda asla evrim geçirip ortaya çıkamazdı.

Kıtalar kaymasa basit canlılar ilelebet hayatta kalırdı.

Hayatta kalmak için hızlı bir evrim süreciyle karmaşık canlılara dönüşmeleri pek gerekmezdi.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroit Madenciliği Başlıyor

 

 

2,735 MİLYAR YIL ÖNCE

Temagami yeşil şist kuşağı oluşuyor. Bu kayaları resimde görebilirsiniz.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uzayda Dördüncü Boyut Var mı?

 

2,705 MİLYAR YIL ÖNCE

Büyük komatit patlaması.

Bunlar manto tabakasından gelen ultramafik kayaçlardır. Düşük silisyum, potasyum ve alüminyum; ama yüksek oranda magnezyum içerirler.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroitten Sarkan Uzay Gökdeleni

 

2,7 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk ökaryotlar ortaya çıktı.

Ökaryotlar çekirdek zarı olan ilk hücrelerdir (insan hücresine benzeyen ilk hücreler).

Artık çokhücreli canlılar ortaya çıkacak. Bunların kökeni arkelere dayanıyor ve bu ilginç bir hikaye: Arkenin biri zamanında bir bakteriyi yuttu.

Bu bakteri çokhücreli canlılar için gereken karmaşık gen evrimini destekleyecek yüksek enerjiyi sağlamak üzere,

Hücrelerde oksijen solunumuyla enerji üreten mitokondriye dönüştü.

Bu açıdan bakarsak evrende bakteri düzeyinde basit hayat yaygın olabilir.

Bakterilerin ökaryotları öldürecek sıcaklıklarda ve zehirli ortamlarda var olabildiğini biliyoruz.

Sonuçta bakteriler Dünya’da defalarca ortaya çıktı; ama çekirdek zarı olan ökaryot hücreler, mitokondri ve çok hücreli canlıların ilk atası

, 4 milyar yıllık evrim sürecinde sadece ve sadece bir kez ortaya çıktı.

Bu sebeple uzayda dünya dışı uygarlıklar çok nadir olmalı.

Ne de olsa büyük bir beyne, ellere, kollara ve bacaklara sahip karmaşık uzaylılar ökaryot hücrelerden oluşmalı.

Ancak bilimkurgu yazarı Asimov, Nemesis romanında üst akıl kullanan telepatik bakteri uygarlıklarından da söz eder.

Gerçi bu akıllı bakteri kolonileri insanlar gibi binalar ve arabalardan oluşan,

Devlet sistemi ile ekonomisi olan bir uygarlık kurmamıştır.

Bu da dünya dışı zeki yaşamın bakteri kolonilerinde de ortaya çıkabileceğini;

Ama dünya dışı uygarlıkların,

Ökaryot hücrelenden oluşan çokhücreli canlılar tarafından kurulabileceği tezini güçlendiriyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

 

İlgili yazı: Dünya yörüngesine çıkan uzay asansörü

 

 

2,6 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski karbonat yatakları. Karalarda kireç taşı oluşumu.

Buna karşın, okyanus diplerinde özellikle de suyun havadaki karbondioksiti emmesi ve deniz canlılarının

Kalıntılarının çürümesiyle oluşan daha büyük tortul kaya bazlı karbonat yatakları var.

Öyle ki okyanus tabanındaki karbonat yatakları küresel ısınmaya

Bağlı olarak suyun ısınmasıyla erirse önce suya ve sonra atmosfere çok büyük miktarda karbondioksit karışacak.

Hem okyanuslar gazlı suya dönecek ve hayat yok olacak hem de küresel ısınma kat kat hızlanacak.

Gezegenimiz sadece 300 yıl içinde 460 santigratlık kuru cehennem Venüs’e dönüşecek.

 

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünyada Neden Deprem Oluyor?

 

2,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Bildiğimiz anlamda kıtaların kayması başlıyor.

Yerkabuğunda bugünkü tektonik plakalar oluşuyor.

Artık kıtaların gelecekte nasıl yer değiştireceğini öngörebileceğiz.

Eskiden kıtaların kayması vardı; ama bugünkü plakalar yoktu.

Plakalar düzensiz olarak yeraltına batıp çıkıyordu.

Artık istikrarlı depremler ve volkanik süreçler başlıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: HAARP Depreme Yol Açar mı?

 

2,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Oksijenlenme çağı.

Siyanobakteriler Dünya atmosferine oksijen salıyor.

Kıtaların kayması kirli su ve havayı yeraltına taşıyıp 1 milyar yılda filtre ederek volkanlarla tekrar yüzeye çıkarıyor.

Kıtaların kayması Dünya’nın global klima ve havalandırma sistemidir.

Yoksa çevre kirliliği olmasa, hatta insan uygarlığı hiç kurulmasa bile hava 60 milyon yılda nefes alamayacak kadar kirlenirdi.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Türkiye’de Deprem Tahmin Merkezi Açmadı

 

2,4 MİLYAR YIL ÖNCE

Suajarvi çarpışma krateri.

Bugün tespit edilebilen en eski krater. Daha önceki kraterleri nadir metal bolluğundan tespit ettik.

Ancak yer şekli olarak görebildiğimiz en eski krater budur.

Resimde büyük ölçüde silinmiş çarpışma krateri göller yöresi olarak uzaydan görülüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Göz Kırpan Yıldızın Sırrı Çözüldü

 

2,4 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk kartopu Dünya.

Huronian buzullanma çağı başlıyor. Dünya’nın tümüyle buzlarla kaplandığı ilk kartopu gezegen olayı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Konutlar İçin Ucuz Güneş Enerjisi Rehberi

 

2,22 MİLYAR YIL ÖNCE

Atmosferde oksijen oranı yüzde 1.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Enerjisi 30 Yılda 19 Trilyon $ Kazandıracak

 

2,3 MİLYAR YIL ÖNCE

Kıtalarda ilk kızıl tortul kayalar oluşuyor.

Mısır piramitlerinin yapımında kullanılan türden kumtaşları, silttaşı, killi yapraktaşlarının oluşumu. Bunlar atmosferdeki oksijenle paslanan (demir oksit) demir tozu içermektedir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Lazer Işınlı Güneş Enerjisi Uydusu Geliyor

 

2,15 MİLYAR YIL ÖNCE

Huronian global buz çağı sona eriyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Artık Otoyollara Güneş Paneli Döşüyoruz

 

2,1 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski ökaryot fosilleri. Bunlar ilk ökaryotlar değil, ama günümüze kalan en eski ökaryot hücre fosilleri.

 

İlgili yazı: Güneş Yelkenli Yeşil Gemi Aquarius

 

2,1 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski çokhücreli canlılar. Bunlar ökaryotların birleşmesiyle oluştu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneşimiz Nasıl Isı ve Işık Saçıyor?

 

2,02 MİLYAR YIL ÖNCE

Vredefort çarpışma olayı.

300 km çapındaki krateriyle bilinen en büyük asteroit çarpışmalarından biri.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yağmurdan Elektrik Üreten Güneş Paneli

 

2 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk akritarklarda çeşitlilik artışı.

Akritarklar bilinen en eski organik fosillerden biridir.

Çeşitlilik artışı çokhücreli canlıların yaygınlaştığını ve evrim geçirerek hızla yeni türler oluşturduğunu gösteriyor.

Artık insana giden evrim süreci başlıyor. Resim mikroskopla çekilmiştir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Enerjili Otoyollar

 

1,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Atmosferdeki oksijen oranı yüzde 15. Bugün yüzde 20,95’tir; yani 1,9 milyar yıl önce havasız kalırdınız.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Almanya’dan Nükleer Füzyon Atağı >> Merkel düğmeye bastı, yeryüzünde güneş yaktı

 

1,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Doğal nükleer reaktör oluşumu.

Afrika’daki Gabon, Oklo’daki Dünya’nın bilinen ilk nükleer reaktörü oluşuyor. Ayrıca anlatacağım.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sisteminin Yassı Cüce Gezegeni Haumea

 

1,85 MİLYAR YIL ÖNCE

Virüs ve antikorların atası oluşuyor.

Dünya’da bakterilerle beslenen ilk mikroroganizmalar ortaya çıkıyor.

Virüsler canlı kabul edilmiyor; çünkü ansiklopedik canlı tanımına göre canlılar hücrelerden oluşuyor. kendi başına çoğalamayan RNA ve DNA molekülleridir.

Bunlar bir dış zarla kaplı olabilir, hatta yürümelerini sağlayan moleküler ayakları ve hücreleri delen matkapları da olabilir;

Ama kendi başına çoğalamadıkları en fazla cansız mikroorganizma olarak kabul ediliyorlar.

Virüsler parazit oldukları için bakteri ve özellikle de ökaryotlardan önce ortaya çıkmış olmaları zor görünüyor.

Ayrıca DNA ve RNA içerdikleri için evrim sürecinde en erken 4 milyar yıl önce ortaya çıkmış olabilirler.

1,85 milyar yıl önce bugünkü virüslerin ortak atası ortaya çıktı. Virüsler insan DNA’sına bulaşmış ve insanın evrimini etkilemiştir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Amerika’da Yüzyılın Güneş Tutulması Bugün

 

1,85 MİLYAR YIL ÖNCE

Sudbury çarpışması

250 km çapında bir krater oluşturdu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş’in kayıp ikizi nereye gitti?

 

1,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Columbia süper kıtası oluştu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Robot ressamlar geliyor ve video oyunu tasarlıyor

 

1,75 MİLYAR YIL ÖNCE

Vishnu tepesinin kayalık temelleri oluştu. Bunlar Büyük Kanyon’daki en eski kayalardır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sisteminin İlk Gezegeni Göçmen Jüpiter

 

1,70 MİLYAR YIL ÖNCE

En eski çöller oluşuyor.

Artık Dünya’da geniş arazileri kaplayan kumullar var (kum tepeleri). Bugünkü çöller arasında Dünya’nın en eski çölü, Namib çölüdür.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yelkeni ile 3 Günde Mars’a Gidelim

 

1,6 MİLYAR YIL ÖNCE

Mitokondrilerin ökaryot hücrelerin içinde ortaya çıkması.

Bundan önce bir arke mitokondrinin atası olan bakteriyi yutmuştu.

Bu süreç okyanusun derinliklerinde sürüyor.

Ancak, yeni ökaryotlar tek tek ortaya çıkıyor ve mevcut ökaryot hücrelerin baskısıyla, evrim geçirip çoğalamadan önce yok oluyor.

Kısacası bugünkü hayat bir kez Dünya’ya yayılınca bu hayattan bağımsız yeni canlıların ortaya çıkması imkansız olmuştur.

Rekabet avantajı sebebiyle Dünya’nın bugünkü ve gelecekteki hakimi ökaryotlardır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gezegenler Güneş Çevresinde Nasıl Dönüyor?

 

1,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Columbia süper kıtası parçalanıyor.

Evrimde yepyeni büyük canlı ailelerinin ortaya çıkışının, kıtaların parçalanmasıyla oluşan çevre değişikliklerinin oluşturduğu doğal seçilim baskısına bağlı olduğuna dikkat edelim.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dokuzuncu Gezegen Güneşi 6 Derece Çarpıttı

 

1,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Bitkilerin ortaya çıkışı.

Plastidler ökaryot hücreleri asimile ediyor. Henüz alg düzeyindeyiz. Karada bitki yok; ağaç, çimen, çiçek vb. yok.

 

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Klima Özellikli Antirefle Güneş Paneli

 

1,45 MİLYAR YIL ÖNCE

Kıtalar ve karalar büyüyor.

Kıtaları oluşturan granite ek olarak tortul katmanların oluşmasıyla alçak kıta havzaları,

Sahil şeritleri ve kıta sahanlığı genişliyor.

Artık kıtalar bugünkü büyüklüğüne ulaşacak.

Bu yüzden ilk süper kıtalar bugünkünden küçüktü.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yüzeyini Kaplayan Dev Kara Delik

 

1,40 MİLYAR YIL ÖNCE

Taşlaşmış fosiller yaygınlaşıyor.

Bunlara stromatolit diyoruz (bakteri ve hücre fosili) ve stramatolit popülasyonu hızla büyüyor.

Henüz bunlar taşlaşmış mikroskobik gözenekler.

Hayvanlar daha ortaya çıkmadı.

Doku ve kemik fosilleri yok.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Başka Gezegenlerin Gözüyle Güneş

 

1,37 MİLYAR YIL ÖNCE

Procyon oluşuyor,

Küçük Ayı’nın en parlak yıldızı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sistemi’ndeki Kayıp 9. Gezegen ve Kardeşleri

 

1,3 MİLYAR YIL ÖNCE

Greenville dağ oluşumu başlıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yaşlanıyor ve Güneş Lekeleri Kayboluyor

 

1,3 MİLYAR YIL ÖNCE

Artık günler 17 saat uzunluğunda.

Ay yeni oluştuğunda bize çok yakındı ve Ay, henüz Dünya’nın kendi çevresinde dönüşümünü yavaşlatmamıştı.

Theia çarpışmasından sonra günler sadece 8 saatti.

Theia’dan önce ön Dünya kendi çevresinde ne hızla dönüyordu? Günlerden önceki kadim günleri bilmiyoruz.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneşte kalınca renk değiştirip uyaran akıllı dövme

 

1,25 MİLYAR YIL ÖNCE

Mantarlar karaya çıkıyor.

Mantarlar hayvan veya bitki değildir. Sporlarla ürerler ve yapısal olarak bitkiden çok hayvana yakındırlar.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars Atmosferini Nasıl Kaybetti?

 

1,2 MİLYAR YIL ÖNCE

Rodinia süper kıtası oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sistemi dışındaki en sıra dışı 10 gezegen

 

1,20 MİLYAR YIL ÖNCE

Seksüel üreme ortaya çıkıyor.

Bangiomorpha pubescens, seksüel birleşmeyle üreyen ilk canlı. Bu eşeyli üremenin başlangıcı ve dişi ile erkeğin ortaya çıkışıdır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 100 km’de 0 Litre Yakan Güneş Enerjili Araba

 

1,15 MİLYAR YIL ÖNCE

Ökaryot patlaması.

Ökaryot hücre ve çokhücreli canlı nüfusu hızla çoğalıyor.

Resimdeki canlılar su altında yaşamış olup bitki değil hayvandır ve dünyanın ilk çokhücreli canlılarıdır.

Doğa o zamanlar asimetreyi keşfetmemişti.

 

İlgili yazı: Başka Galakside Binlerce Öte Gezegen Keşfettik

 

1,1 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk ökaryot kamçılı protista türleri ortaya çıkıyor.

Bunlar bir hücreli canlılar.

Ökaryotlara ek olarak farklılaşmış organelleri (mini organları) var.

Bu sebeple iç organlarla birlikte bugünkü çokhücreli canlıların prototipleri sayılırlar.

Protistlere algler, cıvık mantarlar, bitkiler ve hayvanlar dahildir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Çalıntı Yıldız Proxima C ve Dünya Benzeri Gezegeni

 

1,05 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk sarı-yeşil algler.

Bunların ortaya çıkışı Dünya’da fotosentezin yaygınlaşmasını sağlayarak bitkilerin de önünü açtı. Tabii atmosferde oksijen artışını da hızlandırdı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dokuzuncu Gezegen Hakkında Yeni Kanıt Bulundu

 

1 MİLYAR YIL ÖNCE

Greenville dağ oluşumu sona eriyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kızıl Gezegen Mars Hakkında Bilmediğimiz 3 Gizem

 

1 MİLYAR YIL ÖNCE

Akritarkların ömrü hızla kısalıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars’ta Dev Su Kaynakları Bulundu

 

900 MİLYON YIL ÖNCE

Günler artık 19 saat.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: VASIMR roketiyle Mars’a 40 günde gidin

 

850 MİLYON YIL ÖNCE

Stromatolit sayısı azalıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kızıl Gezegen Mars Hakkında Bilmediğimiz 3 Gizem

 

800 MİLYON YIL ÖNCE

Protista sayısı artıyor.

Kamçılı hayvanlarla birlikte bu durum hayvanların yaygınlaşması anlamına geliyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Mars’a nükleer roket teknolojisiyle gidecek

 

750 MİLYON YIL ÖNCE

Rodinia süper kıtası parçalanıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elon Musk Dragon 2 Mars Seferi İptal Demedi

 

770-740 MİLYON YIL ÖNCE

Kaigas buzullanması.

Dünya yine kartopu oluyor ve tümüyle buzlarla kaplanıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Lockheed Martin Mars İstasyonu Kuracak

 

720-660 MİLYON YIL ÖNCE

Sturtian buzullanması.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yelkeni ile 3 Günde Mars’a Gidelim

 

700 MİLYON YIL ÖNCE

İlk solucan fosilleri: Çin’de ilk solucan fosilleri ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yeni Mars Belgeseli Ne Kadar Gerçekçi?

 

650-635 MİLYON YIL ÖNCE

Marinpan buzullanması.

Bilinen son kartopu dünya olayı. Artık gezegen asla tümüyle buzlarla kaplanmayacak. 

Metan soluyan bakterilerin evrim geçirmesiyle doğal küresel ısınma başlıyor.

Ancak, bugünkü küresel ısınma tümüyle insan kökenlidir.

 

İlgili yazı: Mars ve Venüs’ü Dünyalaştırmak İçin 5 Dahice Yol

 

600 MİLYON YIL ÖNCE

Pannotia süper kıtası oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elon Musk Mars’ta Sera Kent Kuracak

 

600 MİLYON YIL ÖNCE

Afrika sıradağları oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: ExoMars Sondası Mars’a Robot İndiriyor

 

575 MİLYON YIL ÖNCE

Avalon canlı patlaması.

Ediacaran faunası ortaya çıkıyor (çokhücreli deniz hayvanları).

Doğa artık basit yapraksı simetrilerden karmaşık simetrilere geçmiş bulunuyor.

Bunlar, değişen çevre şartlarına göre evrim geçirerek hayatta kalmakta basit simetrik hayvanlara göre daha başarılı olan çokhücreli canlılar.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elon Musk 2022’de Mars’a Nasıl Gidecek

 

540-520 MİLYON YIL ÖNCE

Kambriyen canlı patlaması.

Artık Dünya’da çokhücreli gelişmiş hayat yaygınlaşıyor.

Yumuşakçalar, kabuklular, eklem bacaklılar, balıkların ve hayvanların ataları ortaya çıkıyor.

Son kartopu Dünya buzulları eriyince suya karışan mineraller ve sıcak su akıntıları

Dünya’da karmaşık hayatı desteklemeye başladı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Solar Express 2 Günde Mars’a Gidecek

 

525 MİLYON YIL ÖNCE

İlk trilobitler.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars Asla Gökte Ay Kadar Büyük Olmayacak

 

485 MİLYON YIL ÖNCE

İlk çenesiz balıklar.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars’a Giden Ölümsüz Plazma Roketleri

 

450 MİLYON YIL ÖNCE

Bitkiler ve hayvanlar (şimdilik sadece eklem bacaklılar) karaya çıkıyor.

Bunlar bugünkü tırtıl, örümcek, böcek, sinek ve çiyanların atalarıdır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Gerçek Demir Adam >> Robot astronot Valkyrie Mars’ı keşfedecek

 

445 MİLYON YIL ÖNCE

Ordovisyen toplu soy tükenişi.

Canlı türlerinin yüzde 60’ı yok oluyor. Sebebini bilmiyoruz.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Venüs Dünyanın Ozon Tabakasını Nasıl Kurtardı?

 

420 MİLYON YIL ÖNCE

Oksijene bağımlı ilk canlılar milyarlarca yıl önce, atmosferde serbest oksijenin ortaya çıktığı ilk zamanlarda evrim geçirdi.

Bunlar pirit yiyen bakteriler olabilir.

Bu tür ekstremofil bakteriler günümüzde resimdeki gibi zehirli kimyasal atık sitelerinde bulunuyor.

Aşırı asitli sularda yaşayabiliyorlar.

Ancak son araştırmalara göre, hava soluyan ilk canlılar,

414 milyon yıl önce görülen Pneumodesmus newmani kırkayak türünden daha önce yaşamış olmalı.

428 milyon yıl önce.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Türkler Jüpiter Benzeri Öte Gezegen Keşfetti

 

395 MİLYON YIL ÖNCE

İlk omurgalı canlılar ortaya çıkıyor.

 

İlgili yazı: Jüpiter’in Sobası Büyük Kırmızı Leke

 

380 MİLYON YIL ÖNCE

İlk ağaçlar oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Cassini Satürn’e Son Dalışını Yapıyor

 

370 MİLYON YIL ÖNCE

Geç Devoniyen soy tükenişi.

Canlı türlerinin yüzde 70’i yok oluyor. Buzul çağına bağlı olarak deniz seviyesinin aniden düşmesine bağlı olabilir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Galaksinin En Küçük Yıldızı Satürn Boyunda

 

360 MİLYON YIL ÖNCE

İlk yengeçler ve eğreltiotları (çimenler henüz yok).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Satürn Halkaları Nasıl Oluştu?

 

330 MİLYON YIL ÖNCE

İlk yumurtlayan canlılar ortaya çıkıyor.

Embriyo gelişimi sırasında amniyo zarı olan ilk canlılar. Bugünkü yumurtlayan canlıların (iç yumurtlayan, doğum yapan canlılar ve elbette tavuk gibi dış yumurtlayan canlıların) ataları.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hormonlu Satürn ve 200 Kat Büyük Halkaları

 

320 MİLYON YIL ÖNCE

İlk sürüngenler.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Satürn’ün Uydusunda Hayat Var mı? >> Cassini Enceladus gayzerlerinden su örneği aldı

 

305 MİLYON YIL ÖNCE

Atmosferde oksijen oranı yüzde 35!

Atmosferde günümüzden yüzde 15 daha fazla oksijen var.

Öyle ki deriden solunum yapan 2 metrelik dev kırkayaklar bile akciğer olmadan yaşayabiliyor.

Ormanlar yaygınlaşıyor.

En ufak kıvılcımda havanın tutuşup yangın çıkarabileceği bir ateş ve yıldırım dünyası bu. 

Kömür yataklarını oluşturacak ormanlar yine bu dönemde gelişiyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Satürn Doğurdu

 

300 MİLYON YIL ÖNCE

Süper kıta Pangea oluşuyor.

Süper kıtalar gelecekte de oluşmaya devam edecek, ama bizden önceki son süper kıta Pangea’dır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Europa ve Enceladus Okyanusları Hayata Elverişli

 

280 MİLYON YIL ÖNCE

İlk böcekler ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Açıkladı: Europa Uydusunda Hayat Var mı?

 

275 MİLYON YIL ÖNCE

Memelilerin ataları ortaya çıkıyor.

Bunlar sürünmek yerine dört ayak üzerinde dik yürüyen ilk canlılar.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uranüs ve Neptün’de Gökten Elmas Yağıyor

 

251 MİLYON YIL ÖNCE

Permiyen toplu soy tükenişi.

10 milyon yıllık bir süre içinde denizde canlı türlerinin yüzde 96’sı ve karadaki canlı türlerinin yüzde 70’i yok oluyor.

Sebebini bilmiyoruz.

Ancak, deniz tabanındaki metan gazı ceplerinin çökmesi ve metanın aniden suya karışarak

Hem zehirlenmeye hem de hızla doğal küresel ısınmaya yol açması, bu en büyük toplu soy tükenişi

(Büyük Ölüm deniyor)

Tetiklemiş olabilir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elmas Gezegenler

 

250 MİLYON YIL ÖNCE

Sirius ikili yıldız sistemi oluşuyor.

Gece göğündeki en parlak yıldız (aslında iki yıldız var ama çıplak gözle tek yıldız olarak görüyoruz):

Uçan daire iddiasına inananların söylediklerinin tersine, Sirius yıldızları hayata elverişli değil.

Sirius A, Güneş’ten 2 kat büyük ve 25 kat parlak bir yıldız.

Sirius B ise çoktan ömrünü tamamlayarak beyaz cüce oldu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA X-ışını navigasyon sistemi geliştirdi: NICER

 

231 MİLYON YIL ÖNCE

İlk dinozorlar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Plüton’un Takla Atan Çılgın Ayları

 

225 MİLYON YIL ÖNCE

İlk memeliler ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten Gerçek Video

 

220 MİLYON YIL ÖNCE

İlk kaplumbağalar ortaya çıkıyor. Son 200 milyon yılda pek de değişmediler.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yerçekimi Kuantum Salınımlarıyla mı Oluşuyor?

 

201 MİLYON YIL ÖNCE

Trias toplu soy tükenişi.

Denizdeki canlı türlerinin yüzde 34’ü yok oluyor.

Karada da pek çok türün soyu tükeniyor.

Sebebinin Pangea süper kıtası parçalanmadan önce bugünkü Atlantik sırtında gerçekleşen volkanik püskürmeler olduğu düşünülüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Antimadde Varsa Anti Yerçekimi de Var mı?

 

190 MİLYON YIL ÖNCE

İlk dev Sauropodlar ortaya çıkıyor.

Bunlar ot yiyen ve Jurassic Park filminde de gördüğümüz dev dinozorlardır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yerçekimi Işıktan Hızlı mı?

 

180 MİLYON YIL ÖNCE

Pangea süper kıtası parçalanıyor.

Laurasia ve Gondwana olmak üzere iki dev kıtaya bölünüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Antimadde Varsa Anti Yerçekimi de Var mı?

 

163 MİLYON YIL ÖNCE

İlk pterozorlar ortaya çıkıyor.

Bunlara uçan sürüngen de diyebiliriz.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yerçekimini Kuantum Flaşlar mı Üretiyor?

 

155 MİLYON YIL ÖNCE

İlk kuşlar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Blockchain Zaman Makinesi Gibi Çalışıyor

 

145 MİLYON YIL ÖNCE

Madagaskar adası Afrika’dan kopuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Tünelleme ile Işıktan Hızlı İletişim

 

130 MİLYON YIL ÖNCE

Laurasia ve Gondwana birbirinden uzaklaşıyor.

Artık bu iki kıta arasında kara canlıları için bir geçiş olmayacak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum ışınlama Rekoru: Çin Uzaya Foton Işınladı

 

130 MİLYON YIL ÖNCE

İlk çiçekler ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Google Kuantum Bilgisayar Yarışında Yeni Çiple Öne Geçti

 

120 MİLYON YIL ÖNCE

İlk karıncalar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Bilinç: İnsan Beyni Kuantum Bilgisayar mı?

 

115 MİLYON YIL ÖNCE

İlk yumurtlayan memeliler ortaya çıkıyor.

Dikenli karıncayiyengillerin ataları ilk yumurtlayan memelilerdir.

 

İlgili yazı: Laptop Boyunda Optik Kuantum Bilgisayar

 

106 MİLYON YIL ÖNCE

Spinozorlar ortaya çıkıyor.

Bunlar T-Rex’in ataları dahil olmak üzere en büyük etçil dinozorlardır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Fiziğinde Klonlama Yasak

 

100 MİLYON YIL ÖNCE

İlk arılar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çin’den Kuantum İnternet Uydusu

 

90 MİLYON YIL ÖNCE

İhtiyozorların soyu tükeniyor. Halk arasında deniz dinozorları da deniyor; ama aslında denizlerde yaşayan balık benzeri sürüngenlerdir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum internet Gizlilik ve Şifrenizi Koruyacak

 

90 MİLYON YIL ÖNCE

Hindistan alt kıtası Gondwana’dan kopuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: DNA’nın Tutkalı Kuantum Dolanıklık

 

80 MİLYON YIL ÖNCE

Hadrozorlar, ördek gagalı büyük otçul dinozorlar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Bilgisayar Devrimi >> Fizikçiler ilk kez bir atomun yerini tam olarak tespit etti

 

68 MİLYON YIL ÖNCE

Zalim kertenkele kral T-Rex ortaya çıkıyor.

Tyrannosaurus Rex bilinen en büyük etçil dinozor olmamakla birlikte Jurassic Park filmi sayesinde en popüler dinozor oldu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Her Şeyin Teorisi >> Sicim teorisi ve Halka Kuantum Kütleçekim Kuramı birleşiyor mu?

 

66 MİLYON YIL ÖNCE

Kretase toplu soy tükenişi.

Dünya’ya çarpan Çikşulub asteroiti dinozorlar ve diğer birçok canlı türünün yok olmasına yol açıyor.

Bu da memelilerin önünü açıyor. Memelilerin karalardaki hakimiyeti başlıyor.

Canlı türlerinin yüzde 65’i yok oluyor. Sadece uçucu dinozorların bir kısmı bugünkü kuşları oluşturmak üzere yeni bir evrim sürecine giriyor.

Bu krater bugün Meksika’nın Yukatan Yarımadası ve açıklarında yer alıyor.

Resimde kraterin aradan geçen zamanda aşınmamış orijinal hali görülüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Einstein’ın Büyük Yanılgısı

 

60 MİLYON YIL ÖNCE

İlk primatlar ortaya çıkıyor.

Bunlar insan türünün dahil olduğu kuyruksuz maymunlar (ape) ve kuyruklu maymunların (monkey) ortak atalarıdır.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünyayı değiştiren denklem

 

55 MİLYON YIL ÖNCE

İlk modern kuşlar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Capsule Network: İnsan gibi Düşünen Yapay Zeka

 

50 MİLYON YIL ÖNCE

Hindistan Asya ile çarpışmaya başlıyor. Tiber ve Himalaya dağ oluşumu başlıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: DataRobot Yapay Zekaya Algoritma Öğretiyor

 

47 MİLYON YIL ÖNCE

Balinalar suya geri dönüyor. Resimdeki memelinin soyu aradan geçen zamanda bugünkü balinaları doğuracak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yapay Zeka ile Melek Yatırımcı Olmanın 8 Yolu

 

40 MİLYON YIL ÖNCE

Antarktika kıtaların kayması sürecinde güney kutbuna ulaşıyor ve buzullarla kaplanıyor.

Soğuk güney okyanusu akıntısı kıtayı sıcak sulardan kestiği için buzullanma hızlanıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yapay Zeka Bilimsel Düşüncenin Yerini Alacak mı?

 

40 MİLYON YIL ÖNCE

Köpeklerin ataları ortaya çıkıyor. İnsanlar kurtları evcilleştiriyor.

Özellikle en az saldırgan olan ve en çok söz dinleyen bireylerin soyundan bugünkü köpek cinsleri geliyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Madde Kara Delik mi?

 

35 MİLYON YIL ÖNCE

Otlaklar yaygınlaşıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Maddeden Oluşan Galaksi Dragonfly 44

 

34 MİLYON YIL ÖNCE

Kedilerin ataları ortaya çıkıyor. Kediler Eski Mısır zamanında evcilleştirilecek.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fizikçiler Karanlık Madde Yalan Dedi

 

30 MİLYON YIL ÖNCE

Güney Amerika, Antarktika’dan kopuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 10 Bin Galaksinin Katili Karanlık Madde

 

26 MİLYON YIL ÖNCE

İlk filler ortaya çıkıyor. Resimde Eritreum melakeghebrekristosi.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fizikçiler Karanlık Madde Süper Sıvı Olabilir Dedi

 

26 MİLYON YIL ÖNCE

La Garita volkanik püskürmesi.

Dünyanın bilinen en büyük yanardağ patlamalarından biri.

Resimde dev yanardağ ağzında taşlaşmış olan kalın lav damarları görülüyor.

Bu tür büyük patlamalar mini buzul çağı gibi iklim değişikliklerine yol açıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fizik Yasalarını Bozan Karanlık Enerji

 

20 MİLYON YIL ÖNCE

İlk zürafalar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren 22 milyar yıl sonra nasıl yok olacak?

 

18 MİLYON YIL ÖNCE

Büyük ve küçük kuyruksuz maymun türleri birbirinden ayrılıyor.

İnsan türünün atası olan hominidlerin ataları büyük kuyruksuz maymunlardan gelecektir.

Resimde kuzenimiz goril görülüyor. Aynı ortak atadan geldik. Amca oğlu sayılırız.

 

İlgili yazı: Gezegenlerden galaksilere bilinen evrenin 30 harikası

 

15 MİLYON YIL ÖNCE

İlk öküz ve inekler ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 5 Soruda Paralel Evrenler

 

15 MİLYON YIL ÖNCE

İlk kangurular ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 12 Adımda Evren Nasıl Oluştu

 

11 MİLYON YIL ÖNCE

İlk büyük atlar ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Stephen Hawking Evrenin Haritasını Çıkarıyor

 

8 MİLYON YIL ÖNCE

Mavi-beyaz dev Rigel yıldızı oluşuyor. Orion’un en parlak yıldızı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Paniklemeyin Ama Evren Küçüldü

 

7,5 MİLYON YIL ÖNCE

Güneş’ten 1000 kat büyük kırmızı dev Betelgeuse oluşuyor.

Orion’un ikinci parlak yıldızı. Karşılaştırma açısından,

Güneşimiz nükleer yakıtını bitirince kırmızı dev olacak, ama büyük olasılıkla resimdexi Pollux kadar büyük olacak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Enerji: Yoksa Evren Genişlemiyor mu?

 

6 MİLYON YIL ÖNCE

İnsanlar ve şempanzelerin son ortak atası.

Şempanzeler insan türünden sonra ortaya çıkmış olup kuzenlerimizdir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren’de Gezilecek En Garip 5 Yer

 

5,96 MİLYON YIL ÖNCE

Cebelitarık boğazı kapanıyor ve Akdeniz kuruyor.

Messinia tuzluluk krizi denilen bu olay sırasında

Akdeniz 1000 yılda tümüyle kurudu ve global deniz seviyesi 12 metre yükseldi (Akdeniz havzasına su dolmadığı için).

Ayrıca tuzlu suyun buharlaşması neticesinde deniz tabanı 12 metre kalınlığında tuz tabakasıyla kaplandı.

Bu kuraklık 170 bin yıl sürdü. Cebelitarık boğazı yeniden açıldıktan sonra havzayı su bastı ve Akdeniz iki yılda yeniden doğdu.

 

İlgili yazı: Evrende 2 Trilyon Galaksi Var

 

4 MİLYON YIL ÖNCE

İlk modern memeliler ortaya çıkıyor.

Resimde Avrupa’daki modern memelilerin atası Dormaalocyon latouri görülüyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yoksa Evren Topaç Gibi Dönüyor mu?

 

3,9 MİLYON YIL ÖNCE

Australopithecus türleri ortaya çıkıyor.

Australopithecuslar insan türünün atalarından biridir.

Resimde Australopithecus aferensis türünden 1 metre boyundaki dişi Lucy’nin modeli görülüyor. Lucy birçok film ve belgesele konuk oldu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Her Kara Delikte Başka Evren Var

 

3,3 MİLYON YIL ÖNCE

Teknolojinin icadı

Kenyanthropus platyops ilk taş baltaları yontuyor.

Henüz insan türü yok ve bu yüzden teknoloji insan icadı değil.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: CERN Evren Yok Olmalı Demedi

 

3 MİLYON YIL ÖNCE

Kuzey ve Güney Amerika birleşiyor.

Meksika ortaya çıkıyor ve iki kıtanın türleri birbirine karışıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hiperküp: Evren Neden Üç Boyutlu?

 

2,5 MİLYON YIL ÖNCE

Son buzul çağı başlıyor.

Hindistan’ın Asya ile çarpışması tamamlanıyor.

Himalayalar Doğu Afrika ormanlarının yağmurunu çalıyor (musonlar).

Ormanlar kuruyunca insanların ağaçtaki ataları yere iniyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çoklu Evren: En Yakın Komşu Evren Nerede?

 

2,25 MİLYON YIL ÖNCE

İnsan türü ortaya çıkıyor.

İnsan türünde alet kullanan ilk alt tür Homo habilis ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Geleceğe dönüş, geçmişe yolculuk: Zaman makinesi mümkün mü?

 

1,7 MİLYON YIL ÖNCE

Homo erectus ortaya çıkıyor.

Resimde dişi Homo erectus görülüyor.

Afrika’dan Asya’ya uzanan geniş bir alana yayılan bu türün soyu 70 bin yıl önce, Homo sapiens Hindistan’a geldiğinde tükendi.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnsan Gibi Düşünen Robotlar Ne Zaman?

 

1,5 MİLYON YIL ÖNCE

Homo erectus ateşi kontrollü olarak kullanmaya başlıyor.

Böylece akşamları ateşin başında boş vakit ve kültür icat oluyor. Sözel gelenek ve soyut kavramların kökenleri oluşuyor.

Zamanla et ve yemek pişirme ortaya çıkacak.

Et yiyen Homo erectus karaciğer hastalıklarına yakalansa da yüksek besin değeri sayesinde insan beyni hızla gelişiyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ay Üssü Alfa Ne Zaman Kurulacak?

 

1,2 MİLYON YIL ÖNCE

Homa antecessor ortaya çıkıyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Zaman Neden Geleceğe Akıyor?

 

780 BİN YIL ÖNCE

Dünya manyetik alanını ters dönüyor. Artık manyetik kutup güney kutbudur. Coğrafi kutupla manyetik kutup aynı noktada değildir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum ışınlama ve ışıktan hızlı iletişim

 

640 BİN YIL ÖNCE

Yellowstone kalderası patlıyor. Bugün patlasa ABD iklim değişikliği nedeniyle yaşanmaz bir yer olur. Dünya’da küçük buzul çağı tetiklenir.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Işınla Beni Scotty! >> İnsan ışınlama ne zaman?

 

600 BİN YIL ÖNCE

Homo heidelbergensis ortaya çıkıyor.

Belki de insan türünü doğuran atamız bu. Homo heidelbergensis insan türü içinde ölüm kavramını geliştiren ve giyinen ilk alt tür olabilir. Ancak ölülerini gömmüyordu.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dört Boyutlu Zaman Kristalleri

 

500 BİN YIL ÖNCE

Resmin icadı.

Java’da Homo erectus ilk deniz kabuklarına zikzak çizgiler çiziyor. Aklından ne geçiyordu?

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren bir simülasyon mu?

 

400 BİN YIL ÖNCE

Grönland buzulları eriyor.

Vikingler 900’den sonra o zamanlar tümüyle buz tutmamış olan

Grönland’a gidecek ve adayı Yeşil Ülke olarak adlandıracak.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 25 Resimle Güneş Sistemi Turu

 

300 BİN YIL ÖNCE

Gigantopithecus türünün soyu tükeniyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren boşluktan nasıl oluştu?

 

300 BİN YIL ÖNCE

İlk ölü gömme ritüelleri.

Belki de Neandertal insanının ataları tarafından ilk ölü gömme uygulaması başlıyor.

Bu uygulama öbür dünya kavramının ve ruhsal inançların ortaya çıkışını gösteriyor olabilir.

Homo heidelbergensis ölülerini gömmezdi.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrendeki Kayıp Madde Nerede?

 

250 BİN YIL ÖNCE

Neandertal insanı ortaya çıkıyor.

Bugün yaşasaydı nasıl giyinirdi?

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrende Zamanın Akışı Yavaşlıyor mu?

 

195 BİN YIL ÖNCE

Homo sapiens türü ortaya çıkıyor.

O yıllarda Homo sapiens ile diğer insan türleri arasında belirgin bir ayrım yok.

Muhtemelen 10-100 bin yıllık bir sürede birkaç farklı Homo alt türü Afrika ve Asya’da bir arada yaşadı.

Belki de Homo sapiens türü, anatomik olarak modern birkaç homo türünün (tıpkı bugün çiftleştirilerek üretilen köpek ırkları gibi) aralarında üremesiyle ortaya çıktı.

Bunlar Afrika’nın farklı bölgelerinde yaşamış ve göç ederek buluşmuş olabilir.

Ne de olsa insanlar o zamanlar gezgindi.

Homo sapiens derken, anatomik olarak bugünkü insanlara benzeyen ilk türün

195 bin yıl önce ortaya çıktığını söylüyoruz.

Beynimiz o zamandan beri pek gelişmedi.

Muhtemelen o yıl doğan bir Homo sapiens çocuğunu bugün okula yollasanız aradaki farkı anlamazdınız (ilkel olmazdı).

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 30 Resimle NASA’nın Plüton Seferi

 

130 BİN YIL ÖNCE

Buzul çağları arasında görülen son sıcak dönem.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Juno Jüpiter’e Ulaştı: 10 resimde Juno seferi

 

120 BİN YIL ÖNCE

Sahra orman oluyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 50 Resimde İnternet Özel Hayatı Nasıl Yok Etti?

 

100 BİN YIL ÖNCE

İnsan türü Afrika’dan çıkıyor.

Atalarımız 90 bin yıl önce Arap çöllerini aşmaya çalışırken ölüyor.

Bu yüzden Sina yarımadasında hapis kalıyorlar.

Ancak, 70 bin yıl önce Umman ve Arap yarımadasının güneyini izleyerek Hürmüz boğazına ve oradan da Hindistan’a ulaşıyorlar.

Homo erectus bu sırada çoktan Asya’ya yayılmıştı.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 9 maddede tekillik hayatımızı nasıl değiştirecek?

 

70 BİN YIL ÖNCE

Toba süper volkan patlaması.

Hindistan aşırı sıcak oluyor. Homo sapiens türü neredeyse tükeniyor.

İnsan nüfusu 10 binin altına düşüyor ve genetik çeşitliliğini koruyamadığı için soy tükeniş tehlikesi baş gösteriyor.

Neyse ki 5000 kişinin üstünde kalmayı başarıyoruz.

Kuraklıkta aç kalan Homo erectus,

Hindistan’daki insanları geyik gibi avlayıp öldürüyor ve taze et kaynağı olarak kullanıyor.

Neandertaller hariç bütün Homo alt türlerinin soyu tükeniyor.

Homo sapiens gerçekten zeki bir tür:

Örneğin, ölümcül kuraklıktan kurtulmak için deve kuşu yumurtalarına su doldurup

Bunları matara olarak kullanıyor.

Atalarımız bunları kuma gömüyor ve avdan dönüş yolunda

Mataraları kazıp çıkarak su içiyor.

Sonuçta bu tür pratik buluşlarla hayatta kalmayı başarıyoruz.

Atalarımızdan biraz daha zeki olduğumuz için kuraklıkta kıl payı farkla hayatta kalıyoruz.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren’deki En Şaşırtıcı Gerçek Nedir? >> Hayatın anlamına dair 3 bilimsel cevap

 

38 BİN YIL ÖNCE

Hopo sapiens Avrupa’da.

Neandertallerin soyu tükeniyor. Muhtemelen kabileler arası ticaret yapmayı bildiğimiz için avcılıkta sıkı rekabet ediyoruz. Neandertal kadınlarıyla cinsel ilişkiye giriyoruz, Neandertal genleri Homo sapiens genlerine karışıyor.

Homo sapiens nüfusu artarken Neandertaller ortadan kalkıyor. Homo sapiens’in hayatta kalmasını sağlayan tek fark, sosyal becerilerinin daha gelişmiş ve biraz daha zeki olmasıydı. Düşündüğü üzerine düşünen insan, yani Homo sapiens sapiens alt insan türü bu sırada, yani yaklaşık 40 bin yıl önce çıkıyor.

Homo sapiens Afrika’da ortaya çıktı ve oradan Dünya’ya yayıldı. Ancak Afrika’da tek bir noktadan ortaya çıkmamış olabilir. Buna göre, anatomik olarak modern insan türleri Afrika’nın farklı yerlerinde evrim geçirip aralarında karışarak bugünkü Homo sapiens türünü türetmiş olabilir. Buna “zayıf çok bölgeli insan evrimi varsayımı” diyoruz.

 

İlgili yazı: Evren İçi Boş Bir Hologram mı?

 

11 BİN YIL ÖNCE

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

Buzul çağının sonu ve insan uygarlığının doğuşu.

 

 

 

EVRİM 

TARİHİ .....?

 

Gezinti kısmına atla

Arama kısmına atla

Bu maddedeki evrim zaman çizelgesi, gezegenimiz Dünya'daki yaşamın gelişmesini ve önemli başlıca olayları özetlemektedir 

Daha ayrıntılı bir açıklama için Yerküre tarihi ve Jeolojik devir maddelerine bakınız.

Bu makalede verilen tarihler bilimsel kanıta dayalı tahminlerdir.

 

EVRİM

 

Biyolojide canlı popülasyonların kazandığı yeni özelliklerin nesillerden nesile aktarıldığı bir süreçtir.

Evrimin uzun zaman süreçleri içinde yayılarak oluşumu, 

Yeni türlerin kökenini ve biyolojik canlılığın oluşturduğu muazzam çeşitliliği açıklamaktadır.

Günümüz canlı türleri ortak bir ata üzerinden birbirleriyle akraba olup milyarlarca yıl süren bir evrimin ve türleşmenin sonucu olarak meydana gelmiştir.

 

Evrimsel Süreç - 1: Evrim Tarihi´nin Büyük Zaman Çizelgesi (1. Kısım)

Belki de Evrimsel Biyoloji'nin bilim camiasındaki

Görkemli egemenliğini ve bilime karşı dogmalara yönelik artık tartışılmayacak kadar net olan zaferini bilimsel bir dille, herkesin anlayabileceği şekilde aktaracağımız bir yazı dizisi olacaktır. Bu sayede belki de Evrim Ağacı olarak yazı dizilerimizin doruğuna çıkacak, Sizi de beraberimizde bu ihtişamlı dağın tepesine tırmandırarak Tüm evrim tarihinin, evrimsel sürecin her an elinizin altında olmasını ve net bir şekilde görebilmenizi sağlayacağız. Sizi evrim tarihinin derinliklerine götürürken, Aynı zamanda birçok önemli bilgiyi sizlere aktaracak, Bu sayede hayata dair bilimsel görüşünüzün çok daha sağlam temellere oturtulmasını sağlayacağız. Aynı zamanda size kademeli evrimsel süreci aktararak, Evrimsel Biyoloji'nin açıklayıcı gücünü göstermeye çalışacağız. Abiyogenez yazı dizimizde tek hücreli en ilkin canlıların cansız varlıklardan nasıl evrimleşebileceklerini detaylıca anlatmıştık. Bu kapsamlı evrim tarihi makalesiyle başlayan "Evrimsel Süreç" yazı dizimizde ise canlılığın ilkin başlangıcından sonra geçtiği basamakları detaylı bir şekilde ele alacağız, önemli grupların ayrım noktalarını inceleyeceğiz, sayısız fosile bakarak evrimin izlerini göreceğiz. Kısaca, bu yazımızdan itibaren, büyük oranda fosiller ve genetik analizler üzerinden giderek canlılık tarihindeki önemli dönemeçlere göz atmaya başlayacağız. Ele alacağımız önemli dönüm noktaları arasında tek hücrelilikten çok hücreliliğe evrimden tutun da, denizlerden karalara çıkış, sürüngenlerin dinozorlara evrimi ve daha nicesini saymamız mümkündür. Bu süreçte, dönemeçlerin neden önemli olduğuna değinecek, evrimsel süreçte bu dönemeçlerin ("köşebaşı taşlarının") var olmasının sebeplerini derinlemesine analiz etmeye ve herkesin anlayacağı bir dilde sunmaya çalışacağız. Kısaca, canlılığın başlangıcından beridir sürmekte olan ve şimdiye kadar 3.8 milyar yılın geride bırakıldığı upuzun zaman dilimine mümkün olduğunca detaylı bir göz atacağız. Umuyoruz ki yazılarımızın bu kısmı tüm okurlarımıza faydalı olacaktır.

Bu dizimizin ilk yazısı olarak bu makalemizde ise size hiçbir ön bilgi vermeden,

Sadece bir zaman çizelgesi vereceğiz. Bu çizelge, evrimsel sürece genel olarak baktığımızda ne gibi köşe taşları gördüğümüzü, Dünya üzerindeki canlılığın 3.8 milyar yıl öncesinden bugüne kadar ne gibi süreçler ve önemli basamaklardan geçerek bugünlere geldiğini aktarmaya çalışacağız. Bu yazımızın faydalı olacağını düşünüyoruz, çünkü eli altında bu makalemizi bulunduran bir şahıs, kolaylıkla Evrim Tarihi'ne hakim olabilecek, önemli detayları gözden kaçırmayacak ve gerektiğinde, başı sıkıştığında kolaylıkla akıl almaz derecedeki büyük zaman dilimlerinde yolculuğa çıkabilecektir. Yazımızı mümkün olduğunca sade, bir o kadar da detaylı hazırlamaya çalışacağız. Bundan kastımız şudur: Evrim tarihinin "kısa bir özeti"ni vermek çok güç, çünkü bahsettiğimiz süreler, öyle elle tutulur zaman birimleri değil: milyon yıllar, milyar yıllardan bahsediyoruz. Ancak yine de olabildiğince zaman çizelgemiz açısından birincil olmayan bilgilerden arındırmaya çalışacağız. Öte yandan, gereken bütün bilgileri de vermeye çalışacağız; bu sayede hiçbir önemli noktanın atlanmamasını hedefleyeceğiz.

Bazı Giriş Tanımları ve Terimler

Tarihlerin belirtilmesinde kullanacağımız kısaltmaları belirtelim:

SI (Uluslararası standartlar) birim sisteminin dikte ettiği üzere "." ile ayrılmış sayılar binlik basamakları göstermektedir. "," ile ayrılmış sayılar ise ondalıklı sayılara denk gelmektedir. Yani "bin" sayısı "1.000" şeklinde yazılmaktadır. "Üç buçuk" sayısı "3,5" şeklinde yazılmaktadır. "Bin yirmi beş buçuk" sayısı ise "1.025,5" şeklinde yazılmaktadır.

Ayrıca kısaltmalara bakacak olursak, "milyon yıl önce" kalıbı yerine MYÖ kısaltması kullanılacaktır. Yabancı kaynaklarda bunun yerine "megaannum" (mega yıl, milyon yıl) anlamına gelen Ma kısaltması kullanılabilmektedir. Ayrıca yabancı kaynaklar "bin yıl" kavramı için Ka (kiloannum) kısaltmasını kullanmaktadırlar; ancak biz bunu kullanmayacağız.

Ne yazık ki Türkçe jeolojik çağların isimlendirilmesi açısından son derece sınırlı olduğu için, jeolojik evreleri İngilizce olarak yazacağız. İngilizcedeki "supereon", "eon", "era", "period", "epoch", "age" kelimelerine karşılık Türkçede sadece "zaman", "dönem", "çağ" ve "periyot" bulunduğu için ve bunların sınırları terminolojik olarak belirlenmediği için, birbirlerinden ayırmak zor olabilmektedir. Burada bilinmesi gereken, en üst düzey jeolojik zaman aralığının "supereon" olduğu, ondan sonra ise sırasıyla "eon", "era", "period", "epoch" ve "age" terminolojilerinin geldiğidir.

Son olarak, zaman dilimlerinin büyüklüğünün anlaşılmasını hedeflediğimiz için, dikkatten kolayca kaçabilecek "milyar" kelimesi yerine "bin milyon" kalıbını kullanacağız. Yani "4 milyar" sayısını "4 bin milyon" şeklinde belirtecek, "4.000 milyon" şeklinde yazacağız. Bu yüzden sizden istediğimiz, yazıya başlamadan önce sadece "yüz bin yıl" gibi göreceli olarak küçük bir zaman diliminin ne kadar devasa olduğunu düşünmeniz, sonrasında ise önce "milyon yıl", sonra "on milyon yıl", sonra da "milyar yıl" gibi kavramların ne anlama geldiğini irdelemeye çalışmanızdır. Lütfen 1.000 yılın bile ne kadar uzun olduğunu tam olarak idrak etmeden ve bu zaman dilimine neler sığabileceği üzerinde en azından 5-10 saniye boyunca düşünmeden bu yazıyı okumaya devam etmeyiniz. Çünkü bahsedeceğimiz zaman dilimlerinin büyüklüğünü anlamadan, evrimi anlamanız imkansız olacaktır. Dolayısıyla bu noktada bir dakikalığına durun, ömrünüzdeki yıl sayısını, bir asırda olan siyasi, ekonomik, ekolojik, vb. olayları, son milenyum içerisinde olan olayı bir düşünün. Sonrasında 1 milyon yılın, 10 milyon yılın, 100 milyon yılın ne demek olduğu üzerine biraz kafa yorun. En sonundaysa, 1 milyon yılın evrim için "göz kırpma süresi" kadar olduğu gerçeği üzerinde düşünün. Tüm bu devasa zaman dilimleri karşısında kalbiniz üzerinde bir ağrı, bir sıkışma hissettiğiniz anda bu yazıyı okumaya devam edin. Ancak bu noktadan sonra gerekli verimi alabileceğinize inanıyoruz.

Umarız ki tüm okurlarımıza faydalı bir çalışma olacaktır. Daha fazla sözü uzatmadan zamanın büyüleyici derinliklerine hep birlikte dalalım:

Evrim Tarihi'nin Büyük Zaman Çizelgesi

Hadean Eon: 4.600-3.850 MYÖ

4.600 MYÖ: 

Dünya gezegenini oluşturacak toz kütleleri Güneş etrafında dönen "birikim diski" adı verilen yapıyı oluşturmuştur. Günümüzden 4.6 milyar yıl öncesindeyiz. Açık halde yazacak olursak, 4.600.000.000 yıl öncesinde. Bu zaman dilimine, bu makalenin potansiyel okurlarının ortalama ömürlerinden (~80 yıl) tam 57.500.000 (57 buçuk milyon) tane sığmaktadır. Birçoğumuzun dedemizin babasını, yani 2 nesil öncesini tanımadığımız düşünülürse, 57.5 milyon neslin ne demek olduğu anlaşılacaktır. Üstelik aslında nesil ömre göre değil, üreme çağına göre hesaplanır. Dolayısıyla, insanın ortalama üreme yaşını 20 alacak olursak, eğer ki insanoğlu son 300.000 yıldır değil de 4.6 milyar yıldır var olsaydı, toplamda 230.000.000 (230 milyon) nesil geçerdi. Hatırlayamayacağınız kadar uzun olabilen 2 nesle karşılık, 230 milyon nesil... Tüm bu girizgahı, ne kadar devasa bir zaman diliminden bahsettiğimizi özenle vurgulamak için vermek istedik. İşte bu noktada, gezegenimizin oluşmaya başladığını görmekteyiz. Devam edelim:

4.570 - 4.567,17 MYÖ:

 Verilen bu zaman aralığında, Dünya'nın gaz ve toz bulutu halden, katı bir hale geçerek gezegenleşmesi yaklaşık 3 milyon yıllık bir zaman almıştır. Bu süre zarfında fizik yasaları etkisi altında bir merkez etrafında dönen toz parçaları giderek birbirlerine "kaynamış", önce büyük taşlar ve kayalar, sonra devasa kaya kütleleri, en son olarak bunların kaynaşması sonucu ise gezegenimiz Dünya oluşmuştur. Bu süreçte ve sonrasında Dünya'nın sıcaklığı aşırı derecede yüksektir.

4.533 MYÖ:

 Muhtemelen Dünya'ya çarparak Dünya içerisine kaynayan Theia gezegeni sebebiyle Dünya'dan dev bir parça koparak Ay'ı oluşturmuştur. Bu oluşum da tek seferde olmamış, tıpkı Dünya'nın oluşumu gibi öncelikle Dünya'dan kopan parçalar bir araya gelerek dev kütleleri oluşturmuş, bunların bir araya gelmesiyle de bir gezegen uydusu olan Ay oluşmuştur. Ay'ın oluşumu sayesinde Dünya'nın merkezi dönmesi belli bir düzene kavuşmuştur. Bu durumun, Dünya üzerinde canlılığın başlamasında önemli rol oynadığı düşünülmektedir. Ay'ın tam olarak nasıl oluştuğu bilinmiyor olsa da, bu ön-gezegen çarpışması en muhtemel olasılıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

4.404 MYÖ: 

Dünya üzerinde oluştuğu tespit edilen ilk mineral olan Zircon'un oluştuğu zaman.

Zirkon...

Zirkon...

4.100 MYÖ: 

Dünya'nın yüzeyi katı bir taban oluşturacak kadar soğumuştur. Bu süreçte atmosfer ve okyanusların oluşumu başlamıştır. Miller-Urey Deneyi ve modern versiyonlarında gösterildiği üzere poliaromatik hidrokarbonların birikimi başlamıştır. Bunun haricinde derin okyanus plakalarında demir sülfidin sentezi sonucunda RNA'nın ilk oluşumu için gerekli tüm ortamlar sağlanmıştır ve daha önceki yazılarımızda açıkladığımız üzere öncelikle ribozim benzeri bir yapı oluşmuş, sonrasında günümüzde bildiğimize benzer bir RNA oluşumu gerçekleşmiştir.

4.030 MYÖ: 

Dünya üzerinde oluştuğu bilinen ilk kayanın oluşumu.

4.500 - 3.500 MYÖ: 

Cansız maddelerin fizik ve kimya yasalarının etkisi altında sürekli deneme-yanılma ve eleme-seçilim mekanizmaları sonucunda canlılığın ilk adımı olarak görülen koaservatların 4.500 milyon yıl kadar önce oluşmaya başladığı düşünülmektedir. Ancak bu koaservatların sabit bir yapıya kavuşmaları 400 milyon yıl kadar almış ve günümüzden 4,1 milyar yıl öncesine denk düşmüştür. Bununla da kalmamış, koaservatların evrimi prokaryotların ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu sürecin 3.9-3.8 milyar yıl kadar öncesine gittiği düşünülmektedir. Fakat yine başarılı ve dengeli prokaryotik hücrelerin evrimi için 300 milyon yıl kadar bir süre gerekmiştir. Bu da, günümüzden 3,5 milyar yıl öncesine denk düşer. İlk canlının ne zaman evrimleştiği kesin olarak bilinemese de, elimizdeki zaman aralıkları burada verdiğimiz zaman dilimlerine işaret etmektedir. Muhtemelen ilk canlı 3.9 milyar yıl kadar önce cansızlıktan evrimleşmiş; ancak yeterli bir popülasyona erişilmesi 3.6-3.5 milyar yıl önce mümkün olabilmiştir. Konunun detayları Abiyogenez yazı dizimizde verilmiştir.

Koaservat benzeri yapılanmalar...

Koaservat

Benzeri yapılanmalar...

3.900 MYÖ:

 Dünya üzerine düşen meteorların sayısının en yüksek değere ulaştığı Geç Bombardıman Dönemi'dir. Bu bombardımanlar canlılığın oluşumunu oldukça ötelemiş, sadece deniz diblerindeki göreceli olarak güvenli volkanik bacalarda bulunan koaservatlar ve ilkin prokaryotik yapılar hayatta kalabilmişlerdir. Bir diğer görüşe göre ise bu dönemde canlılık Dünya'ya uzaydan gelmiştir. Yani bir başka gezegende başlayan hayat, meteorlarla prokaryotik yapılar olarak Dünya'ya taşınmış ve burada yayılmıştır. Bunlardan Dünya üzerinde başlangıç şimdilik daha muhtemel gözükmektedir.

Archean Eon: 3.800-2.800 MYÖ

3.800 MYÖ: 

Bildiğimiz anlamıyla en eski prokaryot ataların evrimleştiği dönem. Bu dönemdeki tüm canlılar tek hücreli, prokaryotik ve kemo-ototrof canlılardı. Yani hepsi Dünya üzerinde o dönemde bolca bulunan Karbondioksit gazını karbon kaynağı olarak tüketiyor ve bünyeleri içerisinde inorganik materyallerle oksitleyerek kimyasal enerjiye dönüştürüyorlardı. Bilinen en eski mikrofosiller bu döneme aittir. Yani bu tarihe ulaştığımızda, artık gezegen üzerinde canlılık bulunduğundan eminiz.

3.600 - 3.500 MYÖ: 

Günümüzdeki bütün canlıların yaşamış olan son evrensel atasının yaşadığı dönem. Bu canlıya evrimsel biyolojide son ortak ata veya evrensel ortak ata adını veriyoruz. Türkçede tam bir ayrım olmasa da, İngilizcede günümüzde an itibariyle var olan tüm canlıların ortak atası anlamında cenancestor terimi kullanılmaktadır. Bu, evrensel ortak atadan farklı olarak düşünülebilir. Çünkü evrensel ortak ata, yok olmuş tüm canlıların da ortak atasıdır, ilk canlıdır (koaservatlardan şu anda net olarak bilmediğimiz bir tanesi). Ancak bu evrensel ortak atadan dallanan kollardan sadece bazıları günümüzdeki çeşitliliğe doğru evrimleşmiş, diğerleri yok olmuştur. İşte günümüzdeki çeşitliliğe evrimleşecek olan son ortak ataya "senansestör" adı verilir. Bu ortak ata, 3.5 milyar yıl kadar önce yaşamıştır. Burada "son" denmesinin sebebi, günümüzden geriye doğru gittiğimizde ulaştığımız son ata olmasındandır. Normalde, zamanda ileriye doğru giderken karşılaşılan "ilk" ortak atadır. Bilinmesi gereken, bu canlının popülasyonunun dört bir yönde evrimleşmesi sonucunda ve tabii ki sonrasında gelen sayısız dallanma sebebiyle günümüze kadar var olmuş, var olan ve var olacak tüm canlıların evrimleşebilmiş olmasıdır. Bu dönemde ayrıca prokaryotik canlılar glikoliz denen bir tepkimeyi evrimleştirerek eski döneme göre daha verimli bir enerji üretme yöntemi geliştirirler. Bu dönemde zorunlu olarak oksijensiz sürdürülen metabolizma içerisindeki glikoliz, az miktarda; ancak eskisine göre daha kararlı ve bol miktarda enerji üretimini sağlamıştır. Bu yöntemde, o döneme kadar çevrede bolca üretilmiş glikoz hücre içerisinde kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca bu dönemde prokaryotlar içerisinde büyük bir türleşme meydana gelmiş ve bakteriler ile arkeler birbirinden ayrılmıştır. Son olarak, bu dönemde fotosentezin en ilkin versiyonları evrimleşmiştir. Bu tip fotosentezde oksijen üretilememektedir. Fotosentez yapan canlılar proton akışını kullanarak besin üretebilmektedirler; ancak bu işlem sonucunda henüz oksijen üretilememektedir.

3.200 MYÖ:

 İlk stromatolitlerin oluştuğu dönemdir. Stromatolitler, katmanlar halinde siyanobakterilerin yığılması sonucu oluşan kayalık benzeri yapılardır. Bugün bilinen en eski makrofosiller bu döneme aittir. Aşağıda en eski stromatolitlere ait fosiller gösterilmektedir.

Stromatolit örneği...

Stromatolit örneği...

3.000 MYÖ: 

Bildiğimiz anlamıyla fotosentez yapabilen ilk siyanobakterilerin evrimi bu dönemde gerçekleşmiştir. Bu canlılar, atalarından aldıkları fotosentetik özelliği bir adım öteye götürerek bünyelerinde bulunan su moleküllerini kimyasal bir araç olarak kullanabilmeyi başarmışlardır. Bu sayede ilk defa oksijen üretilmeye başlanmıştır. Bu oksijen okyanuslardaki çözünmüş demiri oksitleyerek ilk demir madeninin oluşmasını başlatmıştır. Fotosentez sebebiyle atmosferdeki oksijen düzeylerinde yavaş yavaş artış gözlenmeye başlanmıştır. O dönemde yaşayan ve oksijenin yakıcı etkisine adapte olmayan bakteriler için oksijen bir zehir etkisi yaratmış ve neredeyse tamamının ölümüne ve yok olmalarına sebep olmuştur. Bu dönemde Ay halen Dünya'ya çok yakındır ve bu sebeple 300 metreye varan gel-gitler oluşmaktadır. Dünya'daki atmosferik koşullar halen ciddi derecede kaotiktir ve sürekli fırtınalar yaşanmaktadır. Bu karmaşık etkiler, evrimsel sürecin hızlanmasına sebep olmaktadır.

Proterozoic Eon: 2.500-542 MYÖ

2.500 MYÖ: 

Büyük Oksitlenme Olayı olarak jeoloji tarihine geçen olay, siyanobakterilerin sayısının aşırı artmasıyla bu dönemde başlamıştır. Bantlı demir oluşumları bu dönemde meydana gelmiştir. Aşağıdaki grafikte, oksijen seviyelerinin bu dönemdeki artışı gösterilmektedir.

2.050 MYÖ: 

Atmosferin ilk defa oksijen yoğunluklu bir hal aldığı dönemdir. Dünya bu zamanda ciddi göktaşı çarpmalarına maruz kalmıştır (Vredefort ve Sudbury bölgelerinde görülen çarpmalar). 

2.000 MYÖ:

 Akritark adı verilen çok önemli bir fosil grubunun oluştuğu ve ciddi miktarda yaygınlaştığı bir dönemdir. Akritarklar genellikle asit içerisinde çözünmeyen, her türlü küçük yapılı organik yapıya verilen genel isimdir. Örneğin yeşil alglerin oluşturdukları kist yapılarının fosilleri, yumurta kabuğu fosilleri ve benzerleri bu fosil kategorisine girer. Bu fosiller, canlıların evrimsel geçmişleri hakkında çok önemli bilgiler vermektedir.

1.850 MYÖ: 

Prokaryotik canlılardan ilk defa ökaryotik tek hücreli canlılar evrimleşmiştir. Ökaryotlar, zar yapılı organellere sahip, çekirdek zarı bulunan, prokaryotlara göre daha gelişkin yapıdaki hücrelerdir. Bu hücrelerin, iki prokaryottan birinin diğerini endositoz yoluyla "yemesi ancak sindirememesi" sonucu evrimleştiği düşünülmektedir. Daha fazla bilgi için Endosimbiyotik Teori ile ilgili yazımıza göz atabilirsiniz. Aşağıda, bu döneme ait ökaryotik canlı fosilleri gösterilmektedir.

İlk ökaryotlara dair bazı iz fosilleri...

İlk ökaryotlara dair bazı iz fosilleri...

1.800 MYÖ: 

Ökaryotik canlıların ilk büyük alemi olan protistalar evrimleşmiştir.

Protistalar hem hayvanların, hem bitkilerin evriminde önemli bir köşetaşı rolü oynayacaktır.

1.400 MYÖ: 

Denizler ciddi şekilde fotosentetik canlılar tarafından işgal edilmiştir. Stromatolitlerin çeşidi ve sayısı akıl almaz derecede artmıştır. Yeşil algler tüm denizlere yayılmışlardır. Tüm bunlar, Dünya'daki toplam oksijen üretimini binlerce kat arttıran unsurlardır.

1.200 MYÖ: 

Amitoz Bölünme ile Mitoz Bölünme'nin tam olarak ne zaman ayrıştığı saptanamamıştır; ancak Mayoz Bölünme'nin, yani Eşeyli Üreme'nin ilk defa bu dönemde evrimleştiği bilinmektedir. Bu da evrimin hızını katlayarak arttıracaktır. Aynı zamanda bu dönemde ilk çok hücreli organizmalar evrimleşmeye başlamıştır. Buradan da görüleceği üzere çok hücreli canlıların evrimini Kambriyen Patlaması'na sığdırmaya çalışmak bilimsel bir hata olacaktır. Elbette, bu dönemde oluşan çok hücreliler karmaşıklık bakımından oldukça kısıtlıdır ve bu dönemde ilk defa çok hücreli kırmızı algler evrimleşmiştir. Ayrıca bu dönemde, kıta kayması sonucunda Rodinia adı verilen bir süper-kıta oluşmuştur. Bu, bilinen en eski süperkıtadır. Süper-kıta, Dünya yüzeyi üzerinde, okyanus seviyesinin üzerinde olan tek bir dev kıta kütlesi demektir. Bu kıta haricinde ciddi bir büyüklüğe sahip hiçbir kara parçası bulunmaz.

Rodinia Süperkıtası ve Parçaları... Günümüzdeki bazı önemli şehirler ve bölgeler de bu antik kıta üzerinde gösterilmektedir.

Rodinia Süperkıtası ve Parçaları...

Günümüzdeki bazı önemli şehirler ve bölgeler de

Bu antik kıta üzerinde gösterilmektedir.

1.100 MYÖ: 

En ilkin dinoflagellatlar evrimleşmiştir. Bu canlı grubu, hayvanların evrimi açısından çok büyük bir öneme sahiptir ve bu grubun içerisindeki türleşme sonucunda bildiğimiz anlamıyla hayvanlar evrimleşmeye başlayacaklardır.

1.000 MYÖ: 

Rodinia süper-kıtası halen varlığını korumaktadır. İlk çok hücreli ökaryotlara ait iz fosilleri bu döneme aittir. Ayrıca dinoflagellatlara ait akritarklar bu dönemde yaygınlaşır, bu da dinoflagellatların ciddi şekilde çeşitlendiğine işaret etmektedir. Ayrıca bu dönemde ilk defa Vaucheria cinsi alglere rastlanır ki bunlar okyanus tabanlarında önemli bir çevre unsurudur. Denizel hayvanların evriminde ve özellikle beslenmelerinde, oksijen alımlarında büyük rol oynamıştır.

900 MYÖ:

 Çok hücreli canlıların sayısında bu dönemde artış görülmektedir. Bu artış ve çeşitlenme 200 milyon yıl boyunca sürecektir. Ayrıca bu dönemde hayvanlara ait özellikleri taşıyan dinoflagellalılar evrimleşmişlerdir. Bu canlıların, hayvanlar aleminin en ilkin üyelerinden olan süngerlerin atası olduğu düşünülmektedir.

850 MYÖ: 

Muhtemelen bu dönemde Dünya bir "kartopu Dünya" evresine girmiştir. Yani Dünya'nın tamamına yakını buzullar altında kalmıştır. Bu dönemde de halen çok miktarda fosile rastlanmaz; ancak döneme ait bilgi verecek kadar fosil elimizde mevcuttur. Ancak bu kartopu Dünya olayının çeşitliliği ve evrim hızını arttdığı veya azalttığı konusunda bir uzlaşmaya varılamamıştır. Kartopu Dünya durumu 220 milyon yıl kadar sürecektir. Bu dönemde Rodinia süper-kıtası parçalanmaya başlar. Aşağıda bu döneme ait bir bilgisayar simülasyonu sonuçları görülmektedir:

850 milyon yıl önce Dünya... Kıtaların konumlarının tamamen farklı olduğuna dikkat ediniz.

850 milyon yıl önce Dünya...

Kıtaların konumlarının tamamen farklı olduğuna dikkat ediniz.

750 MYÖ: 

Melanocyrillium cinsi ilk protozoalar evrimleşmeye başlarlar. Bu, hayvanların evrimine atılan ilk kritik adımdır. Protozoa, adı itibariyle "ilkin-hayvan" demektir.

630 MYÖ:

 Kartopu Dünya sona erer. Ancak bu süreçteki zorlu koşullar birçok fosilin de beraberinde yok olmasına sebep olur. Bu yüzden, bu döneme ait elimizde az fosil bulunduğu düşünülmektedir. Bu gerçek, evrime karşıt kitleler tarafından sanki bu dönemde hiç evrim gerçekleşmemiş gibi lanse edilmektedir. Halbuki bu zorlu döneme rağmen halen elde bu döneme ait yeterli sayılabilecek bilgi mevcuttur.

600 MYÖ:

 En ilkin sünger benzeri hayvanı andıran çok hücreli canlıların bu dönemde evrimleştiği düşünülmektedir. 

580 MYÖ: 

Kartopu Dünya'nın sona ermesiyle birlikte fosilleşme oranlarında artış görülmektedir. Bu sebeple, bu dönemden önceki 300 milyon yıllık zaman diliminde evrim geçirmiş canlıların fosillerine bol miktarda ulaşabilmeye başlarız. Bu fosiller, artık net bir şekilde, çok hücreli, daha karmaşık yapılı hayvanların evrimini göstermektedir. Yani Kartopu Dünya, evrimsel geçmişimizde bir karanlık dönem yaratmaktadır. Ancak noktaları birleştirmek, Evrimsel Biyoloji'yi anlamış bir insan için oldukça kolaydır. Zaten hayvanların karmaşıklaşması sadece bu döneme has bir olay değildir ve kısa bir sürede olmamıştır. Ediakaran Biyotası olarak anılan bu karmaşık yapılı fosillerin evrimi, bu dönemden itibaren 40 milyon yıl daha sürmüştür. Ayrıca bu dönemden önce de 300 milyon küsür yılllık bir zaman diliminin bulunduğu unutulmamalıdır. Bu zamanlarda ilkin sölenterler evrimleşmeye başlamışlardır. Bu, hayvanların gerçek anlamda evrimleşmeye başladığı ilk dönem olarak görülebilir.

560 MYÖ: 

Bu dönemde ilk mantarlara rastlanmaktadır. Aşağıda, bu mantarların fosillerine ait bir örnek görülmektedir.

550 MYÖ:

 Atmosferdeki oksijen oranları ciddi miktarda artmaya başlar ve bu dönemlerde, günümüzdeki değerinin üstüne çıkmaya başlar. Bu süreçte atmosferin üst tabakalarına yükselen oksijen gazı yüksek gama ışınları etkisi altında Dünya koşullarında kararsız olan ozon gazına dönüşür ve bu sayede ozon tabakası oluşmaya başlar. Ozon tabakası yüksek radyasyonu engeller ve böylece canlılar okyanus dipleri ve denizlerden, karalara çıkma şansını bulurlar. Zira ozon tabakası öncesinde okyanus yüzeyinin 200 metre kadar altından başlayarak tüm karalar ve hava, yüksek miktarda radyasyona maruz kalmaktaydı. Ancak deniz yüzeyinin 200 ila 1000 metreden aşağısına radyoaktif ışınlar inememektedir ve bu sayede oralar daha güvenlidir; bu döneme kadar canlıların yaşam alanı olmuştur. Bu dönemde taraklıgiller, süngerler ve anthozoalar (resifler ve anemonlar) evrimleşmeye başlamıştır. Ayrıca yassı solucanlar da evrimleşerek beynin ilk örneklerine rastlanmaya başlamıştır. Ayrıca yassı solucanlar çift yönlü simetrinin ilk örneklerini göstermeye başlayan, oldukça ilkin bir hayvan grubudur. Böylece Hayvanlar Alemi iyice çeşitlenmeye başlamıştır.

Phanerozoic Eon: 542 MYÖ - Günümüz

Paleozoic Era: 542 - 251 MYÖ

542 MYÖ:

 "Kambriyen Patlaması" olarak bilinen bu dönem, aslında bilimsel anlamda sadece bir geçişi ifade etmekle birlikte, kimi kitle tarafından çarpıtılarak lanse edilmektedir. Bu konudaki ilgili yazımızı okuyabilirsiniz. Kısaca açıklamak gerekirse, bu dönemde canlıların fosillerindeki çeşitlilik ciddi miktarda bir artış göstermiş ve artık oldukça karmaşık bir ekosisteme ulaşılmıştır. Güncel analizler, bu hızlı çeşitlenme döneminin o kadar da anormal ya da şaşılacak bir olgu olmadığını göstermektedir. 

540 MYÖ: 

Palamut solucanları bu dönemde evrimleşmeye başlamıştır. Bu canlıların diğer solucanlardan çok daha ileri düzeyde olduğu bilinmektedir. Böylece hayvanlar adına önemli bir atılım yapılmış olur. Dolaşım sistemi karmaşıklaşmaya başlamıştır. Bu solucanların solungaç benzeri yarıklardan hava aldıkları bilinmektedir. Bu canlıların kimi zaman omurgasızlar ile omurgalılar arasında bir geçiş olduğu söylenir.

535 MYÖ:

 Okyanuslardaki ana çeşitlenme ciddi miktarda artmıştır. Kordalılar'ın ilkin örnekleri, omurgasızlar (trilobitler ve kabuklular), derisidikenliler, yumuşakçalar, kolsubacaklılar, foraminiferler, radiolarianlar gibi dev hayvan gruplarının ilkin örnekleri evrimleşmiş ve çeşitlenmeye başlamıştır. Aşağıda, bilinen en eski kordalı fosillerinden olan Pikaia gracilens gösterilmektedir.

Pikaia gracilens

Pikaia gracilens

530 MYÖ: 

Karalardaki ilk hayvan izlerine rastlanmıştır; ancak hiçbirinin uzun soluklu bir şekilde karaya çıkabildiği düşünülmemektedir. Bu fosiller, daha çok kıyı bölgelerde ve keşif amaçlı denemelere ait gibi gözükmektedir. Zira bu durum, evrimsel sürecin ne kadar yavaş ilerlediğini göstermektedir. Muhtemelen bu hayvanlar, karalarda görülmeye başlayan bitkileri yemek üzere, bol besin kaynağına sahip olan ve hiçbir avcının bulunmadığı karalara yönelmişlerdir. Ancak morfolojileri onların karalarda kalmalarını oldukça kısıtlamaktadır. Ayrıca bu dönemde tüm kordalılar ile omurgalıların atası konumunda olan ikonik bir tür olarak görülen Pikaia çeşitlenmeye başlamıştır (yukarıda fosil örneğini vermiştik). Bu tür, kendisinden sonra gelecek olan birçok canlının evrimine yol açmıştır (Myllokunmingia fengjiaoa, Haikouella lanceolata, Haikouichthys ercaicunensis gibi). Günümüzde bu türün doğrudan soyundan gelen ve bu türe ait bazı özellikleri temsil eden batrak adı verilen canlılar halen bulunmaktadır. 

525 MYÖ:

 İlkin graptolit fosillerinin keşfedildiği zamandır. Bu fosiller kayalar üzerinde ilkel hiyeroglif yazıları gibi izler bıraktıkları için bu ismi almışlardır. İlginç bir şekilde bilim ile alakası olmayan kitleler bu fosilleri "insan çizimi yüz milyonlarca yıl önce vardı" şeklinde lanse edilmekte ve konu hakkında bilgisiz halk kandırılmaya çalışılmaktadır. Bilimden anlamayanların bu işe bulaşması, bu şekilde gülünç sonuçlara da sebep olabilmektedir. Aşağıda bu fosillere bir örnek vermekteyiz.

İnsan çizimini andıran, aslında sıradan fosiller olan graptolit fosillere bir örnek...

İnsan çizimini andıran, aslında sıradan

Fosiller olan graptolit fosillere bir örnek...

510 MYÖ:

 İlk kafadanbacaklıların ve denizel yumuşakçalar olan kitonların evrimi bu döneme denk düşmektedir. Özellikle kafadanbacaklıların evriminde ilk basamak olarak görülen Nautiloidlerin evrimi bu dönemde gerçekleşmiştir.

505 MYÖ:

 Bu hızlı artan çeşitlilik, kendisini belli başlı fosilleşme bölgelerinde göstermektedir. Bunların başında da Burgess Shale adı verilen fosil bölgesi gelmektedir. Bu bölgede, yukarıda açıklanan evrimsel dönüşüm süreçleri net bir şekilde fosillere yansımaktadır. Birbirine çok yakın katmanlarda, çok geniş çeşitlilik görülmektedir. Ancak yine, ne yazık ki daha "1 milyon yıl" ne demek anlayamamış, bilim hakkında bir fikri olmayan kişiler bol bol argüman ürettikleri için, bu fosiller sanki evrime karşıymış gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılmaktadır. Halbuki burada izah ettiğimiz süreci anlamamız, Burgess Shale'ın keşfedilmesi sayesinde olmuştur. Yani bu bölgenin keşfi, Evrim'in anlaşılmasını ve süreçteki eksiklerin tamamlanmasını sağlamıştır. Ancak kimi şahıs ve gruplar bunu anlayabilecek bilgi düzeyinden çok uzaktır.

505 MYÖ:

 Omurgalılara ait en ilkin örneklere bu dönemlerde rastlanmaya başlanmıştır. Çenesiz balıkların ilkin ataları bu dönemde varlıklarını göstermeye başlamışlardır. Bu çenesiz balıkların atalarında (ve çenesiz balıkların kendilerinde) iç iskelet kıkırdak yapılıdır. Çiftler halinde yüzgeçler bulunmaz. Kemikli balıklara giden evrimsel süreçte önemli rol üstlenmektedirler.

500 MYÖ: 

Bu dönemden önceki toplamdaki 350 milyon yıllık süreçte günümüzdeki 12 hayvan şubesinden 9'u evrimleşmiştir. Bu dallanma ve hızlı evrim süreci aslında döngüseldir: Canlıların hızlı evrimi, daha fazla rekabete ve daha karmaşık ilişkilere yol açmış, bu da yine evrimi hızlandıran bir etkiye sebep olmuştur. Bu geçiş dönemini aslında evrimsel süreçte bir "eşiğin aşılması" olarak düşünmek mümkündür. Bu dönemde ilk Kordalılar oluşarak günümüzdeki geniş hayvan gruplarına önemli bir adım daha atılmıştır. Birçok çeşit trilobit, priapulid solucanlar, süngerler, kolsubacaklılar ve daha nicesi evrimleşmiştir. Bir yandan da bu hızlı evrim, canlılar arasındaki vahşi mücadelenin güçlenmesinden dolayı ciddi yok oluşlara sebep olmuştur. Bu dönemdeki atmosferik oksijen miktarı, günümüzdekinin 20-35 katı üzerindedir (günümüzde yaklaşık 385 ppmv olan oksijen bu dönemde 6000 ppmv'ye ulaşmıştır). Bu ciddi oksijen artışı, ilgili yazımızda açıkladığımız gibi çeşitliliğin ana sebebidir.

495 MYÖ: 

İlk konodontlar (planktonik omurgalılar) evrimleşerek hayvanlar alemi açısından bir diğer önemli adım atılmıştır. Aşağıda, bu fosillere bir örnek vermekteyiz. Zaten bu noktadan sonra omurgalılar hızla çeşitlenecektir. Konodontlar notokord sinir şeridine sahip olan önemli bir ara canlı grubudur. Günümüzdeki Konodontlar, görünüş olarak mürenlere benzerler. Atalarında ise bu görünüş pek görülmez, torunlarından çok daha küçüktürler. Günümüzdeki türlerin büyük gözleri ve geniş yüzgeçleri vardır.

Bir konodont örneği...

Bir konodont örneği...

490 MYÖ:

 Karasal bitkilerin karaların tamamına hakim olmaya başlaması bu döneme denk gelmektedir. Bir süredir karalarda az çok bulunan bitkiler, gerekli karasal adaptasyonların bu dönemde tamamlanması sonucunda hızlı bir yayılım sürecine girmişlerdir. Bu süreçte çok geniş karalar bitkiler tarafından, adım adım fethedilmeye başlanmıştır.

485 MYÖ:

 Bu dönemde denizlerdeki çeşitlilik de hızla artmaya devam etmektedir. Artık ilk gerçek omurgalara sahip çenesiz balıklar, kendilerinden önce gelen omurgasızlardan evrimleşmeye başlamıştır. Bu, omurgalıların evrimine atılan ilk adım olmuştur. Omurgalılar daha sonradan balıklar, amfibiler, sürüngenler, kuşlar ve memeliler sınıflarını oluşturacaktır. Aşağıda, en ilkin çenesiz balıklardan olan ve atalarının bu dönemde yaşadığı düşünülen Lasanius cinsi bir çenesiz balığın fosili verilmektedir. Lasanius ise bundan 40 milyon yıl kadar sonra evrimleşecektir.

480 MYÖ: 

Daha önceden evrimleşmiş olan hayvan grupları çok daha fazla çeşitlenerek okyanuslara yayılmışlardır. Artık çift kapaklılar, denizyıldızları ve sistoidler gibi canlıların ataları evrimleşmeye başlamıştır. Bu dönemde antik balıklara ait en önemli gruplardan biri olan Placodermi evrimleşmeye başlar. Bu canlılar çeneli balıkların en ilkin atalarını temsil etmektedirler ve solungaç yarıklarından bazılarının değişimi sayesinde çene oluşumu görülür. Kafa ve karın bölgelerinde zırhlanma görülmesi, bu dönemdeki gittikçe vahşileşen hayatta kalma mücadelesine ait bilgiler verir. Vücudun tamamı olmasa da bir kısmı artık pulludur. Geri kalan kısmı ise çıplaktır.

475 MYÖ: 

Kara bitkilerinin yayılması tamamlanmış, mantarlar da karaları istila etmeye başlamıştır. Ayrıca bu dönemde bir buzul çağı daha sona ermiş, canlılık rahat bir nefes alabilmiştir.

450 MYÖ: 

Karasal omurgalıların ilk olarak evrimleştiği dönem budur. Denizlerden yavaş yavaş çıkmaya başlayan bu ilkin omurgasızlar, günümüz kırkayaklarının (millipedler) atalarını oluşturmaktadır. Aşağıda bu ilkin omurgasız fosillerine örnek verilmektedir. Ayrıca artık denizlerde ilk tam konodontlara ve ekinoidlere rastlanmaktadır. Bunlar yine omurgalılardaki çeşitliliğe giden yolda önemli ara basamaklardır.

İlkin bir omurgasız fosili...

İlkin bir omurgasız fosili...

440 MYÖ:

 İlk gerçek çenesiz balıklar bu dönemde evrimleşmiştir. Heterostraci, Galeaspida ve Pituriaspida olarak anılan bu aileler, artık bildiğimiz balıkların ilk ataları olarak görülmektedir. Balıklar, diğer bütün omurgalıların atası konumundadırlar ve bu gruptan ayrılan bir diğer kol, amfibileri oluşturacaktır.

434 MYÖ:

 Bildiğimiz anlamıyla damarlı bitkilerin karayı işgali bu dönemde başlar. Daha önceden işgal etmiş olan alglerin yerine göl kenarlarında yaşayan damarlı bitkiler gelir. Bu süreçte yine bu türlere mantarlar eşlik eder. Bilim insanları bitkiler ile mantarların bu ortaklaşa kara işgalinin, simbiyotik ilişkilerle kolaylaştırıldığını düşünmektedir. Trilobitler ve yumuşakçaların çeşitliliği daha da artar. Deniz akrepleri denizlerde yayılmaya başlar. Zırhlı çeneli balıklar evrimleşerek denizlere hakim olmaya başlarlar.

420 MYÖ:

 İlk ışın yüzgeçli balıkların evrimi bu döneme rastlar. Bu dönemde araknidler ve akreplerin ataları da evrimleşirler ve karalarda yaşamaya başlarlar. 

410 MYÖ:

 Balıklardaki diş oluşumlarına ilk defa bu dönemde rastlanır. Belki de upuzun yıllar boyunca, tüm nesillere aktarılacak olan bu diş yapısı, canlıların evrimi ve evrimsel ilişkileri açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca bu dönemlerde ilk sölekantlar evrimleşmeye başlar. O dönemlerden beridir günümüzde var olan sölekantların ataları, balıkların evriminde önemli bir köşetaşıdır. 1938'e kadar sölekantların halen torun türlerinin günümüzde yaşadığı bilinmemekteydi. Bitkiler bu dönemde iyice çeşitlenmeye başlar.

395 MYÖ:

 İlk likenler ve kayaotları bu dönemde evrimleşmiştir. Biyoçeşitliliğin artmasıyla birlikte canlılar arasındaki simbiyotik ilişkilerin de gelişmeye başladığı görülür. Ayrıca ilkin mikroböcekler, altıbacaklılar, yaylıkuyruklular ve benzeri omurgasızlar bu dönemde evrimleşerek çeşitlenmeye başlar. Bu dönemde karalardaki ilk omurgalı dört bacaklıların izlerine rastlanır. Böylece omurgalı hayvanların karaları işgali resmen başlamış olur.

390 MYÖ:

 Bu dönemde tatlı sularda yaşayan bazı lop yüzgeçli balıklar, su tabanlarında daha rahat hareket edebilmek adına bacaklara benzer yapılar geliştirmeye başlamışlardır. Panderychthys cinsi olarak bilinen (aşağıda gösterilmektedir) bu canlılar, dört bacaklılar olarak anılan Tetrapodların en ilkin atalarını oluşturacaklardır. Bu canlıların göreceli olarak sığ ve bataklık benzeri tatlısularda evrimleştikleri bilinmektedir. Bu ilkin dört bacaklılarda iki yarımdan oluşan bir beyin, geniş bir ağız ve yukarı bakan gözlere sahip bir yüz bulunmaktadır. Bu canlılar suyun dibinde yaşayarak yukarıyı gözlerler. Ancak suyun dibinde rahat hareket edebilme ihtiyacı, bacakların evrimine sebep olmuştur. Ancak bu bacaklar, aynı zamanda karalara çıkışın da sinyallerini verecektir. Bu canlılarda en ilkin bilek yapılarına rastlanmaktadır.

Panderychthys

Panderychthys

375 MYÖ:

 Tiktaalik isimli cinsin evrimi, sulardan karalara çıkışın başlangıcını göstermektedir. Ancak bu süreç oldukça yaygın bir süreçtir ve on milyonlarca yıl alacaktır. Ancak Tiktaalik'in keşfi, bu çıkışı net bir şekilde belgelemektedir zira bu cins, Panderychyhys ile karalarda yaşayan amfibiler olacak olan Acanthostega cinsi arasında tam bir geçiş formudur. Aşağıda Tiktaalik roseae türünün fosili, çıkarıldığı bölge ve canlandırması yer almaktadır.

Tiktaalik

Tiktaalik

365 MYÖ:

 Soyu tükenmiş bir amfibi olan Acanthostega ilk defa bu dönemde evrimleşir. Amfibilerin en eski atalarından biri olarak görülen bu cins, net bir şekilde ayırt edilebilen uzuvlara sahiptir. Bu cins ve bu cinsten evrimleşen türlerin karalara çıkabildiği bilinmektedir. Hala tam bir bilek yapısı evrimleşmemiştir. Örneğin bu dönemde evrimleşmeye başlayan Ichthyostega cinsinin en ilkin tetrapodlardan olduğu bilinmektedir. Bu canlının balıklar ile amfibiler arasında bir geçiş türü olduğu nettir. Ayrıca bu dönemde henüz amfibilerin evrimi tamamlanmamıştır. Bu tamamlanma, akciğerlerin evrimi ile olacaktır. Bu iki önemli "ara tür", aşağıda verilmektedir.

Acanthostega

Acanthostega

363 MYÖ: 

Karbonifer Dönemi'ne girilmesiyle birlikte artık Dünya'nın kıtaları az çok tanınmaya başlar. Böcekler karaları ve ilk defa havayı işgal ederler. Köpekbalıkları, balıklar arasından sıyrılarak okyanuslardaki besin zincirinin tepesine tımanırlar. Karalar bitkilerle tamamen kaplanır ve tohumlu bitkiler baskın bitki grubu olmaya başlar.

360 MYÖ:

 Balıklardan ayrılan bir canlı grubu, deniz kıyılarında yaşamaya başlarlar ve bu süreçte karalara daha sık çıkılmaya başlar. Denizlerdeki yüksek rekabet, neredeyse hayvanlar açısından bomboş olan kara yaşantısını cazip bir avantaj haline getirmektedir. Bu yüzden karalara daha uzun süreli çıkabilen bireyler avantajlı konuma geçerler. Bu süreçte, balıklardan ayrılan bu kol, akciğerlerin de evrimini mümkün kılarak amfibiler olarak bilinen sınıfın evrimine sebep olur. Amfibiler akciğerlere ve dört bacağa sahip dev bir canlı grubudur ve günümüzde halen yüzbinlerce örneği yaşamaktadır. Ve bu örneklerde de ilkin tetrapodların özellikleri görülmektedir. Ayrıca bu dönemde ilk defa yengeçler ve eğreltiotları evrimleşmiştir. Kara bitki örtüsü tamamen tohumlu bitkilerce domine edilir.

350 MYÖ:

 İlk büyük köpek balıkları bu dönemde evrimleşmiştir. Ayrıca ilk sıçanbalıkları ve asalak balıklar da bu dönemde evrimleşmişlerdir.

345 MYÖ:

 İlkin ağaçlara bu dönemde rastlanır. Trilobitler ve zırhlı agnatlı balıklarda bir düşüş gözükmeye başlar. Bu canlılar, değişen ortam koşullarına diğerleri kadar başarılı adapte olamamaktadırlar. Bu da elenmelerine sebep olmaktadır. 

340 MYÖ: 

Amfibilerde ciddi bir çeşitlenme dönemi başlamıştır. Bu dönemde karalarda çok daha adaptif bir şekilde yaşayabilen bu amfibiler, tür sayısı bakımından da ciddi bir artışa geçmişlerdir. Bunun sebebi, hayvanlar açısından boş sayılacak karaların, amfibilerin çeşitlenmesi için bolca alan yaratıyor olmasıdır. Amfibiler karalarda belli bir süre yaşayabilirler, ancak yumurtlamak için denizlere dönmek zorundadırlar, çünkü yumurtaları henüz kara yaşantısına adapte olmamıştır.

330 MYÖ:

 Paleothyris cinsi ilk amniyot omurgalılar evrimleşmeye başlamıştır (aşağıda gösterilmektedir). Bu türler, artık karalara giderek adapte olmaya başlamış türlerdir. Geçen 10 milyon yıllık süreçte amfibilerin yumurta yapısı da özelleşerek karalarda yavruyu üretebilecek fiziksel yapıyı geliştirmiştir. Ayrıca bu basamak, amfibiler içerisinden ayrılan bu özel kolun sürüngenlere doğru atılan ilk adımıdır. Unutmamak lazım ki tüm amfibiler bu evrimi geçirmemişlerdir; büyük bir kısmı yaşantılarını normal şekilde sürdürmüştür. Ancak bir kol, sürüngenlere giden evrimsel sürece girerek yumurta yapısını özelleştirmiştir.

Paleothyris

Paleothyris

320 MYÖ:

 Amniyotlar içerisinden sinapsidler evrimleşerek sürüngenlerin en önemli gruplarından biri evrimleşmiştir. Bu sürüngenler, vücut sıcaklıklarını ayarlayabilmek için geniş bir yelpaze taşırlar ve bu sayede karaların derinliklerine kadar hareket edebilirler, denizlerden tamamen bağımsızdırlar. Geriye kalan diğer sürüngenler, yani Sauropsidler karaların farklı bölgelerine yayılmaya başlamışlardır. Sürüngenlerin bu dönemde çeşitlendiği görülür.

305 MYÖ: Petrolacosaurus gibi diapsid sürüngenler ilk defa bu dönemde evrimleşmeye başlar. Aşağıda bu türün kemiklerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir model verilmiştir. Bu sürüngenler, günümüzdeki çok çeşitli sürüngenlerin ataları olacak bireylerdir. Bu özel grubun kafatasında iki delik bulunduğu için bu adı almışlardır. Sürüngenlerin en yüksek çeşitliliğe ulaştığı grubu budur. Hatta günümüzde kuşlar bile diapsid olarak sayılmaktadırlar.

300 MYÖ:

 Bildiğimiz anlamıyla sürüngenlerin tüm özelliklerini taşıyan bir canlının evrimleşmesi ancak bu zamana kadar sürmüştür. Hylonomus isimli cins, bilinen en eski tam sürüngendir (aşağıda bir canlandırması verilmektedir). Bundan önceki tüm türlerin ara geçiş türleri oldukları bilinmektedir. Günümüz kertenkelelerine büyük ölçüde benzediği düşünülen bu ilkin sürüngenlerin keskin dişleri olduğu düşünülmektedir. Vücudu bir zırh gibi kaplayan keratin yapısının deride kullanımı ilk defa burada evrimleşir. Sürüngenlerin yaşadıkları ortamlardan ötürü sinir sistemleri de daha gelişir ve 12 kafatası siniri ilk defa bu dönemde evrimleşmeye başlar.

Hylonomus

Hylonomus

280 MYÖ: 

En ilkin kınkanatlı böcekler bu dönemde özelleşmeye başlarlar. Tohumlu bitkiler ve kozalaklı bitkiler çok ciddi bir şekilde çeşitlenmeye başlarlar. Karasal amfibilerdeki çeşitlilik sürer.

278 MYÖ:

 Yepyeni ortamlara adapte olmaya başlayan sürüngenlerin evrimi o kadar hızlı gerçekleşir ki, çok kısa sürede kritik bir dallanma meydana gelir: Sürüngenler içerisinde Diapsidler ve Sinapsidler isimli iki büyük kol oluşur. Diapsidler, günümüzdeki modern sürüngenlere evrimleşecek olan kolken, Sinapsidler memelilerin evrimine giden patikadır. Bu canlı grupları kafataslarındaki boşluklara göre birbirlerinden ayrılmaktadır.

275 MYÖ:

 Memelilerin evriminde çok büyük rol oynayacak olan, tüm memelilerin atası olarak ele alınan Terapsidler, Sinapsid sürüngenlerden ayrılarak yeni bir evrimsel sürece girerler. Bu canlılar, memelilerin birçok önemli özelliğini taşırlar: kıllara sahiptirler, dik durabilirler, vb. Dolayısıyla sürüngenlerden evrimleşecek olan memelilere doğru ilk önemli adım atılır.

251.4 MYÖ:

 İlgili yazımızda ele aldığımız Permiyan-Triyasik Yok Oluşu meydana gelir. O dönemde yaşayan tüm denizel türlerin %90-95'i yok olur. Karalardaki canlılar, bulundukları ortamlar sebebiyle denizdekiler kadar kötü etkilenmezler. Belki bu "siliniş", Evrim hızında ciddi bir artışa sebep olmuş olabilir; ancak canlılığın kendini toparlaması tam 30 milyon yıl sürecektir. O dönemi gösteren bir görsel, aşağıda verilmiştir.

Permiyen-Triyasik Yok Oluşu....

Permiyen-Triyasik Yok Oluşu....

Süreç oldukça uzun olduğu için bu noktada kesmemiz gerekiyor. İkinci kısımda kalınan bu noktadan devam edilecektir. Ancak buraya kadar olan kısımdan bile, canlılığın nasıl kademeli bir şekilde evrimleştiğini ve buna dair ne çok veri olduğunu görebilirsiniz. Üstelik burada ele aldıklarımız, sadece çok önemli olan evrimsel olaylardır. Bunların detaylarına inildiğinde, elimizde ciltlerce kitap çıkaracak kadar evrimsel değişim verisi olduğu görülecektir.

 

EVRİMSEL SÜREÇ

 

2: Evrim Tarihi'nin Büyük Zaman Çizelgesi

(2. Kısım)

Bir önceki bıraktığımız noktadan, hiç lafı uzatmadan Evrimsel Süreç'i takip etmeye devam ediyoruz.

Bir önceki kısma dönmek isterseniz:

Evrimsel Süreç - 1: Evrim Tarihi'nin Büyük Zaman Çizelgesi (1. Kısım)

Mesozoic Era: 251,4 - 65 MYÖ

251.4 MYÖ:

 Bu dönemde, bilim camiasında Mezozoik Denizel Devrimi olarak anılan bir devrim başlar. Bu süreçte denizel canlılardan hareketli olanlar çok ciddi savunma ve saldırı silahları geliştirmeye başlarlar. Bu canlılar, hareket edemeyen, sabit deniz canlıları üzerinde ciddi bir baskı kurarlar. Eskiden çok fazla avcı baskısı hissetmeyen türler, üzerlerinde göreceli olarak kısa bir sürede ciddi bir avcı baskısı hissetmeye başlarlar. Sadece en hızlı ve en kıvrak olan avlar hayatta kalabilirler.

245 MYÖ:

 Günümüz denizlerindeki yunusları andıran, ancak memeli olmayıp sürüngen olan Ichtyosauria ailesi evrimleşmeye başladı. Bu ilginç canlılar, uzun süreler denizlerde köpek balıkları ile birlikte hakimiyet süreceklerdi. Ichtyosaurlar, denizlere dönen, geri evrim geçiren sürüngenlere örnek teşkil etmektedirler.

 

240 MYÖ: 

Gerçek Köpek Dişliler olarak geçen Gomfodont Cynodontlar ile Rhyncosaurlar evrimleşti. Bu canlılar memelilerin de evriminde rol oynayan terapsidler ve diapsidler içerisinde önemli bir köşe taşıdır. Cynodontların evrimi daha uzun yıllar sürecektir.

225 MYÖ:

 Sürüngenler içerisinden ayrılan bir diğer kol ise (öteki bir kolun memelilere doğru gittiğini hatırlayın) ayrılıp farklı bir evrim patikasına girerek ilkin dinozorların, yani, prosauropodların gelişimine sebep oldu. Bu canlıların giderek boyutları sıradan sürüngenlere doğru büyümeye başladı (muhtemelen avcılıktaki başarıları, bol besin kaynakları, vb. sebeplerle), boyunları uzadı, kasları bollaştı ve yerden yükseklikleri artmaya başladı. Bu dönemde ayrıca günümüzde insanlarca "yenilebilir çiftkapaklılar" (midyeler ve diğerleri) olarak sınıflandırılan cardid çiftkapaklıların ataları evrimleşmeye başladı (aşağıda fosil örnekleri verilmiştir). Ayrıca bitkilerin geniş çeşitliliğine katkı sağlayan cycadların, bennettitaleanların ve kozalaklıların türleşmesinde bu dönemde artış görüldü. Ayrıca bu dönemde balıkların günümüzdeki en geniş gruplarından biri olan teleost balıklar bu dönemde evrimleşmeye başlamıştır.

220 MYÖ: 

Açık tohumlu bitkiler evrimleşerek karalara hakim olmaya başladılar. Bitkilerdeki bu uzun süredir süren evrimsel yayınım, otçul hayvanların evrimine hız kazandırdı. Ayrıca bu otçul hayvanların evrimine de yön verdi: Zira bolca besin bulabilen, ancak otlardan aldıkları enerji miktarı çok düşük olan hayvanlar devasa mideler geliştirmeye başladılar. Bu midelerin evrimine paralel olarak canlıların boyutları iyice büyüdü. Özellikle de dinozorlara giden kolda gerçek bir büyüme başladı. Otçul dinozorlardaki bu büyüme hızla etçillere de yansıdı. Büyük dinozorları devirebilmek için avcıların da büyümeleri gerekti ve üzerlerinde bu şekilde bir seçilim baskısı oluştu. Bu süreçte ilk sinekler böcekler içerisinde, ilk kaplumbağalar da sürüngenler içerisinde evrimleşmeye başladılar. Memelilerin evriminde ciddi rol oynayan Cynodontların evrimi bu dönemde zirveye ulaşmıştır. Bu dönemde artık çene yapıları modern memelileri temsil etmektedir ve muhtemelen bu dönemde yaşayan memeliler, günümüzdeki tüm memelilerin atalarıdır.

215 MYÖ:

 Bildiğimiz ilk memelilere rastlamaya başladığımız dönemdir. Geçmiş birkaç on milyon yıldır sürüngenlerden ayrılmaya başlayan memeliler, artık bildiğimiz özelliklerini yavaş yavaş kazanmaya başladılar. Bilinen ilk memeli örneklerinden biri Eozostrodon isimli bir cinse aittir (türün bir canlandırmasına aşağıda yer verilmektedir). Bu süreçte bazı omurgalıların da yok olduğunu görmekteyiz. Yani tarihsel geçmişte bu dönemden önce görülen bazı omurgalılara, bu dönemden sonra rastlayamıyoruz. Bunun muhtemel sebebi dinozorlardaki büyümeye bazı diğer omurgalıların ayak uyduramamasıdır. Bu dönemdeki memeliler büyük oranda böceklerle beslenen hayvanlardır. Bu dönemde henüz sabit vücut sıcaklığının (sıcak kanlılığın) tam olarak evrimleşmediği düşünülmektedir. Ancak yine de bu canlıların artık daha dar aralıklarda vücut sıcaklıklarını sabitleyebildiklerine dair izler bulunmaktadır. Ayrıca bu dönemde tek açıklıklı memelilerin ilk defa evrimleşmeye başladığına dair genetik izler bulunmaktadır. Ne var ki tek açıklıklı memelilerin evriminin çok uzun yıllar sürmüştür ve asıl üyelerinin bu tarihten milyonlarca yıl sonra ortaya çıktığı bilinmektedir.

200 MYÖ: 

Günümüzde virüs olduğu tartışmasız kabul edilen ilk Geminiviridae kalıntılarına bu dönemde rastlıyoruz. Muhtemelen virüslerin çok daha eski bir tarihi olsa da, bu dönemdeki bulguların virüslere ait olduğundan eminiz. Ayrıca şimdilik virüslerin gözle görülür evrimine bağlı olup olmadığı bilinmeyen bir sebeple bu dönemde bazı karasal omurgalılar ile amfibilerde ciddi bir soykırım olmuştur. Ancak bu yok oluşlardan ötürü bazı diğer canlılara Evrimsel Süreç'te yer açılmış ve ilk zırhlı otçul dinozorlardan olan Ankhylosaurianlar evrimleşmeye başlamıştır. Bu zırhların muhtemel evrim sebebi etçil dinozorlardaki büyümeye karşı, daha da büyüme haricinde bir savunma geliştirebilmektir.

195 MYÖ: 

Bu dönemde ilk kanatlı dinozorlar olarak bilinen pterosaurlar evrimleşmeye başladılar. Bildiğimiz en eski pterosaur (teruzor) olan Dorygnathus cinsinin bu dönemde evrimleştiği düşünülmektedir. Ayrıca Jurassic Park filmlerinden ötürü oldukça aşina olduğumuz devasa boyutlara ulaşan, metrelerce boyna sahip olan Sauropodlar da bu dönemde evrimleşmeye başlamışlardır. Tahmin edilebileceği üzere bu evrim, birkaç on milyon yıl önce başlayan otçul dinozorların irileşmelerinden kaynaklanmaktadır. Ayrıca bu süreçte dinozorların diğer grupları olan kuş-benzeri gagalı dinozorlar (aslında kuşlar ile doğrudan bir alakaları yoktur), heterodontosauridler (diş yapısı bakımından farklılaşmış bir dinozor grubu), fabrosauridler (dinozolardan ayrılan ve farklı bir yöne doğru evrimleşmiş bir kuş benzeri dinozor grubu) ve scelidosauridler (dört ayakları üzerinde yürüyen, hafif zırhlı ve otçul bir dinozor grubu) gibi değişik dinozor grupları çeşitlenerek Dünya'ya yayılmaya başlamışlardır.

190 MYÖ:

 Sürüngenler içerisinde denizlere dönen bir diğer grup olan Pliosaurus cinsi evrimleşmeye başlamıştır (aşağıda fosili verilmiştir). Bu sürüngenlerin dinozorlarla yakın akraba oldukları; ancak dinozor olmadıkları tespit edilmiştir. Bu canlılar, denizlerde yaşamaya adapte olacak şekilde uzuv morfolojileri geliştirmişlerdir. Ayrıca bu dönemde kelebeklerin en ilkin atalarının evrimleştiği düşünülmektedir. Bu dönemde evrimleşmeye başlayan ve türleşmenin görüldüğü diğer canlı grupları hermit yengeçleri, modern denizyıldızlarının ilkin ataları, düzensiz ekinoidler, corbulid çiftkapaklılar, tubiloporlar ve benzerleridir. Bu arada, yine bu dönemde mercan resifleri aşırı derecede çeşitlenerek Dünya'ya iyice yayılmışlardır.

176 MYÖ: 

Yine Jurassic Park'tan aşina olduğumuz, sırt bölgesinde sivri plakalara sahip olan Stegosaurus cinsi evrimleşmeye başlamıştır (aşağıda yer veri. Bu otçul dinozorlar, dinozorlar süperfamilyasının en geniş gruplarından birini oluşturacaklardır.

170 MYÖ: 

Günümüzün en ilkin semenderleri, su kelerleri bu dönemde evrimleşmiştir. Bu zaman diliminde, denizlerde yaşamaya daha yatkın canlıların belli bir avantaj sağladığını görmekteyiz. Bunun sebebi, muhtemelen karasal dinozorların karaların tamamını işgal ederek diğer canlılar üzerinde baskı kuruyor olmalarıdır. Ayrıca bu dönemde dinozorların da denizlere yayıldığını görmekteyiz. Cryptoclidid ve elasmosaurid dinozorlar bu dönemde evrimleşmeye başlamışlardır. Bu iki denizel, uzun boyunlu dinozor grubu uzun yıllar denizlerde hüküm süreceklerdir. Bu dönemde memeliler için de önemli bir evrimsel ayrıma girilmiş, yumurtasız doğum yapabilecek memeliler ve tüm yakın akrabalarının ilk ortak atası olan cladotherian memeliler evrimleşmişlerdir. Bu dönemde, muhtemelen bu hızlı evrime ayak uyduramayan, günümüzden 260 MYÖ kadar ortaya çıkan Cynodontların soyu tükenmiştir. Buna karşılık bu canlılardan boşalan ekolojik niş, yoğun olarak sauropodlar tarafından doldurulmuştur. Bu sebeple de, bu dönemde karalarda devasa dinozorların baş gösterdiği görülmektedir.

165 MYÖ:

 İlkin vatozların denizlerde bu dönemlerde evrimleştiği tespit edilmiştir. Denizlerde hakimiyet süren devasa dinozorlar, balıklar ve diğer canlılardan ötürü deniz diplerinde kamufle olmanın verdiği avantajla bu canlıların evrimleştiği düşünülmektedir. Ayrıca bu dönemde glycymeridid çiftkapaklıların da evrimleştiğini görmekteyiz. Bu canlı grubu da deniz diplerinde kamufle olmayı başarıyla becerebilen bir canlı grubudur.

161 MYÖ: 

Yinlong cinsi gibi en ilkin Ceratopsian dinozorlar bu dönemde evrimleşmiştir. Yine Jurassic Park gibi filmler sayesinde yakından bildiğimiz bu devasa, boynuzlu, otçul dinozorlar uzun yıllar Dünya'da hüküm süreceklerdir.

160 MYÖ: 

İlk plasentalı memeli olduğu bilinen Juramaia sinensis ilk defa bu dönemde evrimlemiş bir memeli türüdür (aşağıda hem fosili, hem canlandırması verilmiştir). Memelilerin dallanmaları bu tarihten sonra gittikçe hızlanarak artacaktır.

155 MYÖ:

 Geçtiğimiz zaman diliminde meydana gelen geniş evrimsel süreçler ve yayınımlar, bazı ufak canlıların da çok ciddi bir çeşitliliğe doğru yönelmelerine sebep olmuştur. Bunların başında şüphesiz böcekler gelmektedir. İlk kan emici böceklerin bu zaman dilimin evrimleşmeye başladığı görülmektedir. Ayrıca resif oluşumunda büyük rol oynayan rudist çiftkapaklılar ile cheliosome bryozoanlar (denizel bir hayvan grubu) bu dönemde ortaya çıkmıştır. Daha da önemlisi, kuşların en eski ortak atası olduğu düşünülen, bazı araştırmalarda ise kuşlara biraz daha yakın bir tür olduğu tespit edilen Archaeopteryx cinsinin bu dönemde evrimleştiği bilinmektedir (meşhur fosillerinden biri aşağıdadır). Memeliler de bu süreçte çeşitli evrimsel yayınımlar gerçekleştirmiş ve çok çeşitli memeliler (triconodontidler ve symmetrodonlar) bu dönemde evrimleşmiştir. Ayrıca stegosauruslar ve terapod dinozorlar (arka ayakları üzerinde durabilen dinozorlar) ciddi anlamda çeşitlenmişlerdir.

130 MYÖ:

 Kapalı tohumlu bitkilerin evrimleşerek hızla yükselişe geçtikleri dönem bu zamanlara rastlamaktadır. Bu çiçekli bitkiler birçok canlının evrimine yön veren bir konumdadırlar. Özellikle böcekler, bu bitkilerle doğrudan evrimsel bir ilişkiye girerek karşılıklı evrimin en önemli örneklerini vermeye başlamışlardır. Ayrıca bu dönemde en ilkin tatlı su kaplumbağaları evrimleşmeye başlamıştır.

125 MYÖ:

 Bildiğimiz anlamıyla en ilkin plasentalı memeliler bu dönemde evrimleşmişlerdir. Eomaia scansoria isimli bir tür bunun güzel örneklerindendir (aşağıda fosili görülebilir). Bu türün ağaçlara tırmanabilen bir fare türü olduğu düşünülmektedir. Ancak elbette günümüz farelerinden oldukça farklıdır.

120 MYÖ:

 Tüm bu süreçler, elbette gözle görülmeyen canlılar alemini de sürekli olarak etkilemekte ve bu evrimden bağımsız olarak kendi evrimsel süreçlerini de sürdürmektedirler. Örneğin, mikroskobik ya da makroskopik olabilen hayvan grupları olan heterokontların ilk defa bu dönemde evrimleştikleri düşünülmektedir. Bu gruba oldukça ilginç yapılara sahip diatomlar ve silikoflagellalıların evrimi dahildir.

115 MYÖ: 

Bu dönemde artık memeliler kendi belirgin özelliklerini kazanma sürecine girmişlerdir. İlk tek açıklıklı memelilerin (ornitorenk gibi) bu dönemde evrimleştiği düşünülmektedir. Bu ayrım noktası memeliler için son derece önem arz etmektedir.

110 MYÖ: 

Dişlere sahip kuşların en yaygın grubu olan hesperornitlerin bu dönemde evrimleştiği düşünülmektedir. Dolayısıyla kuşların evriminde çeşitliliğin gittikçe arttığı bir dönem olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu dönemde en ilkin limopsidlerin, verticordidlerin ve thyasiridlerin (hepsi çiftkapaklı yumuşakçalar gruplarıdır) evrimleştiği görülmektedir. Yani denizlerdeki çeşitlilik hızla artmaya devam etmektedir.

106 MYÖ:

 Yaşamış en büyük terapod dinozor olan Spinosaurus'un bu dönemde ilk kayıtlarına rastlamaktayız.

100 MYÖ:

 Evrim Tarihi'nde arıların ilk ataları bu dönemlerde karşımıza çıkmaktadırlar. Arıların evriminin en kritik sebebi, çiçekli bitkilerdeki birkaç on milyon yıl önce başlayan çeşitlenmedir. Arılar, ekosistem için çok önemli bir role sahip olacaklardır. Ayrıca bu dönemde fareler ile insanların son ortak atasının yaşadığı bilinmektedir; bu tür Euarchontogliria ailesine aittir. Bu türden sonra fareler kendi evrimsel süreçlerine devam ederken, onlardan bağımsız olan kol insanlara doğru gelen evrim sürecine girmiştir. Tabii ki daha çok uzun on yıllar insanlara uzaktan yakından benzemeyecek türler hüküm sürecektir. Ancak bu canlıların nesillerinin farklılaşması, insanların evrimine sebep olacaktır. Fakat bu zamanlara daha çok vardır.

90 MYÖ: 

Denizlere on milyon yıllardır hüküm süren dev sürüngenler olan Ichtyosaurusların soyu hızlı bir şekilde tükenir. Sebepleri halen net olarak bilinememektedir ancak denizlerdeki güçlü ve vahşi mücadele onları yok etmiş olabilir. Bu dönemde en ilkin yılan türlerine ve nuculanid çiftkapaklıların evrimine rastlarız. Ayrıca, böceklerle yaşadıkları karşılıklı evrim sürecinden ötürü kapalı tohumlu bitkiler hızlı bir çeşitlenme sürecine girerler: magnoloidler (manolyalar ve ataları), rosidler (güller ve ataları), hamamelididler (cadı fındığı ve ataları), monocotlar (tek çenekliler) ve gingerler (zencefiller) bu dönemde evrimleşmiştir. Ayrıca bitkilerdeki ve hayvanlardaki bu aşırı çeşitlenme, ilk kenelerin de ortaya çıkmasına sebep olmuş, evrimsel süreçteki parazitizmin hızlanmasına neden olmuştur.

85 MYÖ: 

Günümüzden 100 MYÖ başlayan farelere giden kol ile insanlara giden kolun ayrılması dönemi, birçok yeni memelinin evrimine sebep olmuştur. Bu süreçte primatların, ağaç sivrifarelerinin ve uçan lemur takımlarının evrimine yol açacak canlılar evrimleşmeye başlamıştır. Primatların en ilkin örneklerini andıran (ancak primat olmayan) canlılar günümüzden 60 milyon yıl öncesine kadar evrimleşmeye devam edeceklerdir. Sonrasında dallanmalar daha da artacaktır. 

80 MYÖ:

 Bu dönemde karıncaların en ilkin atalarının evrimleştiğini görmekteyiz. Karıncalar da şüphesiz canlılık tarihi için çok önemli bir basamak olmuşlardır. Ayrıca son birkaç milyon yılda görüldüğü üzere, canlılar arasında kolonileşme, işbirliği ve iş gücü dağılımı gibi özelliklerin evrimleştiği, memelilerin çeşitlendiği görülmektedir. Çevre etkileri, canlıların davranışları üzerinde de ciddi değişimlere sebep olmaktadır.

70 MYÖ: 

Memeliler, yeni evrimleşen birçok canlıyla etkileşime girerek çeşitliliklerini arttırmaya başlarlar. Günümüzdeki neredeyse her memelinin atası olacak olan çok açıklıklı memeliler ilk olarak bu dönemde evrimleşirler. Bu yeni memeli grubunun en geniş üyelerinden biri kemirgenler olacaktır. Ayrıca bu dönemde yolddid çiftkapaklıların evrimleştiği görülür.

68 MYÖ: 

Otçul memelilerin irileşmesine bağlı olarak onlarca milyon yıldır sürmekte olan "büyüme yarışı", sonunda Tyrannosaurus olarak bildiğimiz dev etçil dinozor cinsinin evrimiyle sonuçlanır (aşağıda bir fosili görülmektedir). Bu dinozor, bilinen en büyük karasal avcı olacaktır ancak çok kısa bir süre hüküm sürebilecektir. Bu cinsin evrimine karşılık birçok av konumuna düşen canlı savunma mekanizmalarını geliştirmek zorunda kalmıştır. Bunların başında, seratosaurusların en bilinen örneği olan Triceratops cinsi gelir. Yine Jurassic Park, bu iki önemli dinozoru ve aralarındaki mücadeleyi güzel bir şekilde aktarmaktadır.

Cenozoic Era: 65,5 MYÖ - Günümüz

65,5 MYÖ: 

10 kilometre çapındaki bir gök taşının bugünkü Meksika civarlarında bulunan Yucatan Yarımadası'na düşmesi üzerine tarihin gördüğü en ciddi kitlesel yok oluşlardan biri yaşanır. Bu yok oluşa Kreatase-Tersiyer Yok Oluşu denir. Bu yok oluş sırasında tüm hayvan türlerinin yarısından fazlası yok olur. Bunlar arasında mosasaurlar, teruzorlar (uçan sürüngenler), pleisaurlar, ammonitler, belemnitler, rudistler, birçok çiftkapaklılar, mikroskobik olarak yaşayan planktonik foraminiferler ve kuşlar haricinde kalan bütün dinozorlar bulunmaktadır. Bu yok oluş, net bir şekilde kuşlar haricinde dinozorların sonunu getirmiştir. Bu da, devasa hayvanlar olan dinozorların yüksek sıcaklık, düşük oksijen ve besin kaynaklarından faydalanamamasıyla kolaylıkla açıklanabilir. Denizlerdeki yaşantı da ciddi bir tehlikeye girmiş, bütün ekosistem alt üst olmuştur. Bu olaylar silsilesini başlatan gök taşı çarpması, aşağıda güzel bir şekilde çizilmiştir.

65 MYÖ: 

Devasa kitlesel yok oluşa ilk cevabı bitkiler verebilmiştir. Kozalaklı bitkiler ve ginkgo (kızsaçı) bitkileri yüksek rakıma sahip bölgelerde hızla yayılmaya başlamışlardır (aşağıda bir ginkgo fosili görülmektedir). Sıcakkanlı ve küçük olan memeliler de, kayalara ve mağaraların derinliklerine saklanarak gök taşı sonrasında gelen volkanik patlamalardan, aşırı sıcaklardan ve sonrasında güneş ışınlarının volkanik gazlarca kapatılmasıyla başlayan aşırı soğuklardan korunmayı başarabilmişlerdir. Ayrıca birçok canlı leşinin oluşmasından ötürü memeliler bolca besin bulabilmeye başlamışlardır. Bu süreçte vahşi ve karşı konulamaz dinozorların yok olması, memeliler için sonsuz bir ortam yaratmıştır. Bu sayede hızlı bir şekilde memelilerin hakimiyeti başlamıştır. Bu dönemdeki primatlar öncesi (proto-primatlar ya da primatomorflar) memelilerin ön uzuvları kavrama becerisi edinmeye başlamıştır. Ayrıca bu süreçte çiftkapaklı hayvanlar da her zaman olduğu gibi ortama en hızlı uyum sağlayan canlılardan biri olmuş ve psammobiid çiftkapaklılar evrimleşmeye başlamışlardır. Ayrıca küçük cüsseleri ve çok derin yuvaları sayesinde karıncalar da bu dönemi hızla atlatabilen bir diğer omurgasız grubu olmuştur.

63 MYÖ: 

Birkaç on ve yüz milyon yıl önce gördüğümüz dinozorlardaki irileşme ve güçlenme savaşı bu defa memelilerde görülmüştür. Etçilliğin avantajlı olmasından ötürü ilk olarak creodontlar gibi etçil memeliler çeşitlenmeye başlamıştır. Bu canlılar, Carnivora olarak anılan grupla ortak bir ataya sahiptir.

60 MYÖ: 

Besin kaynakları genellikle sabit bölgelerde toplandığı ve büyük yok oluşun etkilerinin atmosferde hala sürdüğü dönemlerde, dinozorlardan geriye kalan son izler olan kuşlar arasında, uçamayan kuşlar evrimleşmeye ve çeşitlenmeye başlamışlardır. Buı zamanda, primatların da en ilkin atalarının evrimleşmeye başladığı bilinmektedir. Bu atalar, kemirgen memelilerden ayrılarak evrimleşmiştir. Plasentalı memeliler, etçil memeliler, böcekçil memeliler de bu dönemde evrim hızlarını arttırmışlar ve ciddi bir çeşitliliğe sebep olmuşlardır. Ayrıca uçabilen kuşlar da farklılaşarak yeni yaşam biçimine adapte olmaya başlamışlar, eski devasa boyutlarını yitirerek daha ufaklaşmışlardır. En ilkin baykuş atalarına bu dönemde rastlanmaktadır. Bütün etçil memelilerin atası olacak olan miyasidler bu dönemde halen hayattadırlar.

58 MYÖ:

 İklim giderek normal haline dönmeye başlamıştır. Bu dönemde tropikal bir iklimin hakim olduğu görülür.

56 MYÖ:

 Dönemin en vahşi avcılarından biri olacak olan, uçamayan bir kuş olduğu bilinen Gastornis ilk olarak bu dönemde evrimleşmiştir.

55 MYÖ: 

Modern kuş türlerinin ataları ilk olarak bu dönemde evrimleşmeye başlamışlardır. İlk şarkı söyleyebilen kuşların, papağanların, serçelerin ve ağaçkakanların ataları bu dönemde ortaya çıkmaya başlamıştır. Memeliler, son birkaç milyon yıldır sürdürdükleri hakimiyeti bir adım öteye götürerek denizlere de hakim olmaya başlamışlardır. Tıpkı sürüngenlerin ve dinozorların egemen olduğu dönemde olduğu gibi, memeliler de denizlere dönüş yapmışlardır. Bilinen en ilkin denizlere adapte olmuş balinalardan olan Himalayacetus bu dönemde yaşamıştır. Ayrıca bu dönemdeki memeli çeşitliliği de hızla artmıştır: en ilkin kemirgenler, lagomorflar (tavşanların ataları) ve armadillolar bu dönemde evrimleşmiştir. Ayrıca deniz ineklerinin, fillerin, tek toynaklıların ve çift toynaklıların atalarının bu dönemlerde ortaya çıkmaya başladığı tespit edilmiştir. Milyonlarca yıldır son derece başarıyla hayatta kalabilen, ilerleyişleri büyük yok oluş sebebiyle engellenen, ancak yeniden ortama adapte olmayı başaran kapalı tohumlu bitkiler hızla ekosistemi doldurmaya başlarlar. Ayrıca denizlerde de ciddi miktarda kırılan balık türleri yeniden yükselişe geçip, günümüz modern köpekbalıklarının atalarını oluşturacak olan Carcharodon gibi vahşi bir balık denizlere hakim olmaya başlayacaktır.

52 MYÖ: 

Bu dönemde ilk uçan memelilerin (yarasaların) ataları evrimleşmeye başlamıştır. Bilinen en eski cinslerden biri Onychonycteris isimli bir cinstir (aşağıda gösterilmektedir). Uçan memelilerin evriminin ana sebebinin avcı baskısının artması, ağaçlar üzerinde yaşama adapte olan canlıların düşmeye karşı adaptasyonlar geliştirmesi, vb. sebepleri olduğu düşünülmektedir.

50 MYÖ: 

Gözle görülemeyen hayvan grupları da büyük yok oluşun etkilerini atlatmaya başlarlar. Tüm hayvanların atalarını barındırdıkları bilinen, ancak günümüzde de belli başlı grupları halen var olan dinoflagellalıların bu dönemde en yüksek çeşitliliğe doğru hızla evrimleştiklerini görmekteyiz. Ayrıca nanofosiller olarak adlandırılan bir diğer canlı grubu da hızla evrimleşmeye başlar. Yine çift kapaklılar, hızlı adaptif becerileriyle çeşitliliklerini arttırırlar. Ayrıca gergedanların, tapirlerin ve develerin en ilkin ataları ilk olarak bu dönemde evrimleşmeye başlar.

47 MYÖ:

 Primatların net bir şekilde ayrılmaya başladıkları dönem bu dönemdir. Darwinius masillae türünün fosilleri bu döneme aittir (aşağıda meşhur fosiline yer verilmiştir). Bu tür, lemurlara biraz daha yakın olduğu düşünülmekle birlikte, tüm primatların atası olabilecek türlere en yakın canlılardan biridir ve bu dönemde yaşamıştır. Artık primatların evrimi göreceli olarak hız kazanacaktır.

40 MYÖ:

 Günümüzdeki kelebeklere oldukça benzeyen en yeni atalar bu dönemde evrimleşir. Ayrıca güvelerin ayrımının da net bir şekilde başladığı görülür. Gastornis isimli uçamayan kuş, nişlerin doldurulması ve besin kaynaklarının sınırlanmasından ötürü yok olur. Denizel memelilerin çeşitlenmesi ve güçlenmesi hızlanır: Denizlerde yaşamış en büyük balinalardan biri olan Basilosaurus cinsinin ilk fosil örnekleri bu döneme aittir. Ayrıca bu dönemde primatlar iki büyük kola ayrılmışlardır: ıslak burunlu primatlar (Strepsirrhini) ve kuru burunlu primatlar (Haplorrhini). Islak burunlu maymunlar, maymun ya da insaymun (insansımaymun) olmayan lemurlar ya da tarsiyerler haricindeki birçok prosimiyen primat grubunu içine alır. Kuru burunlu primatlar ise tarsiyerleri, maymunları ve insaymunları içine alan gruptur. Bu dönemde yaşadığı bilinen en ilkin kuru burunlu primat Teilhardina asiatica isimli bir türdür. Bu maymunlardan itibaren C Vitamini üretme yeteneği yitirilir. Dolayısıyla bu gruba dahil olan bir insaymun türü olarak insan da bu işi başaramaz.

37 MYÖ:

 Sahte Kılıç Dişli Kedilerin ataları olan ilk nimravid etçiller bu dönemde evrimleşirler. Ancak bunlar farklı bir evrimsel sürece girerek günümüzdeki kedilerle olan bağlarını çok ilkin dönemlerinde koparırlar.

35 MYÖ: 

Kapalı tohumlu bitkilerden ilk çimenler evrimleşmeye bu dönemde başlar. Bu ufak ama dayanıklı bitkiler çok kısa sürede Dünya'ya yayılmaya başlarlar. Soğuklara dirençli olan ostracodlar ve foraminiferlerin türlerinde belirgin bir artış olur. Ancak bu dönemde karından bacaklılar, sürüngenler ve amfibilerin birçok grubunun soyu tükenir. Bu boşalan alanlar hızla sıcakkanlı ve dirençli memeliler tarafından doldurulur. İlk gliptodontlar (zırhlı memeliler), yer tembelhayvanları, köpeklerin ataları, yabandomuzlarının ataları bu dönemde ortaya çıkarlar. Kuşlar da bu evrimsel süreçte yaygınlaşırlar ve kartallar ve şahinlerin ataları bu dönemde evrimleşmişlerdir.

33 MYÖ: 

Keseli memelilerin ilk ataları bu dönemde farklılaşmaya başlamışlardır. Badjcinus cinsi keselilerin fosilleri bu döneme aittir. 

30 MYÖ: Yengeçler ve ıstakozlarla akrabalığı olduğu bilinen omurgalı hayvanlar olan balanidler bu dönemde evrimleşmeye başlar. Ayrıca Ökaliptuslar ve ataları da ilkin olarak bu dönemde farklılaşan bitkilerdir. Gergedanlarla yakın akrabalığı olduğu bilinen embrithopodlar ve brontothere memeliler bu dönemde yok olmuşlardır. Ancak gergedanlara gidecek olan bir kol hayatta kalmayı başarmıştır. Ayrıca domuzlar ile kedilerin en ilkin ataları bu dönemde yaşamıştır. Bu dönemde primatlarda da önemli bir diğer ayrım meydana gelir. Kuru burunlu primatlar Yeni Dünya Maymunları (Platyrrhini) ve Catarrhini olmak üzere iki büyük dala ayrılır. Yeni Dünya Maymunları uzun kuyruklar evrimleştirirler ve renk körüdürler. Afrika'dan Güney Amerika'ya 700 kilometrelik bir açıklıktan odun ve raft parçaları üzerinde geçtikleri düşünülmektedir. Catarrhiniler ise Amerika ile Afrika ayrılmayı sürdürdükçe Afrika'da kalan gruptur ve insanların evrimi için önem taşımaktadırlar. Bu dönemde, tüm Catarrhinilerin, dolayısıyla da insanların atası olarak yaşamış olan Aegyptopithecus ve Saadanius cinslierne ait fosiller bulunmaktadır.

28 MYÖ: 

Canlıların çeşitlenmesi, tıpkı dinozorlarda da gördüğümüz gibi bir büyüme yarışına sebep olmuştur. Yaşamış olan en büyük memeli olarak görülen Paraceratherium bu dönemde evrimleşmiş bir canlıdır. Aşağıda bir canlandırmasını veriyoruz.

25 MYÖ: 

Memelilerin evrimi bu dönemde de hızlanarak sürmüştür. Catarrhini grubu iki süperfamilyaya ayrılmıştır: Eski Dünya Maymunları ve insaymunlar (Apes). Bu süreçte bu bireyler üç renkli görüş özelliğini evrimleştirmişlerdir. Ayrıca bu dönemde Proconsul isimli bir cins evrimleşmiştir. Bu cinsin catarrhine primatların en eski ortak atası olduğu bilinmektedir. Hem Eski Dünya Maymunları'na, hem de insaymunlara ait özellikler taşımaktadırlar. Proconsul, diş yapısı, dar göğüs yapısı, kısa ön bacaklar ve ağaçlarda geçirilen dört bacaklı bir yaşayış gibi özellikler bakımından Eski Dünya Maymunları'na benzemektedir. Öte yandan kuyruğunun olmayışı, bilek yapıları ve göreceli olarak büyük beyin/vücut oranı insaymunlara ait özellikleri arasındadır. Bu cins içerisinde evrimleşen Proconsul africanus türü hem insanların, hem de diğer tüm insansı maymunların (insaymun) ortak atasıdır. Bu dönemde farklı ekolojik nişlere yayılan memeliler, geyiklerin ilkin atalarının evrimine sebep olmuşlardır. 

20 MYÖ: 

Yine büyüme yarışı, zürafaların atalarını ve dev boynuzlara sahip geyiklerin evrimini sağlamıştır. Ayrıca bu dönemde kuşların da çeşitliliğinde ciddi bir artış görülmektedir.

15 MYÖ:

Büyüme yarışından kendi üzerine düşeni alan bir diğer memeli de devleşen Mastodonlardır. Mammut olarak bilinen bu cinsin, bildiğimiz mamutların atası olduğu bilinmektedir. Ayrıca keseli memelilerin farklılaşması ve türleşmesi sonucunda kanguruların ilkin ataları bu dönemde evrimleşir. Bovidler denen bir geyik türü de bu zamanlarda evrimleşir. Geyiklerin yüksek rakımlı bölgelere yerleşmeleri, onlara yepyeni yaşam alanları yaratmıştır. Üstelik burada avcıların sayısı da azdır. Bu dönemde Avusturalya'nın mega bitki örtüsü evrimleşmeye başlar. Primatların evriminde bu dönemde önemli bir diğer ayrım yaşanır: Gibonlar, Büyük İnsansı Maymunlar (Büyük İnsaymunlar = Great Apes) grubundan ayrılarak kendi evrimsel süreçlerine girerler. 

13 MYÖ:

 Orangutanlarla diğer insaymunların ortak atası olduğu bilinen Pierolapithecus catalaunicus isimli tür bu dönemde yaşamıştır (aşağıda canlandırması verilmektedir). Bu türden ikiye ayrılan kollardan biri günümüz modern orangutanlarına, diğeri ise insanlara, şempanzelere ve gorillere gidecek yöne ayrılmıştır. Bu ortak ata tıpkı büyük insaymunlar gibi ağaçlara tırmanabilecek adaptasyonlara sahiptir: geniş ve düz bir göğüs kafesi, sert ve alçak bir omurga, esnek bilekler ve sırt kısmına yakın köprücük kemikleri.

10 MYÖ: 

Birkaç on milyon yıl önce evrimleşmeye başlayan çimenler, hızla çeşitlenerek bütün Dünya'ya yayılırlar. Böylece çimenlik alanların ve savanaların sayısı ciddi miktarda artar ve canlıların temel yaşam alanlarından biri haline gelir. Bu, böceklerin evrimini tetikler ve çok ciddi bir çeşitlenme yaşanır. Özellikle büyük yok oluşu atlatabilen karıncalar ve termitlerin tür bazında sayısında kritik bir artış olur. Bu dönemde atların ataları irileşmeye başlar. Çimenlik alanlarda ve savanalarda yaşamaya adapte olan memelilerin ve yılanların sayısında ciddi artış görülür. Bu noktada primatlarda yine önemli bir ayrım gerçekleşir: Goriller, insanlara ve şempanzelere giden evrimsel süreçten ayrılarak kendi evrimsel patikalarına girerler. 

6,5 MYÖ: 

Uzun zamanlar insanlarla şempanzelerin ortak atası olarak görülen Sahelanthropus tchadensis türü bu dönemde yaşamıştır (aşağıda bulunan kafatası fosili gösterilmektedir). Modern araştırmalar bu türün insanlara biraz daha yakın olduğu bilinmektedir, dolayısıyla ortak bir ata olduğu bilgisi kabul edilmemektedir. Bu türün ayrı bir kol olduğu da günümüzde gündemdedir.

6 MYÖ:

 İnsanlar ve şempanzeler bu dönemde birbirlerinden ayrılırlar. İlk Australopithesinler evrimleşir ve çeşitlenir. Orrorin ve Ardipithecus bu dönemde yaşayan önemli insansı cinslerdir. Ancak hala insanların temel özelliklerini görmek pek mümkün değildir. Orrorin tugenensis isimli türün (aşağıda gösterilmektedir) şempanzeler ile insanların birbirinden ayrılmadan önceki son ortak ataları olduğu düşünülmektedir; ancak bu türden sonra bir ya da iki ara tür daha bulunduğu düşünülmektedir. Evrim hızının bu dönemde artması, türlerin teşhisini zorlaştırmaktadır.

5,6 MYÖ: 

En ilkin insansılardan biri olan Ardipithecus kadabba bu dönemde evrimleşmiştir. Bu, insansılara doğru atılan en net adımlardan biridir.

5 MYÖ:

 İlk ağaç tembelhayvanları, yer tembelhayvanlarından ayrılarak evrimleşmeye başlar. Ayrıca su aygırlarının da ilkin atalarına bu dönemde rastlanır. Memelilerde bu dönemde yine hızlı bir evrimleşme süreci görülür: geviş getiren memeliler, büyük etçiller, kemirgenler, kangurular ve benzeri memelilerde ciddi bir tür artışı görülür. Ayrıca kuşlar ve küçük etçil memeliler de bu evrime ayak uydururlar. Yine, tür sayısındaki aşırı artış, parazitik yaşayan veya en azından leş beslenen canlıların evrimine sebep olur. Leşçiler irileşirler ve türce sayıları artar. Tek toynaklı türlerin sayısında bu dönemde bir azalma görülür; ancak bunun tam sebebi henüz bilinmemektedir. Ayrıca kedilerle eski akrabalığı bilinen nimravid etçillerin soyu bu dönemde tükenir.

4.8 MYÖ:

 Mastodonların göreceli olarak küçülmesiyle evrimleşeren mamutların izlerine ilk defa bu dönemde rastlanır. Bu küçülmenin sebebi olarak besin kaynaklarındaki kısıntı gösterilmektedir. Ancak başka sebepleri olduğu da bilinmektedir.

4,4 MYÖ: 

En ilkin insansı cinslerinden biri olan Ardipithecus'a ait yeni bir tür  bu dönemde evrimleşmiştir. Bu cinse ait iki tür belirlenebilmiştir. 5,6 MYÖ yaşamış olan Ardipithecus kadabba (aşağıda bulunan kemik fosilleri verilmiştir) ile 4,4 MYÖ yaşayan Ardipithecus ramidus. A. ramidus türünün küçük bir beyni bulunuyordu ve yaklaşık 300-350 cm3 hacmindeydi. Bu beyin hacmi günümüz Bonoboları ve dişi şempanzelerinin beyin büyüklüğü kadardır. Ancak bu beyin, daha sonra evrimleşecek Australoptihesinlere göre de oldukça küçüktür. Ardipithecus cinsinin kalça kemiği ve bazı diğer kemiklerinin (foramen magnum gibi) açılarından ve bilek büküm açılarından iki ayak üzerinde durabildiği, ancak dominant olarak bu şekilde yaşamadığı bilinmektedir.

3,6 MYÖ:

 İnsanlara doğru giden evrimde önemli basamaklar ortaya çıkar: Australopithecus afarensis (aşağıda bir canlandırması gösterilmektedir). Bu tür bütün ömrü boyunca, baskın olarak iki ayak üzerinde yürüdüğü net bir şekilde bilinen ilk insansı türüdür. Bu türün ilk olarak 3,9 MYÖ evrimleşmeye başladığı ve 2,9 MYÖ'sine kadar var olduğu düşünülmektedir. Bu türün Homo cinsi ile diğer Australopithecus'ların ortak atası olduğu düşünülmektedir. Yani bu türden ayrılan bir kol, insanları evrimleştirecektir. Beyin hacmi 300-500 cm3'e kadar ulaşabilir. Bu türün savanalarda yaşadığı düşünülmektedir, bu da insanların evrimiyle örtüşen bir bilgidir. Ayrıca on milyonlarca yıldır evrimleşen tatlısu kaplumbağalarının en irisi olarak bilinen Stupendeyms bu dönemde evrimleşir.

3,5 MYÖ: 

Tüm insanların ortak atası olabilecek bir tür olan Kenyanthropus platypos türü evrimleşmiştir. Bu tür, Australopithesinlerden Homo cinsine doğru atılan bir ara basamaktır.

3 MYÖ: 

Büyük Amerikan Değişimi olarak anılan ve Kuzey Amerika ile Güney Amerika arasındaki ciddi bir hayvan ve bitki örtüsü değişimi olan tarihsel olay bu dönemde yaşanır. Armadillolar, Amerika Keseli Sıçanları (opossum), arıkuşları ve vampir yarasalar gibi çok çeşitli türler Kuzey Amerika'ya doğru göç ederken; atlar, tapirler, kılıç dişli kediler ve geyikler gibi çok çeşitli türler de Güney Amerika'ya yerleşmeye başlarlar. Ayrıca bu dönemdeki bu biyota değişimi birçok canlının evrimine yön verir. Bu dönemde, ilk kısa yüzlü ayılar evrimleşmeye başlar ve ilk örneklerden biri olarak Arctodus cinsi bu dönemde ortaya çıkar. Bu dönemde birçok yeni Australopithesin türü evrimleşir ve hatta bunların Dinofelis cinsi kediler tarafından yenildiği bilinmektedir. Bu süreçte tam iki ayaklılık evrimleşir ve morfoloji buna göre değişir. Kılların kaybının başlangıcı bu döneme denk gelir.

2,7 MYÖ: 

İnsansıların evrimsel dallanmasında birçok yeni tür oluşmaya başlar. Bunlardan Paranthropus bu dönemde evrimleşmiştir. 

2,5 MYÖ: Kılıç dişli kedilerin en önemli örneklerinden biri olan Smilodon bu dönemde evrimleşmiştir. İlk Homo cinsine bu dönemde rastlanır. Bu cinse ait Homo habilis, bilinen en eski insan türüdür. Ancak Homo cinsinin evrimleşmesi oldukça dallı bir şekilde gerçekleşmiştir. Örneğin Homo erectus da, Homo habilis'e paralel olarak evrimleşmiştir ve aralarında ata-torun ilişkisi yoktur. Sadece yakın kuzendirler. Bu iki tür, uzun yıllar birlikte yaşamışlardır. İlk taş aletlerin kullanımına bu dönemde rastlarız. Homo ergaster ise Homo habilis'ten evrimleşen bir türdür. Ona göre daha iri ve daha karmaşık yapılıdır. Bu evrim de göreceli olarak kısa bir zamanda meydana gelmiştir.

2 MYÖ: 

İnsanların evrimindeki en kritik dönemeçlerden biri olan Homo cinsine ait ilk bol fosil kayıtları bu dönemlere aittir. Bu sırada bitkilerin evrimi de hızla sürmektedir. Örneğin kozalaklı bitkilerin türlerinde ciddi bir artış görülür. Sığırların evriminde, günümüz modern sığırlarının son atası olan Bos primigenius türü bu dönemde evrimleşir (aşağıda gösterilmektedir). Hindistan'da yaşadığı tespit edilmiştir.

1,8 MYÖ: 

Afrika'da Homo erectus evrimleşir. Günümüz modern insanlarına gerçekten fazla derecede benzeyen bu tür, günümüz modern insanlarının beyinlerinin %74'lük, daha küçük bir versiyonuna sahiptir. Alnı daha dar ve dişleri daha küçüktür. Homo erectus'un çok geniş bir çeşitliliğe sebep olduğu düşünülmektedir: Homo georgicus, Homo ergaster, Homo pekinensis, Homo heidelbergensis bu tür ile çeşitli şekillerde ilişkilendirilebilir. Çünkü bu türler, genel olarak Homo erectus ismiyle anılırlar, halbuki basamaklı bir evrim örneği gözler önündedir. Örneğin Homo erectus "şemsiyesi"ne ait ilk tür olan Homo georgicus türü 1,8 MYÖ günümüzdeki Gürcistan bölgesinde yaşamıştır ve bu türün kalça kemiği ve sırt kemikleri insana daha benzer şekilde evrimleşmeye başlamıştır. Ayrıca bu türün çok uzun mesafeler kat edebildiği bilinmektedir. Bu, Afrika dışında keşfedilmiş en eski insan türüdür.

1,7 MYÖ:

 İnsansıların önemli örneklerinden olan Australopithesinlerin soyu bu dönemde tam olarak bilinmeyen bir sebeple tükenir. Ancak insansıların diğer kollarındaki evrim sürmektedir.

1,5 MYÖ: 

Ateşi ilk defa kontrol altına alan ve Homo georgicus'tan evrimleştiği düşünülen Homo ergaster bu dönemde ortaya çıkmıştır (aşağıda görülmektedir). 1,9 metrelik bir boya sahip olan bu türün koyu bir deri rengine sahip olduğu bilinmektedir. Bu deri renginin evrimi, 1,2 MYÖ'sine kadar sürmüştür. Buna paralel olarak kılların kaybedilmesi de hız kazanır.

1,2 MYÖ:

 İnsanların ve Neandertallerin en eski atalarından biri olan Homo antecessor bu dönemde evrimleşir. Yani bu türden dallanan iki koldan biri modern insanlara giderken, diğeri Neandertallere gitmiş olabilir. Ancak bu farklı evrimleşme süreçleri, Parantrophus cinsine ait son bireylerin soyunu tüketmiştir. Boşalan bu nişler, diğer yaşayan insansılar tarafından hemen doldurulur.

700.000 YÖ: 

Homo ergaster'den ayrılarak evrimleşen bir diğer tür olan Homo pekinensis ilk defa bu dönemde ortaya çıkar. Bu türün modern insanların atası olmadığı, sadece uzak bir akrabamız oldukları bilinmektedir. Ayrıca Homo antecessor popülasyonlarından ayrılan bir diğer kol da Homo heidelbergensis isimli bir türün evrimine sebep olmuştur. Bu tür çok daha karmaşık keski aletleri üretebilen, çok daha iri bir türdür ve atları avlayabildikleri bilinmektedir.

600.000 YÖ: 

İnsanlara giden kolda önemli bir diğer dönemeç olan Homo heidelbergensis bu dönemde daha da belirginleşmiştir. Bu türün de Homo antecessor türünden ayrılarak evrimleştiği düşünülmektedir. Bu yeni türün, insanlar ile Neandertallerin en yakın ortak atasaı olduğu bilinmektedir. Morfolojik olarak Homo erectus türüne oldukça benzeyen bu tür, daha büyük bir beyin hacmine sahiptir ve günümüz insanlarının %93 hacmindeki bir beyne sahiptir. Ayrıca keşfedilen bireyler oldukça uzundur, yaklaşık 1,8 metre boyundadırlar.

350.000 YÖ:

 Günümüz modern insanlarının en son, en yakın akrabası olduğu bilinen Neandertaller bu dönemde ilk olarak evrimleşmeye başlamışlardır. 

300.000 YÖ:

 Orangutanların çok yakın bir akrabası olan Gigantopithecus cinsi Asya'da son üyelerini de kaybederek yok olur. Aşağıda, bu cinse ait türler ile insan arasındaki kıyaslama verilmektedir.

200.000 YÖ: 

Anatomik olarak bugünkü insanlara benzeyen ilk insanlar Afrika'da evrimleşirler. Bu bilgiler, günümüzde genlerimizde bulunan Omo genleri ile net bir şekilde ortaya konabilmektedir. Yani en eski Homo sapiens bireyleri bu dönemde evrimleşmiştir. Bu dönemlere ait fosillerden birine aşağıda örnek veriyoruz.

160.000 YÖ: 

Etiyopya bölgesinde evrimleşen Homo sapiens idaltu alt türü ilk ölüm sonrası ritüellerini gerçekleştirmiş, su aygırlarını katletmiş bir türdür. Anatomik ve davranışsal açıdan modern insanlara en yakın olan türdür.

150.000 YÖ: 

Günümüzde yaşayan bütün insanların ortak atası olan ve Mitokondriyal Havva olarak anılan dişi insan, bu dönemde yaşamıştır. Dünya üzerinden alınacak her insan genomunun geriye doğru takip edilmesi, bu dönemde yaşamış bireylerde kesişecektir. 

50.000 YÖ: 

150 bin yıl boyunca evrimlerini belirli bir yönde sürdüren insanlar, sonunda Afrika'dan çıkarak Dünya'nın diğer bölgelerinde koloniler kurmaya başlarlar. Bu süreçte, günümüz Almanyası bölesinde karşılaştıkları Neandertal insanlarını yok etmeye başlarlar. Ancak bu süreçte, onlarla cinsel ilişkiye de girerek gen karışımına sebep olurlar. Ayrıca Asya'da da evrimleşmiş olan birçok insansı, modern insanlar tarafından katledilir.

40.000 YÖ: 

Avusturalya ve Avrupa'ya en kapsamlı göçler başlar. Bu dönemde, anatomik, morfolojik, davranışsal ve diğer birçok açıdan günümüz insanıyla aynı olan, Homo sapiens sapiens alt türünün ilk bireyleri olarak görülen Cro-Magnon insanları yaşamıştır. 

30.000 YÖ: 

Neandertaller, insanların kıyımına ve çevresel baskılara 20.000 yıl boyunca dayanabilirler. Neandertallerin soyu bu dönemde tamamen tükenir.

15.000 YÖ: Kıllara sahip olduğu bilinen son gergedan olan Coelodonta cinsinin soyu tükenir.

12.000 YÖ: 

Homo florensiensis türünün soyu tükenir. Bu tür, Homo sapiens ile birlikte hayatta kalabilen son tür olmuştur. Onların da tükenmesiyle geriye bir tek Homo sapiens kalır. Bu dönem, Evrimsel Biyoloji açısından Yakın Tarih diyebileceğimiz dönemin başlangıcıdır. 

11.000 YÖ: 

Birkaç milyon yıl önce evrimleşmiş olan Arctodus cinsi kısa yüzlü dev ayıların soyu tükenir. Ayrıca yaşayan son Yer Tembelhayvanları'nın da soyunun bu dönemde tükendiği bilinmektedir. Atların bugün de yaşayan türleri haricindeki onlarca türü Dünya çapında yok olur. Bu soykırımların insanlarla bir ilgisi olup olmadığı halen araştırılmaktadır; ancak doğal sebepler ve ekolojik durumlar da buna sebep olmuş olabilir. Zira bu dönemde bir Kartopu Dünya durumu daha yaşanır ve bu süreç, tüm hayvanlar için ciddi kırımlara sebep olmuştur. İnsanlar da buna dahildir.

10.000 YÖ: 

Son Buzul Çağ'ın sona ermesiyle birlikte, birçok türün yok olduğu ve türlerin bireylerinin sayıca çok azaldığı görülür. Yine, buna da insanlar dahildir. Smilodon cinsi tamamen yok olmuştur. İnsanların sayısı çok azalmış ve halen de azalmaktadır. Ayrıca son Kıllı Mamut olarak bilinen Mammuthus primigenus türünün soyu tükenir (aşağıda bir fosili gösterilmektedir). Tüm bunlar, ciddi iklimsel değişimlerden kaynaklanmaktadır.

6.000 YÖ: Kuzey Amerika'da kalan son Mastodon örnekleri de yok olarak bu cinsin de soyu tükenir.

4.500 YÖ:

 Alaska bölgesinde küçük popülasyonlar halinde hayatta kalmayı başarmış olan Küçük Mamut türlerinin de soyu tükenir. Tüm bu tükenişler, iklimsel değişimlere adapte olunamamasından kaynaklanmaktadır.

385 YÖ (1627): 

Evcil sığırların atası olarak bilinen Aurochların soyu tükenir.

76 YÖ (1936):

 En ilkin keseli hayvan türlerinden biri olan Thylacinler, milyonlarca yıldır var olmalarına rağmen, korunamyarak yok olurlar. Son örnekleri Tazmanya'daki bir hayvanat bahçesinde ölmüştür.

0 YÖ:

Günümüz. Şu anda hayatta kalmaya ve üremeye çalışan insanların kurduğu göreceli "yüksek" medeniyetlerin çağı. Akan zamanın şu anda bulunduğu nokta. Bu noktada Evrim gıdım gıdım, her nesilde ilerlemektedir. Bundan binlerce, milyonlarca yıl sonra, bu noktaya bakan -eğer olacaksa- zeki canlılar, kendilerine giden evrimsel süreci bu zamanlardan göreceklerdir. Bu zaman diliminde insan zekasının bilinen doruklarına ulaşmıştır. Bu durumla övünmeyi de öğrenen Homo sapiens sapiens türü hızlı bir şekilde Dünya'daki diğer türleri katletmekte ve kendi sonunu hazırlamaktadır. Bu dönemde doğanın oldukça dışına çıkarak kendisini soyutlayan türümüz, kendi kökenlerini reddetmeye başlamış, tarafsız beyin hacmi bakımından zekileşirken, bunu kullanma kapasitesi olarak değerlendirebileceğimiz akıllılık bakımından gittikçe gerilemektedir. Kendisini ve Evren'i anlamaya yarayan bilimi ayaklar altına almaktadır. Tüm bunlar, sadece insan türünün değil, diğer canlı türlerinin de yaşantılarına yön vermektedir. Gelecek, bugün yaptığımız doğrular ve yanlışlar üzerine kurulacaktır. Ve bu açından insan, geleceğini ciddi miktarda tehlikeye atmaktadır. Aşağıda bir insanların kurduğu medeniyetten bir görüntü verilmektedir (New York şehri).

Bu yazılarımızda sizlere Evrimsel Tarih'in oldukça detaylı bir özetini vermeye çalıştık. Bu süreç detaylıca analiz edilirse, Evrimsel Biyoloji'nin hayatı açıklamadaki gücünü bir kere daha görmemiz mümkün olacaktır. Her adım birbiriyle ve eldeki bütün bilimsel verilerle uyumlu ve örtüşüktür. Bu, bize bilimin tartışmasız gücünü göstermektedir.

 

 

 

DÜNYANIN VAROLUŞU

YILLARA

GÖRE

RESİMLERLE

ANLATIMI

 


50_resimde_varoluşun_kısa_tarihiEvren büyük patlama ile nasıl oluştu  İlk yıldızlar ne zaman yandı ve Samanyolu galaksisi ilk gezegenleri ne zaman doğurdu? Dünya’da hayatın ortaya çıkmasını sağlayan temel sebepler nedir? Evrimden önce hayat var mıydı ve canlı türleri evrim sürecinde biz insanları, yani Homo sapiens sapiens alt türünü nasıl ortaya çıkardı? 180 resimde varoluşun kısa tarihini görelim.

13,78 MİLYAR YIL

ÖNCE

BÜYÜK PATLAMA VE EVRENİN OLUŞUMU

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten 12 Kanıt

 

EVREN 380 BİN YAŞINDA İKEN

Evrendeki madde yoğunluğunun ışığın uzayda yayılmasına izin vermesi.

Mat evren saydam oluyor, siyah uzay boşluğu ortaya çıkıyor. İlk ışık, yani bugün 3 Kelvin derece (-270 santigrat) olan kozmik mikrodalga artalan ışınımı ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnsan DNA’sı yeniden yazılıyor

 

13,65 MİLYAR YIL ÖNCE

Evrendeki ilk yıldızların oluşumu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnternetinizi Uçuracak En İyi 10 Modem

 

13,60 MİLYAR YIL ÖNCE

Yeniden iyonlaşma ve ikinci ışık çağı. Yıldızlar moleküler gaz bulutlarını ısıtarak aydınlatıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gerçek Adem: İlk insan ne zaman yaşadı?

 

13,50 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk süpernovalar. Patlayan ilk yıldızların ardından, yıldız kökenli kara delikler oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kodlama İçin En Gerekli 16 Programlama Dili

 

13,30 MİLYAR YIL ÖNCE

Toplu yıldız oluşumu başlıyor ve evren yeniden ısınıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 10 Adımda kara deliğe düşen astronota ne olur?

 

13,2 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk cüce galaksiler oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mobil İnternette Video İzleme Rehberi

 

13,17 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk gama ışını patlaması (GRB 090423).

İlk süper aktif kara delikler ışık hızının yüzde 90’ı ile gaz jetleri püskürtüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnternette teknik takip ve gözetimi önleme rehberi

 

13 MİLYAR YIL ÖNCE

Uzay teleskopu Hubble’ın ultra derin alan menzili (görebildiğimiz en uzak ve en yaşlı galaksi).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dört Boyutlu Madde Bulundu: Zaman Kristalleri

 

12,90 MİLYAR YIL ÖNCE

Yeniden iyonlaşma çağı sona eriyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara Delik Bombası: En Büyük Enerji Kaynağı

 

12,85 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk kuasar (CFHQS J2329-0301).

Süper kütleli süper aktif kara delikler galaksilerin merkezinde gaz jetleriyle ilk kuasarları oluşturuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Musk Mark’a Karşı: Yapay Zeka Ne Kadar Zeki?

 

12,70 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski öte gezegen (PST B1620-26).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren Neden Kara Delik Olmadı?

 

12,60 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu galaksisi oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Baidu Yapay Zeka Kendi Başına Öğreniyor

 

11,70 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen ilk sarmal galaksi BX442

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Enformasyon Paradoksu: Kara Delikler Evreni Siler mi?

 

11,50 MİLYAR YIL ÖNCE

Yaşama elverişli olabilecek ilk gezegen Kapteyn B.

Bu gezegen yıldızına yüzeyinde sıvı su (denizler) bulunmasına izin verecek uzaklıkta bulunan bildiğimiz ilk dünyadır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünya Gezegeni Çakıl Taşından Nasıl Oluştu?

 

11,40 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu’nun aylası oluşuyor.

Galaksiyi saran ölü yıldızlar, gaz ve toz bulutları ile küresel karanlık madde bu aylayı meydana getiriyor. Bu da galaksimizin olgunlaşmaya başladığına işaret ediyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara delikler ne kadar büyük ve elektron kara delik mi?

 

11 MİLYAR YIL ÖNCE

Evren soğumaya başlıyor.

Uzay boşluğunda sıcaklık 13 bin 273 derecenin altına düşüyor. Yine de evren bu sırada Güneş yüzeyinin 2 katından daha sıcaktı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Proxima b: En Yakın Yıldızda Hayat Var mı?

 

11 MİLYAR YIL ÖNCE

Yıldız oluşum hızı tavan yapıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çıplak Tekillik: Kara Deliklerin İçini Neden Göremiyoruz?

 

10,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu diskinde en eski 1. popülasyon yıldızları.

Dünya benzeri kayalık gezegenlerin yaygınlaşması için içinde yüksek oranda metalik element içeren ilk yıldızlar ortaya çıkıyor (oksijen, demir, nikel, silisyum, bakır, alüminyum, karbon, kalsiyum, sodyum vb.).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Stephen Hawking ve 4 Büyük Başarısı

9,90 MİLYAR YIL ÖNCE

En eski galaksi kümesi JKCS 041.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrende Kaç Kara Delik Var ve Nerede?

9,70 YIL

DNA’nın oluşması için en eski tarih.

Bilim insanları genetik kodumuzu incelediler ve Dünya’dan başka bir yerde hayat varsa evrende ilk DNA’nın 9,7 milyar yıl önce ortaya çıkmış olabileceğini hesapladılar. Buna göre evrende hayat en erken 9,7 milyar yıl önce ortaya çıkmış olabilir.

Hayatın evrimden önce geldiğini gösteren yeni teoriye rağmen, uzayda bu tarihten önce Dünya benzeri bir gezegen ortaya çıkmış olması, karbon ve silisyum atomlarının yeni yaygınlaşmaya başlaması açısından pek mümkün görünmüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrendeki İlk Yıldızlar Morötesi Işık Saçıyordu

9 MİLYAR YIL ÖNCE

Karanlık enerjinin bilinen en eski kanıtı.

Karanlık enerji evrenin son 5 milyar yılda hızlanarak genişlemeye başlamasından sorumlu ve boşluğun enerjisi olarak da biliniyor. 9 milyar yıl önce galaksiler evrenin genişlemesiyle birbirinden yeterince uzaklaştı ve karanlık enerji bu genişlemenin hızlanmasını sağlayacak şekilde etkisini göstermeye başladı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Sürpriz! Evrende yeni kara delik türü bulundu

8,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu’nun ince diskinde ilk yıldızlar oluşuyor.

Bunlar galaksimizde hayata elverişli olabilecek ilk yıldızlar. Sadece kimyasal bileşim, ısı ve ışık açısından değil. Aynı zamanda galaksinin kara delik, nötron yıldızı ve süpernova kümeleri gibi radyoaktif bölgelerinden uzak oldukları için.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünyanın Derinliklerinde Yeraltı Okyanusu Bulundu

8 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu’nda yıldız oluşumu azalmaya başlıyor. Artık evrenin birçok köşesinde hayata en elverişli yıldızlar olan  G tipi sarı cücelerin sayısı gün geçtikçe azalmaya başlayacak.

Kırmızı cüceler hem evrende yaşama elverişli yıldızların dörtte üçünü oluşturdukları için hem de sarı yıldızların azalması sebebiyle yaşamın varlığı için daha kritik bir rol üstlenecek. Güneşimiz G tipi bir sarı cücedir. Aslında ışığı beyazdır, ama bol oksijenli Dünya atmosferinde sarı görünür.

Bu durum aynı zamanda evrenin insan ömrüyle 40’ını devirdiğini gösteriyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İçinde Kara Delik Olan Yarım Yıldızlar

7,5 MİLYAR YIL ÖNCE

İnsanların gördüğü en büyük gama ışını patlaması (GRB 080319B).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 25 Şubatta Dünyaya Göktaşı Çarpmayacak

7,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Arcturus yıldızı oluşuyor.

Bugün nükleer yakıtı tükenen bu yıldız yaşlılık aşamasında (kırmızı dev). Ancak bize yakınlığı sebebiyle gökteki en parlak 4. yıldızdır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara Delik Resmi Çeken Dünya Boyunda Teleskop

7,1 MİLYAR YIL ÖNCE

Evrenin sıcaklığı -268 santigrada düşüyor. Soğuk uzayın ortaya çıkışı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Akkuyu Santrali Temiz Söylemini Çürüten 15 Kanıt 

7 MİLYAR YIL ÖNCE

Büyük galaksilerin oluşum hızı azalıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gezegen Doğuran Süper Kütleli Kara Delik

6,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Evren bugünkü yaşına göre yarı yaşında! Ancak 100 trilyon yıldan çok daha uzun, inanılmaz uzun bir ömrü var.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hava Soluyan Roket ile Mars’a Hızlı Uçuş

6,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Alpha Centauri oluşuyor.

Alpha Centauri bugün bize en yakın yıldız sistemidir. Aslında bize en yakın yıldız olan Proxima Centauri ile birlikte üçlü yıldız sistemi oluşturuyor. Ancak, Proxima C sonradan sisteme eklenen bir yıldız. Verdiğimiz tarih ise orijinal ikili yıldız sistemi Alpha Centauri’nin oluşumuna ait.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Her Kara Delikte Başka Evren Var

6,4 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya benzeri gezegenler yaygınlaşıyor.

Dünya’ya çok benzeyen en eski kayalık gezegenlerin oluşumu. Resimdeki Proxima b bir kayalık gezegen örneği olup illüstrasyondur ve Dünya’ya benzeyen “en eski” kayalık gezegen değildir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Facebook Cambridge Analytica İçin Gizliliği Güncelledi

6 MİLYAR YIL ÖNCE

Karanlık enerji çağı başlıyor.

Karanlık enerji yerçekiminden artık daha güçlü: Evren sonsuza kadar genişleyecek ve genişleme hızı çok yavaş, ama sürekli olarak artacak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Parlak Süpernova Yıldız Yutan Kara Delik Çıktı

5,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Tau Ceti yıldızı oluşuyor. 82 tarihli Uzay Yolu 2 filmine de konu olmuştur.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Laboratuarda İnsan Beyni Büyüttüler

5,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Samanyolu sarmal galaksiye dönüşüyor. Bugün çubuklu sarmal galaksidir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Bazı Kara Delikler Evrenden Eski

4,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Proxima C oluşuyor.

Bugün bize en yakın olan yıldız. Bir kırmızı cüce olarak aynı zamanda bize en yakın Dünya benzeri kayalık gezegene sahip: Proxima b. Hatta bu gezegende hayat olabilir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars’ı Canlandırmak İçin Manyetik Kalkan

4,7 MİLYAR YIL ÖNCE

SN2005ap süpernovası, gördüğümüz en parlak yıldız patlamasıdır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kara Deliklerin Tersi Ak Delikler ve Sırları

4,57 MİLYAR YIL ÖNCE

Güneş oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ozon Tabakası Ekvator Kuşağında Yırtıldı

4,56 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya oluşuyor. Bugünkü gezegenleri doğuracak gezegen öncesi diskin oluşumu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Işıktan Yaratılan Kara Delik Kugelblitz

4,53 MİLYAR YIL ÖNCE

Ay oluşuyor.

Theia adlı Mars büyüklüğünde bir gezegen Dünya’ya çarpıyor. İki gezegen buharlaşıp yok oluyor ve sonra tekrar birleşiyor. İlkinden yüzde 20 büyük ve yüzde 15 ağır olan bugünkü Dünya ve Ay oluşuyor. Dünya 4,52 milyar yıl önce soğuyor. Ortalama yüzey sıcaklığı bugünküne eşit sayılır; yani Dünya’nın kozmik çarpışmaların etkisiyle sıcak lav denizleriyle kaplı olduğu çağ çok kısa sürmüştür.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uydumuz Ay hakkında 10 şaşırtıcı gerçek

4,40 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya’da ilk okyanuslar oluşuyor.

Buzlu asteroit ve kuyrukluyıldızlar Dünya’nın Theia çarpışmasıyla kaybettiği suyu geri getirecek olan bombardıman çağını başlatıyor.

Ancak, Dünya’daki suyun yüzde 80’i gezegenin içinden gelip volkanik etkinliklerle yüzeye çıkmıştır. Dünya son 4 milyar yılda yüzde 20-25 oranında su kaybetti. Bugün Dünya’nın 700 km derininde global yeraltı okyanusu var ve su miktarı yüzey okyanuslarına eşit.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Madde Kara Delik mi?

4,4 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk mineraller oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ay ve Dünya Nasıl Oluştu?

4,2 MİLYAR YIL ÖNCE

Dünya’da hayatın ortaya çıkışı.

Dünya’da hayat Theia çarpışmadan önce milyonlarca kez ortaya çıkmış olabilir (ilkel bakteri düzeyinde); ama bu durumda kozmik çarpışmalar hayatı sürekli yok etmiş olmalı. Dünya ancak 4,2 milyar yıl önce kalıcı hayata izin verecek kadar istikrarlı bir gezegen oldu. İlk hayat bize göre uzaylıdır; çünkü hayat evrimden önce ortaya çıktı. Bu canlıların soyu bize kalmadı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Blockchain Amazon ve Facebook’u Nasıl Etkileyecek?

4,2 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk fosil.

Bugünkü canlıların ortak atası LUCA’dan önce yaşamış ilk bakterilerin fosilleri Kanada’da bulundu. Bunların soyu günümüze kalmadı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uzaydan İnternet Motoru Elektrosprey

4,11 MİLYAR YIL ÖNCE

Geç dönem ağır bombardıman çağının başlangıcı.

Son büyük asteroit çarpışmaları. Bundan sonra Dünya’ya büyük asteroit çarpma sıklığı azalıyor. Her 100 milyon yılda bir dinozor katili asteroit çarpabilir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 4 Kere Patlayan Yıldız

4,10 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk kayalar

Bazalt ağır olduğu için derine batarak okyanus tabanını oluşturdu. Kayalar suyla karışınca hafif kıtaların kaynağı olar granit oluştu. Kıtalar yeraltı lav denizi olan magmanın üzerinde yüzdükleri için hep deniz seviyesinden yukarıdadır.

Dünya’da kıtaların kayması, yani plaka tektoniği bu sırada başladı. Artık kıtalar her 1 milyar tümüyle şekil değiştirecek ve 50 milyon yılda büyük ölçüde yer değiştirmiş olacak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: En Nadir Süper Kanlı Mavi Ay Yarın Gece

4 MİLYAR YIL ÖNCE

Yeşil şist kuşağı oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uzayda Dördüncü Boyut Var mı?

3,9 MİLYAR YIL ÖNCE

RNA ve DNA’nın oluşumu.

Dünya’da evrim ortaya çıkıyor. Filogenetik (genetik soyağacı) başlıyor. Artık türler evrim geçirecek. Ayrıca denizde yüzerek yer değiştiren ilk mobil canlılar ortaya çıkıyor. Evrim öncesi hücrelerin organik zarı yoktu. Bunlar deniz tabanındaki alkalin menfezlerin (doğal bacalar) içindeki mikroskobik taş gözeneklerde yaşamaya mahkumdu (bu canlıların derisi taştan yapılmıştı).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Pencereye Takılan Saydam Güneş Panelleri

3,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Geç dönem ağır bombardıman çağı sona eriyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fotonik Bilgisayar ve Işığı Maddeye Çeviren Adam

3,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Yerkabuğunda ilk demir yatakları oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrendeki Kayıp Madde Nerede?

3,75 MİLYAR YIL ÖNCE

Merkür’de Caloris havzası oluşuyor. Bu havza Merkür’ün en büyük çarpışma krateridir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Bir gezegenin çöküşü

3,7 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk biyolojik kökenli grafen oluşumu.

Bugün tek atom kalınlığında grafitten oluşan grafeni temiz enerji için hidrojen yakıt hücresi (yakıt pili) üretiminde kullanıyoruz. Grafen elektriği bakırdan iyi iletiyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hibrit Araçlar İçin Grafen Yakıt Hücresi

3,60 MİLYAR YIL ÖNCE

Valbaara süper kıtasının oluşumu.

Bilinen ilk süper kıta (kıtaların kayması neticesinde tüm kıtaların bir araya gelmesi olayı). Dünya’da en az 1 milyar yıl daha periyodik olarak kıtalar birleşecek ve süper kıtalar oluşmaya devam edecek. Dünya’nın çekirdeği soğumaya başladığında kıtaların kayması da duracak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Işığından Elektrik Üreten Grafen Boya

3,5 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk siyanobakteri fosilleri. Bunlar siyanürle beslenen bakteriler.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yaşam neden var? Dünya’da hayat evrimden önce ortaya çıktı

3,46 MİLYAR YIL ÖNCE

Silisli şistte ilk bakteri fosilleri.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrim Hakkında Doğru Bilinen 3 Yanlış–

3,30 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk dağlar oluşuyor.

Kıtaların kayması ve çarpışıp kabarmasıyla oluşan ilk dağlar. Buna sıkışma tektoniği diyoruz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnsan ve Doğada Evrimi Gösteren 5 Kanıt

3,26 MİLYAR YIL ÖNCE

Baberton çarpışması

Bugün bilinen en büyük kozmik çarpışmalardan biri tam 480 km çapında bir krater oluşturdu. Dünya’da depremler, yağmur ve kıtaların kayması nedeniyle yer şekilleri zamanla siliniyor. Bu yüzden orijinal Dünya kabuğu yüzde 90 oranında yok oldu.

Bir kısmı kıtaların kaymasıyla Los Angeles açıklarında 3500 km derine (manto tabakasına) battı. Okyanus tabanının batma süreci en az 1 milyar yıl alıyor.

Bu tür süreçler nedeniyle Baberton Krateri’nden geriye pek bir şey kalmadı. Daha çok yeraltı katmanlarının kimyasal bileşimlerinde ve bazı silinmek üzere olan yer şekillerinde bu kraterin izlerini görebiliyoruz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ekim Ayında Dünya’ya Büyük Asteroit Çarpmayacak

3,20 MİLYAR YIL ÖNCE

Ur süper kıtası oluşuyor. Bu kıta aslında Avustralya’dan pek büyük değildi. Ancak, bazı yerbilimciler Dünya’nın ilk kıtasının Ur olduğu kanaatinde.

Sonuçta kıtalar suyla temas eden kayaçların başkalaşım geçirmesiyle oluşan granitten meydana geliyor. Bu sebeple de yerkabuğunun altındaki magma tabakasının üzerinde yüzüyor. Kısacası su üstünde kalma eğilimi gösteriyor.

Eskiden Dünya’da dalma-batma hareketlerine bağlı alt kıtalar ve adalar vardı. Ancak, kıtalar granit artışıyla birlikte Ur’la birlikte oluşmaya başladı. Ur’dan önce Dünya neredeyse tümüyle okyanuslarla kaplı bir su dünyası idi. Valbaara kıtasıyla Ur birbiriyle uyumsuz iki teoridir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroitten Sarkan Uzay Gökdeleni Analemma

3,10 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk fotosentez.

Bakterilerde oksijen kullanmayan ilk fotosentez süreci ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 10 bin katrilyon dolarlık asteroit

3,10 MİLYAR YIL ÖNCE

Canlıların karaya çıkışı.

Karalarda ilk bakteriler. Henüz bitki ve hayvanlar yok.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuyrukluyıldız Dünya’ya Nasıl Hayat Taşıdı?

3 MİLYAR YIL ÖNCE

Gerçek fotosentez ortaya çıkıyor.

Siyanobakterilerde bugünkü oksijen tabanlı fotosentez ortaya çıkıyor. Oksijen çokhücreli canlıların ortaya çıkması için gereken karmaşık genlerin oluşması için yeterli enerjiyi sağlayacak. Oksijen olmasa çokhücreli canlılar olamazdı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Sondası Neden Bennu Asteroitine Gidiyor?

2,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Zeta retuculi oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünya’da Yaşam Nasıl Oluştu? 

2,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Kenorland süper kıtası oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroitten Uzay Gemisi Olur mu?

2,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Gelgitler zayıflıyor.

Ay artık bize çok uzak. Bu yüzden gelgit dalgalarının yüksekliği 300 metrenin altına düşüyor. Eskiden gelgit dalgaları 300 metreyi aşan tsunamiler oluşturuyordu! 300 metreyi aşan dalgalar sayesinde dağlar hariç her yeri her gün su basıyordu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Metalik Hidrojen ile Uçan Araba Çağı

2,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Valbaria süper kıtası parçalanıyor.

Kıtaların kayması doğal seçilimi tetikleyen coğrafi değişikleri hızlandırmıştır. Bu da evrimi hızlandırdı. Kıtalar kaymasa insan gibi karmaşık bir canlı 4 milyar yılda asla evrim geçirip ortaya çıkamazdı. Kıtalar kaymasa basit canlılar ilelebet hayatta kalırdı. Hayatta kalmak için hızlı bir evrim süreciyle karmaşık canlılara dönüşmeleri pek gerekmezdi.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroit Madenciliği Başlıyor

2,735 MİLYAR YIL ÖNCE

Temagami yeşil şist kuşağı oluşuyor. Bu kayaları resimde görebilirsiniz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uzayda Dördüncü Boyut Var mı?

2,705 MİLYAR YIL ÖNCE

Büyük komatit patlaması.

Bunlar manto tabakasından gelen ultramafik kayaçlardır. Düşük silisyum, potasyum ve alüminyum; ama yüksek oranda magnezyum içerirler.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Asteroitten Sarkan Uzay Gökdeleni

2,7 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk ökaryotlar ortaya çıktı.

Ökaryotlar çekirdek zarı olan ilk hücrelerdir (insan hücresine benzeyen ilk hücreler). Artık çokhücreli canlılar ortaya çıkacak. Bunların kökeni arkelere dayanıyor ve bu ilginç bir hikaye: Arkenin biri zamanında bir bakteriyi yuttu.

Bu bakteri çokhücreli canlılar için gereken karmaşık gen evrimini destekleyecek yüksek enerjiyi sağlamak üzere, hücrelerde oksijen solunumuyla enerji üreten mitokondriye dönüştü. Bu açıdan bakarsak evrende bakteri düzeyinde basit hayat yaygın olabilir. Bakterilerin ökaryotları öldürecek sıcaklıklarda ve zehirli ortamlarda var olabildiğini biliyoruz.

Sonuçta bakteriler Dünya’da defalarca ortaya çıktı; ama çekirdek zarı olan ökaryot hücreler, mitokondri ve çok hücreli canlıların ilk atası, 4 milyar yıllık evrim sürecinde sadece ve sadece bir kez ortaya çıktı. Bu sebeple uzayda dünya dışı uygarlıklar çok nadir olmalı.

Ne de olsa büyük bir beyne, ellere, kollara ve bacaklara sahip karmaşık uzaylılar ökaryot hücrelerden oluşmalı. Ancak bilimkurgu yazarı Asimov, Nemesis romanında üst akıl kullanan telepatik bakteri uygarlıklarından da söz eder.

Gerçi bu akıllı bakteri kolonileri insanlar gibi binalar ve arabalardan oluşan, devlet sistemi ile ekonomisi olan bir uygarlık kurmamıştır. Bu da dünya dışı zeki yaşamın bakteri kolonilerinde de ortaya çıkabileceğini; ama dünya dışı uygarlıkların, ökaryot hücrelenden oluşan çokhücreli canlılar tarafından kurulabileceği tezini güçlendiriyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Dünya yörüngesine çıkan uzay asansörü

2,6 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski karbonat yatakları. Karalarda kireç taşı oluşumu.

Buna karşın, okyanus diplerinde özellikle de suyun havadaki karbondioksiti emmesi ve deniz canlılarının kalıntılarının çürümesiyle oluşan daha büyük tortul kaya bazlı karbonat yatakları var.

Öyle ki okyanus tabanındaki karbonat yatakları küresel ısınmaya bağlı olarak suyun ısınmasıyla erirse önce suya ve sonra atmosfere çok büyük miktarda karbondioksit karışacak. Hem okyanuslar gazlı suya dönecek ve hayat yok olacak hem de küresel ısınma kat kat hızlanacak. Gezegenimiz sadece 300 yıl içinde 460 santigratlık kuru cehennem Venüs’e dönüşecek.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünyada Neden Deprem Oluyor?

2,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Bildiğimiz anlamda kıtaların kayması başlıyor.

Yerkabuğunda bugünkü tektonik plakalar oluşuyor. Artık kıtaların gelecekte nasıl yer değiştireceğini öngörebileceğiz. Eskiden kıtaların kayması vardı; ama bugünkü plakalar yoktu. Plakalar düzensiz olarak yeraltına batıp çıkıyordu. Artık istikrarlı depremler ve volkanik süreçler başlıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: HAARP Depreme Yol Açar mı?

2,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Oksijenlenme çağı.

Siyanobakteriler Dünya atmosferine oksijen salıyor. Kıtaların kayması kirli su ve havayı yeraltına taşıyıp 1 milyar yılda filtre ederek volkanlarla tekrar yüzeye çıkarıyor. Kıtaların kayması Dünya’nın global klima ve havalandırma sistemidir. Yoksa çevre kirliliği olmasa, hatta insan uygarlığı hiç kurulmasa bile hava 60 milyon yılda nefes alamayacak kadar kirlenirdi.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Türkiye’de Deprem Tahmin Merkezi Açmadı

2,4 MİLYAR YIL ÖNCE

Suajarvi çarpışma krateri.

Bugün tespit edilebilen en eski krater. Daha önceki kraterleri nadir metal bolluğundan tespit ettik. Ancak yer şekli olarak görebildiğimiz en eski krater budur. Resimde büyük ölçüde silinmiş çarpışma krateri göller yöresi olarak uzaydan görülüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Göz Kırpan Yıldızın Sırrı Çözüldü

2,4 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk kartopu Dünya.

Huronian buzullanma çağı başlıyor. Dünya’nın tümüyle buzlarla kaplandığı ilk kartopu gezegen olayı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Konutlar İçin Ucuz Güneş Enerjisi Rehberi

2,22 MİLYAR YIL ÖNCE

Atmosferde oksijen oranı yüzde 1.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Enerjisi 30 Yılda 19 Trilyon $ Kazandıracak

2,3 MİLYAR YIL ÖNCE

Kıtalarda ilk kızıl tortul kayalar oluşuyor.

Mısır piramitlerinin yapımında kullanılan türden kumtaşları, silttaşı, killi yapraktaşlarının oluşumu. Bunlar atmosferdeki oksijenle paslanan (demir oksit) demir tozu içermektedir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Lazer Işınlı Güneş Enerjisi Uydusu Geliyor

2,15 MİLYAR YIL ÖNCE

Huronian global buz çağı sona eriyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Artık Otoyollara Güneş Paneli Döşüyoruz

2,1 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski ökaryot fosilleri. Bunlar ilk ökaryotlar değil, ama günümüze kalan en eski ökaryot hücre fosilleri.

İlgili yazı: Güneş Yelkenli Yeşil Gemi Aquarius

2,1 MİLYAR YIL ÖNCE

Bilinen en eski çokhücreli canlılar. Bunlar ökaryotların birleşmesiyle oluştu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneşimiz Nasıl Isı ve Işık Saçıyor?

2,02 MİLYAR YIL ÖNCE

Vredefort çarpışma olayı.

300 km çapındaki krateriyle bilinen en büyük asteroit çarpışmalarından biri.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yağmurdan Elektrik Üreten Güneş Paneli

2 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk akritarklarda çeşitlilik artışı.

Akritarklar bilinen en eski organik fosillerden biridir. Çeşitlilik artışı çokhücreli canlıların yaygınlaştığını ve evrim geçirerek hızla yeni türler oluşturduğunu gösteriyor. Artık insana giden evrim süreci başlıyor. Resim mikroskopla çekilmiştir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Enerjili Otoyollar

1,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Atmosferdeki oksijen oranı yüzde 15. Bugün yüzde 20,95’tir; yani 1,9 milyar yıl önce havasız kalırdınız.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Almanya’dan Nükleer Füzyon Atağı >> Merkel düğmeye bastı, yeryüzünde güneş yaktı

1,9 MİLYAR YIL ÖNCE

Doğal nükleer reaktör oluşumu.

Afrika’daki Gabon, Oklo’daki Dünya’nın bilinen ilk nükleer reaktörü oluşuyor. Ayrıca anlatacağım.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sisteminin Yassı Cüce Gezegeni Haumea

1,85 MİLYAR YIL ÖNCE

Virüs ve antikorların atası oluşuyor.

Dünya’da bakterilerle beslenen ilk mikroroganizmalar ortaya çıkıyor. Virüsler canlı kabul edilmiyor; çünkü ansiklopedik canlı tanımına göre canlılar hücrelerden oluşuyor. Virüsler kendi başına çoğalamayan RNA ve DNA molekülleridir.

Bunlar bir dış zarla kaplı olabilir, hatta yürümelerini sağlayan moleküler ayakları ve hücreleri delen matkapları da olabilir; ama kendi başına çoğalamadıkları en fazla cansız mikroorganizma olarak kabul ediliyorlar.

Virüsler parazit oldukları için bakteri ve özellikle de ökaryotlardan önce ortaya çıkmış olmaları zor görünüyor. Ayrıca DNA ve RNA içerdikleri için evrim sürecinde en erken 4 milyar yıl önce ortaya çıkmış olabilirler.

1,85 milyar yıl önce bugünkü virüslerin ortak atası ortaya çıktı. Virüsler insan DNA’sına bulaşmış ve insanın evrimini etkilemiştir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Amerika’da Yüzyılın Güneş Tutulması Bugün

1,85 MİLYAR YIL ÖNCE

Sudbury çarpışması

250 km çapında bir krater oluşturdu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş’in kayıp ikizi nereye gitti?

1,8 MİLYAR YIL ÖNCE

Columbia süper kıtası oluştu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Robot ressamlar geliyor ve video oyunu tasarlıyor

1,75 MİLYAR YIL ÖNCE

Vishnu tepesinin kayalık temelleri oluştu. Bunlar Büyük Kanyon’daki en eski kayalardır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sisteminin İlk Gezegeni Göçmen Jüpiter

1,70 MİLYAR YIL ÖNCE

En eski çöller oluşuyor.

Artık Dünya’da geniş arazileri kaplayan kumullar var (kum tepeleri). Bugünkü çöller arasında Dünya’nın en eski çölü, Namib çölüdür.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yelkeni ile 3 Günde Mars’a Gidelim

1,6 MİLYAR YIL ÖNCE

Mitokondrilerin ökaryot hücrelerin içinde ortaya çıkması.

Bundan önce bir arke mitokondrinin atası olan bakteriyi yutmuştu. Bu süreç okyanusun derinliklerinde sürüyor. Ancak, yeni ökaryotlar tek tek ortaya çıkıyor ve mevcut ökaryot hücrelerin baskısıyla, evrim geçirip çoğalamadan önce yok oluyor.

Kısacası bugünkü hayat bir kez Dünya’ya yayılınca bu hayattan bağımsız yeni canlıların ortaya çıkması imkansız olmuştur. Rekabet avantajı sebebiyle Dünya’nın bugünkü ve gelecekteki hakimi ökaryotlardır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gezegenler Güneş Çevresinde Nasıl Dönüyor?

1,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Columbia süper kıtası parçalanıyor.

Evrimde yepyeni büyük canlı ailelerinin ortaya çıkışının, kıtaların parçalanmasıyla oluşan çevre değişikliklerinin oluşturduğu doğal seçilim baskısına bağlı olduğuna dikkat edelim.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dokuzuncu Gezegen Güneşi 6 Derece Çarpıttı

1,5 MİLYAR YIL ÖNCE

Bitkilerin ortaya çıkışı.

Plastidler ökaryot hücreleri asimile ediyor. Henüz alg düzeyindeyiz. Karada bitki yok; ağaç, çimen, çiçek vb. yok.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Klima Özellikli Antirefle Güneş Paneli

1,45 MİLYAR YIL ÖNCE

Kıtalar ve karalar büyüyor.

Kıtaları oluşturan granite ek olarak tortul katmanların oluşmasıyla alçak kıta havzaları, sahil şeritleri ve kıta sahanlığı genişliyor. Artık kıtalar bugünkü büyüklüğüne ulaşacak. Bu yüzden ilk süper kıtalar bugünkünden küçüktü.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yüzeyini Kaplayan Dev Kara Delik

1,40 MİLYAR YIL ÖNCE

Taşlaşmış fosiller yaygınlaşıyor.

Bunlara stromatolit diyoruz (bakteri ve hücre fosili) ve stramatolit popülasyonu hızla büyüyor. Henüz bunlar taşlaşmış mikroskobik gözenekler. Hayvanlar daha ortaya çıkmadı. Doku ve kemik fosilleri yok.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Başka Gezegenlerin Gözüyle Güneş

1,37 MİLYAR YIL ÖNCE

Procyon oluşuyor,

Küçük Ayı’nın en parlak yıldızı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sistemi’ndeki Kayıp 9. Gezegen ve Kardeşleri

1,3 MİLYAR YIL ÖNCE

Greenville dağ oluşumu başlıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yaşlanıyor ve Güneş Lekeleri Kayboluyor

1,3 MİLYAR YIL ÖNCE

Artık günler 17 saat uzunluğunda.

Ay yeni oluştuğunda bize çok yakındı ve Ay, henüz Dünya’nın kendi çevresinde dönüşümünü yavaşlatmamıştı. Theia çarpışmasından sonra günler sadece 8 saatti. Theia’dan önce ön Dünya kendi çevresinde ne hızla dönüyordu? Günlerden önceki kadim günleri bilmiyoruz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneşte kalınca renk değiştirip uyaran akıllı dövme

1,25 MİLYAR YIL ÖNCE

Mantarlar karaya çıkıyor.

Mantarlar hayvan veya bitki değildir. Sporlarla ürerler ve yapısal olarak bitkiden çok hayvana yakındırlar.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars Atmosferini Nasıl Kaybetti?

1,2 MİLYAR YIL ÖNCE

Rodinia süper kıtası oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Sistemi dışındaki en sıra dışı 10 gezegen

1,20 MİLYAR YIL ÖNCE

Seksüel üreme ortaya çıkıyor.

Bangiomorpha pubescens, seksüel birleşmeyle üreyen ilk canlı. Bu eşeyli üremenin başlangıcı ve dişi ile erkeğin ortaya çıkışıdır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 100 km’de 0 Litre Yakan Güneş Enerjili Araba

1,15 MİLYAR YIL ÖNCE

Ökaryot patlaması.

Ökaryot hücre ve çokhücreli canlı nüfusu hızla çoğalıyor. Resimdeki canlılar su altında yaşamış olup bitki değil hayvandır ve dünyanın ilk çokhücreli canlılarıdır. Doğa o zamanlar asimetreyi keşfetmemişti.

İlgili yazı: Başka Galakside Binlerce Öte Gezegen Keşfettik

1,1 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk ökaryot kamçılı protista türleri ortaya çıkıyor. Bunlar bir hücreli canlılar. Ökaryotlara ek olarak farklılaşmış organelleri (mini organları) var. Bu sebeple iç organlarla birlikte bugünkü çokhücreli canlıların prototipleri sayılırlar. Protistlere algler, cıvık mantarlar, bitkiler ve hayvanlar dahildir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çalıntı Yıldız Proxima C ve Dünya Benzeri Gezegeni

 

1,05 MİLYAR YIL ÖNCE

İlk sarı-yeşil algler.

Bunların ortaya çıkışı Dünya’da fotosentezin yaygınlaşmasını sağlayarak bitkilerin de önünü açtı. Tabii atmosferde oksijen artışını da hızlandırdı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dokuzuncu Gezegen Hakkında Yeni Kanıt Bulundu

1 MİLYAR YIL ÖNCE

Greenville dağ oluşumu sona eriyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kızıl Gezegen Mars Hakkında Bilmediğimiz 3 Gizem

1 MİLYAR YIL ÖNCE

Akritarkların ömrü hızla kısalıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars’ta Dev Su Kaynakları Bulundu

900 MİLYON YIL ÖNCE

Günler artık 19 saat.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: VASIMR roketiyle Mars’a 40 günde gidin

850 MİLYON YIL ÖNCE

Stromatolit sayısı azalıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kızıl Gezegen Mars Hakkında Bilmediğimiz 3 Gizem

800 MİLYON YIL ÖNCE

Protista sayısı artıyor. Kamçılı hayvanlarla birlikte bu durum hayvanların yaygınlaşması anlamına geliyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Mars’a nükleer roket teknolojisiyle gidecek

750 MİLYON YIL ÖNCE

Rodinia süper kıtası parçalanıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elon Musk Dragon 2 Mars Seferi İptal Demedi

770-740 MİLYON YIL ÖNCE

Kaigas buzullanması.

Dünya yine kartopu oluyor ve tümüyle buzlarla kaplanıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Lockheed Martin Mars İstasyonu Kuracak

720-660 MİLYON YIL ÖNCE

Sturtian buzullanması.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Güneş Yelkeni ile 3 Günde Mars’a Gidelim

700 MİLYON YIL ÖNCE

İlk solucan fosilleri: Çin’de ilk solucan fosilleri ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yeni Mars Belgeseli Ne Kadar Gerçekçi?

650-635 MİLYON YIL ÖNCE

Marinpan buzullanması.

Bilinen son kartopu dünya olayı. Artık gezegen asla tümüyle buzlarla kaplanmayacak. Metan soluyan bakterilerin evrim geçirmesiyle doğal küresel ısınma başlıyor. Ancak, bugünkü küresel ısınma tümüyle insan kökenlidir.

İlgili yazı: Mars ve Venüs’ü Dünyalaştırmak İçin 5 Dahice Yol

600 MİLYON YIL ÖNCE

Pannotia süper kıtası oluşuyor.

 

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elon Musk Mars’ta Sera Kent Kuracak

 

600 MİLYON YIL ÖNCE

Afrika sıradağları oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: ExoMars Sondası Mars’a Robot İndiriyor

575 MİLYON YIL ÖNCE

Avalon canlı patlaması.

Ediacaran faunası ortaya çıkıyor (çokhücreli deniz hayvanları). Doğa artık basit yapraksı simetrilerden karmaşık simetrilere geçmiş bulunuyor. Bunlar, değişen çevre şartlarına göre evrim geçirerek hayatta kalmakta basit simetrik hayvanlara göre daha başarılı olan çokhücreli canlılar.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elon Musk 2022’de Mars’a Nasıl Gidecek

540-520 MİLYON YIL ÖNCE

Kambriyen canlı patlaması.

Artık Dünya’da çokhücreli gelişmiş hayat yaygınlaşıyor. Yumuşakçalar, kabuklular, eklem bacaklılar, balıkların ve hayvanların ataları ortaya çıkıyor. Son kartopu Dünya buzulları eriyince suya karışan mineraller ve sıcak su akıntıları Dünya’da karmaşık hayatı desteklemeye başladı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Solar Express 2 Günde Mars’a Gidecek

525 MİLYON YIL ÖNCE

İlk trilobitler.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars Asla Gökte Ay Kadar Büyük Olmayacak

485 MİLYON YIL ÖNCE

İlk çenesiz balıklar.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Mars’a Giden Ölümsüz Plazma Roketleri

450 MİLYON YIL ÖNCE

Bitkiler ve hayvanlar (şimdilik sadece eklem bacaklılar) karaya çıkıyor. Bunlar bugünkü tırtıl, örümcek, böcek, sinek ve çiyanların atalarıdır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Gerçek Demir Adam >> Robot astronot Valkyrie Mars’ı keşfedecek

445 MİLYON YIL ÖNCE

Ordovisyen toplu soy tükenişi.

Canlı türlerinin yüzde 60’ı yok oluyor. Sebebini bilmiyoruz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Venüs Dünyanın Ozon Tabakasını Nasıl Kurtardı?

420 MİLYON YIL ÖNCE

Oksijene bağımlı ilk canlılar milyarlarca yıl önce, atmosferde serbest oksijenin ortaya çıktığı ilk zamanlarda evrim geçirdi. Bunlar pirit yiyen bakteriler olabilir. Bu tür ekstremofil bakteriler günümüzde resimdeki gibi zehirli kimyasal atık sitelerinde bulunuyor. Aşırı asitli sularda yaşayabiliyorlar.

Ancak son araştırmalara göre, hava soluyan ilk canlılar, 414 milyon yıl önce görülen Pneumodesmus newmani kırkayak türünden daha önce yaşamış olmalı. 428 milyon yıl önce.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

 

İlgili yazı: Türkler Jüpiter Benzeri Öte Gezegen Keşfetti

395 MİLYON YIL ÖNCE

İlk omurgalı canlılar ortaya çıkıyor.

İlgili yazı: Jüpiter’in Sobası Büyük Kırmızı Leke

380 MİLYON YIL ÖNCE

İlk ağaçlar oluşuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Cassini Satürn’e Son Dalışını Yapıyor

370 MİLYON YIL ÖNCE

Geç Devoniyen soy tükenişi.

Canlı türlerinin yüzde 70’i yok oluyor. Buzul çağına bağlı olarak deniz seviyesinin aniden düşmesine bağlı olabilir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Galaksinin En Küçük Yıldızı Satürn Boyunda

360 MİLYON YIL ÖNCE

İlk yengeçler ve eğreltiotları (çimenler henüz yok).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Satürn Halkaları Nasıl Oluştu?

330 MİLYON YIL ÖNCE

İlk yumurtlayan canlılar ortaya çıkıyor.

Embriyo gelişimi sırasında amniyo zarı olan ilk canlılar. Bugünkü yumurtlayan canlıların (iç yumurtlayan, doğum yapan canlılar ve elbette tavuk gibi dış yumurtlayan canlıların) ataları.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hormonlu Satürn ve 200 Kat Büyük Halkaları

320 MİLYON YIL ÖNCE

İlk sürüngenler.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Satürn’ün Uydusunda Hayat Var mı? >> Cassini Enceladus gayzerlerinden su örneği aldı

305 MİLYON YIL ÖNCE

Atmosferde oksijen oranı yüzde 35!

Atmosferde günümüzden yüzde 15 daha fazla oksijen var. Öyle ki deriden solunum yapan 2 metrelik dev kırkayaklar bile akciğer olmadan yaşayabiliyor. Ormanlar yaygınlaşıyor. En ufak kıvılcımda havanın tutuşup yangın çıkarabileceği bir ateş ve yıldırım dünyası bu. Kömür yataklarını oluşturacak ormanlar yine bu dönemde gelişiyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Satürn Doğurdu

300 MİLYON YIL ÖNCE

Süper kıta Pangea oluşuyor.

Süper kıtalar gelecekte de oluşmaya devam edecek, ama bizden önceki son süper kıta Pangea’dır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Europa ve Enceladus Okyanusları Hayata Elverişli

280 MİLYON YIL ÖNCE

İlk böcekler ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA Açıkladı: Europa Uydusunda Hayat Var mı?

275 MİLYON YIL ÖNCE

Memelilerin ataları ortaya çıkıyor.

Bunlar sürünmek yerine dört ayak üzerinde dik yürüyen ilk canlılar.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Uranüs ve Neptün’de Gökten Elmas Yağıyor

251 MİLYON YIL ÖNCE

Permiyen toplu soy tükenişi.

10 milyon yıllık bir süre içinde denizde canlı türlerinin yüzde 96’sı ve karadaki canlı türlerinin yüzde 70’i yok oluyor. Sebebini bilmiyoruz.

Ancak, deniz tabanındaki metan gazı ceplerinin çökmesi ve metanın aniden suya karışarak hem zehirlenmeye hem de hızla doğal küresel ısınmaya yol açması, bu en büyük toplu soy tükenişi (Büyük Ölüm deniyor) tetiklemiş olabilir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Elmas Gezegenler

250 MİLYON YIL ÖNCE

Sirius ikili yıldız sistemi oluşuyor.

Gece göğündeki en parlak yıldız (aslında iki yıldız var ama çıplak gözle tek yıldız olarak görüyoruz): Uçan daire iddiasına inananların söylediklerinin tersine, Sirius yıldızları hayata elverişli değil. Sirius A, Güneş’ten 2 kat büyük ve 25 kat parlak bir yıldız. Sirius B ise çoktan ömrünü tamamlayarak beyaz cüce oldu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: NASA X-ışını navigasyon sistemi geliştirdi: NICER

231 MİLYON YIL ÖNCE

İlk dinozorlar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Plüton’un Takla Atan Çılgın Ayları 

225 MİLYON YIL ÖNCE

İlk memeliler ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Düz Dünya Teorisini Çürüten Gerçek Video

220 MİLYON YIL ÖNCE

İlk kaplumbağalar ortaya çıkıyor. Son 200 milyon yılda pek de değişmediler.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yerçekimi Kuantum Salınımlarıyla mı Oluşuyor?

201 MİLYON YIL ÖNCE

Trias toplu soy tükenişi.

Denizdeki canlı türlerinin yüzde 34’ü yok oluyor. Karada da pek çok türün soyu tükeniyor. Sebebinin Pangea süper kıtası parçalanmadan önce bugünkü Atlantik sırtında gerçekleşen volkanik püskürmeler olduğu düşünülüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Antimadde Varsa Anti Yerçekimi de Var mı?

190 MİLYON YIL ÖNCE

İlk dev Sauropodlar ortaya çıkıyor. Bunlar ot yiyen ve Jurassic Park filminde de gördüğümüz dev dinozorlardır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yerçekimi Işıktan Hızlı mı?

180 MİLYON YIL ÖNCE

Pangea süper kıtası parçalanıyor.

Laurasia ve Gondwana olmak üzere iki dev kıtaya bölünüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Antimadde Varsa Anti Yerçekimi de Var mı?

163 MİLYON YIL ÖNCE

İlk pterozorlar ortaya çıkıyor.

Bunlara uçan sürüngen de diyebiliriz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yerçekimini Kuantum Flaşlar mı Üretiyor?

155 MİLYON YIL ÖNCE

İlk kuşlar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Blockchain Zaman Makinesi Gibi Çalışıyor

145 MİLYON YIL ÖNCE

Madagaskar adası Afrika’dan kopuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Tünelleme ile Işıktan Hızlı İletişim

130 MİLYON YIL ÖNCE

Laurasia ve Gondwana birbirinden uzaklaşıyor.

Artık bu iki kıta arasında kara canlıları için bir geçiş olmayacak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum ışınlama Rekoru: Çin Uzaya Foton Işınladı

130 MİLYON YIL ÖNCE

İlk çiçekler ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Google Kuantum Bilgisayar Yarışında Yeni Çiple Öne Geçti

120 MİLYON YIL ÖNCE

İlk karıncalar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Bilinç: İnsan Beyni Kuantum Bilgisayar mı?

115 MİLYON YIL ÖNCE

İlk yumurtlayan memeliler ortaya çıkıyor. Dikenli karıncayiyengillerin ataları ilk yumurtlayan memelilerdir.

İlgili yazı: Laptop Boyunda Optik Kuantum Bilgisayar

106 MİLYON YIL ÖNCE

Spinozorlar ortaya çıkıyor.

Bunlar T-Rex’in ataları dahil olmak üzere en büyük etçil dinozorlardır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Fiziğinde Klonlama Yasak

100 MİLYON YIL ÖNCE

İlk arılar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çin’den Kuantum İnternet Uydusu

90 MİLYON YIL ÖNCE

İhtiyozorların soyu tükeniyor. Halk arasında deniz dinozorları da deniyor; ama aslında denizlerde yaşayan balık benzeri sürüngenlerdir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum internet Gizlilik ve Şifrenizi Koruyacak

90 MİLYON YIL ÖNCE

Hindistan alt kıtası Gondwana’dan kopuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: DNA’nın Tutkalı Kuantum Dolanıklık

80 MİLYON YIL ÖNCE

Hadrozorlar, ördek gagalı büyük otçul dinozorlar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum Bilgisayar Devrimi >> Fizikçiler ilk kez bir atomun yerini tam olarak tespit etti

68 MİLYON YIL ÖNCE

Zalim kertenkele kral T-Rex ortaya çıkıyor.

Tyrannosaurus Rex bilinen en büyük etçil dinozor olmamakla birlikte Jurassic Park filmi sayesinde en popüler dinozor oldu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Her Şeyin Teorisi >> Sicim teorisi ve Halka Kuantum Kütleçekim Kuramı birleşiyor mu?

66 MİLYON YIL ÖNCE

Kretase toplu soy tükenişi.

Dünya’ya çarpan Çikşulub asteroiti dinozorlar ve diğer birçok canlı türünün yok olmasına yol açıyor. Bu da memelilerin önünü açıyor. Memelilerin karalardaki hakimiyeti başlıyor.

Canlı türlerinin yüzde 65’i yok oluyor. Sadece uçucu dinozorların bir kısmı bugünkü kuşları oluşturmak üzere yeni bir evrim sürecine giriyor. Bu krater bugün Meksika’nın Yukatan Yarımadası ve açıklarında yer alıyor. Resimde kraterin aradan geçen zamanda aşınmamış orijinal hali görülüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Einstein’ın Büyük Yanılgısı

60 MİLYON YIL ÖNCE

İlk primatlar ortaya çıkıyor.

Bunlar insan türünün dahil olduğu kuyruksuz maymunlar (ape) ve kuyruklu maymunların (monkey) ortak atalarıdır.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dünyayı değiştiren denklem

55 MİLYON YIL ÖNCE

İlk modern kuşlar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Capsule Network: İnsan gibi Düşünen Yapay Zeka

50 MİLYON YIL ÖNCE

Hindistan Asya ile çarpışmaya başlıyor. Tiber ve Himalaya dağ oluşumu başlıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: DataRobot Yapay Zekaya Algoritma Öğretiyor

47 MİLYON YIL ÖNCE

Balinalar suya geri dönüyor. Resimdeki memelinin soyu aradan geçen zamanda bugünkü balinaları doğuracak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yapay Zeka ile Melek Yatırımcı Olmanın 8 Yolu

40 MİLYON YIL ÖNCE

Antarktika kıtaların kayması sürecinde güney kutbuna ulaşıyor ve buzullarla kaplanıyor. Soğuk güney okyanusu akıntısı kıtayı sıcak sulardan kestiği için buzullanma hızlanıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yapay Zeka Bilimsel Düşüncenin Yerini Alacak mı?

40 MİLYON YIL ÖNCE

Köpeklerin ataları ortaya çıkıyor. İnsanlar kurtları evcilleştiriyor.

Özellikle en az saldırgan olan ve en çok söz dinleyen bireylerin soyundan bugünkü köpek cinsleri geliyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Madde Kara Delik mi?

35 MİLYON YIL ÖNCE

Otlaklar yaygınlaşıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Maddeden Oluşan Galaksi Dragonfly 44

34 MİLYON YIL ÖNCE

Kedilerin ataları ortaya çıkıyor.

Kediler Eski Mısır zamanında evcilleştirilecek.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fizikçiler Karanlık Madde Yalan Dedi

30 MİLYON YIL ÖNCE

Güney Amerika, Antarktika’dan kopuyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 10 Bin Galaksinin Katili Karanlık Madde

26 MİLYON YIL ÖNCE

İlk filler ortaya çıkıyor. Resimde Eritreum melakeghebrekristosi.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fizikçiler Karanlık Madde Süper Sıvı Olabilir Dedi

26 MİLYON YIL ÖNCE

La Garita volkanik püskürmesi.

Dünyanın bilinen en büyük yanardağ patlamalarından biri. Resimde dev yanardağ ağzında taşlaşmış olan kalın lav damarları görülüyor. Bu tür büyük patlamalar mini buzul çağı gibi iklim değişikliklerine yol açıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Fizik Yasalarını Bozan Karanlık Enerji

20 MİLYON YIL ÖNCE

İlk zürafalar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren 22 milyar yıl sonra nasıl yok olacak?

18 MİLYON YIL ÖNCE

Büyük ve küçük kuyruksuz maymun türleri birbirinden ayrılıyor. İnsan türünün atası olan hominidlerin ataları büyük kuyruksuz maymunlardan gelecektir. Resimde kuzenimiz goril görülüyor. Aynı ortak atadan geldik. Amca oğlu sayılırız.

İlgili yazı: Gezegenlerden galaksilere bilinen evrenin 30 harikası

15 MİLYON YIL ÖNCE

İlk öküz ve inekler ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 5 Soruda Paralel Evrenler

15 MİLYON YIL ÖNCE

İlk kangurular ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 12 Adımda Evren Nasıl Oluştu

11 MİLYON YIL ÖNCE

İlk büyük atlar ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Stephen Hawking Evrenin Haritasını Çıkarıyor

8 MİLYON YIL ÖNCE

Mavi-beyaz dev Rigel yıldızı oluşuyor. Orion’un en parlak yıldızı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Paniklemeyin Ama Evren Küçüldü

 

7,5 MİLYON YIL ÖNCE

Güneş’ten 1000 kat büyük kırmızı dev Betelgeuse oluşuyor. Orion’un ikinci parlak yıldızı. Karşılaştırma açısından, Güneşimiz nükleer yakıtını bitirince kırmızı dev olacak, ama büyük olasılıkla resimdexi Pollux kadar büyük olacak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Karanlık Enerji: Yoksa Evren Genişlemiyor mu?

6 MİLYON YIL ÖNCE

İnsanlar ve şempanzelerin son ortak atası. Şempanzeler insan türünden sonra ortaya çıkmış olup kuzenlerimizdir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren’de Gezilecek En Garip 5 Yer

5,96 MİLYON YIL ÖNCE

Cebelitarık boğazı kapanıyor ve Akdeniz kuruyor.

Messinia tuzluluk krizi denilen bu olay sırasında Akdeniz 1000 yılda tümüyle kurudu ve global deniz seviyesi 12 metre yükseldi (Akdeniz havzasına su dolmadığı için).

Ayrıca tuzlu suyun buharlaşması neticesinde deniz tabanı 12 metre kalınlığında tuz tabakasıyla kaplandı. Bu kuraklık 170 bin yıl sürdü. Cebelitarık boğazı yeniden açıldıktan sonra havzayı su bastı ve Akdeniz iki yılda yeniden doğdu.

İlgili yazı: Evrende 2 Trilyon Galaksi Var

4 MİLYON YIL ÖNCE

İlk modern memeliler ortaya çıkıyor. Resimde Avrupa’daki modern memelilerin atası Dormaalocyon latouri görülüyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Yoksa Evren Topaç Gibi Dönüyor mu?

3,9 MİLYON YIL ÖNCE

Australopithecus türleri ortaya çıkıyor. Australopithecuslar insan türünün atalarından biridir. Resimde Australopithecus aferensis türünden 1 metre boyundaki dişi Lucy’nin modeli görülüyor. Lucy birçok film ve belgesele konuk oldu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Her Kara Delikte Başka Evren Var

3,3 MİLYON YIL ÖNCE

Teknolojinin icadı

Kenyanthropus platyops ilk taş baltaları yontuyor. Henüz insan türü yok ve bu yüzden teknoloji insan icadı değil.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: CERN Evren Yok Olmalı Demedi

3 MİLYON YIL ÖNCE

Kuzey ve Güney Amerika birleşiyor. Meksika ortaya çıkıyor ve iki kıtanın türleri birbirine karışıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Hiperküp: Evren Neden Üç Boyutlu?

2,5 MİLYON YIL ÖNCE

Son buzul çağı başlıyor.

Hindistan’ın Asya ile çarpışması tamamlanıyor. Himalayalar Doğu Afrika ormanlarının yağmurunu çalıyor (musonlar). Ormanlar kuruyunca insanların ağaçtaki ataları yere iniyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Çoklu Evren: En Yakın Komşu Evren Nerede?

2,25 MİLYON YIL ÖNCE

İnsan türü ortaya çıkıyor.

İnsan türünde alet kullanan ilk alt tür Homo habilis ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Geleceğe dönüş, geçmişe yolculuk: Zaman makinesi mümkün mü?

1,7 MİLYON YIL ÖNCE

Homo erectus ortaya çıkıyor. Resimde dişi Homo erectus görülüyor. Afrika’dan Asya’ya uzanan geniş bir alana yayılan bu türün soyu 70 bin yıl önce, Homo sapiens Hindistan’a geldiğinde tükendi.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: İnsan Gibi Düşünen Robotlar Ne Zaman?

1,5 MİLYON YIL ÖNCE

Homo erectus ateşi kontrollü olarak kullanmaya başlıyor.

Böylece akşamları ateşin başında boş vakit ve kültür icat oluyor. Sözel gelenek ve soyut kavramların kökenleri oluşuyor. Zamanla et ve yemek pişirme ortaya çıkacak. Et yiyen Homo erectus karaciğer hastalıklarına yakalansa da yüksek besin değeri sayesinde insan beyni hızla gelişiyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Ay Üssü Alfa Ne Zaman Kurulacak?

1,2 MİLYON YIL ÖNCE

Homa antecessor ortaya çıkıyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Zaman Neden Geleceğe Akıyor?

780 BİN YIL ÖNCE

Dünya manyetik alanını ters dönüyor. Artık manyetik kutup güney kutbudur. Coğrafi kutupla manyetik kutup aynı noktada değildir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Kuantum ışınlama ve ışıktan hızlı iletişim

640 BİN YIL ÖNCE

Yellowstone kalderası patlıyor. Bugün patlasa ABD iklim değişikliği nedeniyle yaşanmaz bir yer olur. Dünya’da küçük buzul çağı tetiklenir.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Işınla Beni Scotty! >> İnsan ışınlama ne zaman?

600 BİN YIL ÖNCE

Homo heidelbergensis ortaya çıkıyor.

Belki de insan türünü doğuran atamız bu. Homo heidelbergensis insan türü içinde ölüm kavramını geliştiren ve giyinen ilk alt tür olabilir. Ancak ölülerini gömmüyordu.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Dört Boyutlu Zaman Kristalleri

500 BİN YIL ÖNCE

Resmin icadı.

Java’da Homo erectus ilk deniz kabuklarına zikzak çizgiler çiziyor. Aklından ne geçiyordu?

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren bir simülasyon mu?

400 BİN YIL ÖNCE

Grönland buzulları eriyor.

Vikingler 900’den sonra o zamanlar tümüyle buz tutmamış olan Grönland’a gidecek ve adayı Yeşil Ülke olarak adlandıracak.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 25 Resimle Güneş Sistemi Turu

300 BİN YIL ÖNCE

Gigantopithecus türünün soyu tükeniyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren boşluktan nasıl oluştu?

300 BİN YIL ÖNCE

İlk ölü gömme ritüelleri.

Belki de Neandertal insanının ataları tarafından ilk ölü gömme uygulaması başlıyor. Bu uygulama öbür dünya kavramının ve ruhsal inançların ortaya çıkışını gösteriyor olabilir. Homo heidelbergensis ölülerini gömmezdi.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrendeki Kayıp Madde Nerede?

250 BİN YIL ÖNCE

Neandertal insanı ortaya çıkıyor. Bugün yaşasaydı nasıl giyinirdi?

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evrende Zamanın Akışı Yavaşlıyor mu?

195 BİN YIL ÖNCE

Homo sapiens türü ortaya çıkıyor.

O yıllarda Homo sapiens ile diğer insan türleri arasında belirgin bir ayrım yok. Muhtemelen 10-100 bin yıllık bir sürede birkaç farklı Homo alt türü Afrika ve Asya’da bir arada yaşadı.

Belki de Homo sapiens türü, anatomik olarak modern birkaç homo türünün (tıpkı bugün çiftleştirilerek üretilen köpek ırkları gibi) aralarında üremesiyle ortaya çıktı. Bunlar Afrika’nın farklı bölgelerinde yaşamış ve göç ederek buluşmuş olabilir. Ne de olsa insanlar o zamanlar gezgindi.

Homo sapiens derken, anatomik olarak bugünkü insanlara benzeyen ilk türün 195 bin yıl önce ortaya çıktığını söylüyoruz. Beynimiz o zamandan beri pek gelişmedi. Muhtemelen o yıl doğan bir Homo sapiens çocuğunu bugün okula yollasanız aradaki farkı anlamazdınız (ilkel olmazdı).

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 30 Resimle NASA’nın Plüton Seferi

130 BİN YIL ÖNCE

Buzul çağları arasında görülen son sıcak dönem.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Juno Jüpiter’e Ulaştı: 10 resimde Juno seferi

120 BİN YIL ÖNCE

Sahra orman oluyor.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 50 Resimde İnternet Özel Hayatı Nasıl Yok Etti?

100 BİN YIL ÖNCE

İnsan türü Afrika’dan çıkıyor.

Atalarımız 90 bin yıl önce Arap çöllerini aşmaya çalışırken ölüyor. Bu yüzden Sina yarımadasında hapis kalıyorlar. Ancak, 70 bin yıl önce Umman ve Arap yarımadasının güneyini izleyerek Hürmüz boğazına ve oradan da Hindistan’a ulaşıyorlar. Homo erectus bu sırada çoktan Asya’ya yayılmıştı.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: 9 maddede tekillik hayatımızı nasıl değiştirecek?

70 BİN YIL ÖNCE

Toba süper volkan patlaması.

Hindistan aşırı sıcak oluyor. Homo sapiens türü neredeyse tükeniyor. İnsan nüfusu 10 binin altına düşüyor ve genetik çeşitliliğini koruyamadığı için soy tükeniş tehlikesi baş gösteriyor. Neyse ki 5000 kişinin üstünde kalmayı başarıyoruz.

Kuraklıkta aç kalan Homo erectus, Hindistan’daki insanları geyik gibi avlayıp öldürüyor ve taze et kaynağı olarak kullanıyor. Neandertaller hariç bütün Homo alt türlerinin soyu tükeniyor.

Homo sapiens gerçekten zeki bir tür: Örneğin, ölümcül kuraklıktan kurtulmak için deve kuşu yumurtalarına su doldurup bunları matara olarak kullanıyor. Atalarımız bunları kuma gömüyor ve avdan dönüş yolunda mataraları kazıp çıkarak su içiyor.

Sonuçta bu tür pratik buluşlarla hayatta kalmayı başarıyoruz. Atalarımızdan biraz daha zeki olduğumuz için kuraklıkta kıl payı farkla hayatta kalıyoruz.

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

İlgili yazı: Evren’deki En Şaşırtıcı Gerçek Nedir? >> Hayatın anlamına dair 3 bilimsel cevap

38 BİN YIL ÖNCE

Hopo sapiens Avrupa’da.

Neandertallerin soyu tükeniyor. Muhtemelen kabileler arası ticaret yapmayı bildiğimiz için avcılıkta sıkı rekabet ediyoruz. Neandertal kadınlarıyla cinsel ilişkiye giriyoruz, Neandertal genleri Homo sapiens genlerine karışıyor.

Homo sapiens nüfusu artarken Neandertaller ortadan kalkıyor. Homo sapiens’in hayatta kalmasını sağlayan tek fark, sosyal becerilerinin daha gelişmiş ve biraz daha zeki olmasıydı. Düşündüğü üzerine düşünen insan, yani Homo sapiens sapiens alt insan türü bu sırada, yani yaklaşık 40 bin yıl önce çıkıyor.

Homo sapiens Afrika’da ortaya çıktı ve oradan Dünya’ya yayıldı. Ancak Afrika’da tek bir noktadan ortaya çıkmamış olabilir. Buna göre, anatomik olarak modern insan türleri Afrika’nın farklı yerlerinde evrim geçirip aralarında karışarak bugünkü Homo sapiens türünü türetmiş olabilir. Buna “zayıf çok bölgeli insan evrimi varsayımı” diyoruz.

İlgili yazı: Evren İçi Boş Bir Hologram mı? 

11 BİN YIL ÖNCE

varoluşun_varoluş-evren-evrim-kısa_tarihi

Buzul çağının sonu ve insan uygarlığının doğuşu.

*

***

*********

*******************

********************************

''''''ÖNEMLİDİR'''''''

PAYLAŞIMLARIMIZ 

GOOGLE VE DİĞER  ARAMA  MOTORUNDA  YAYINLANMIŞ 

ÇEŞİTLİ  ÇALIŞMALARDAKİ  ALINTILARDAN OLUŞMAKTADIR  VE  TAMAMEN BİZE  İLGİNÇ  GELEN  KONULARIN 

PAYLAŞIMINDA  FAYDA SAĞLAYABİLECEĞİMİZ DÜŞÜNCESİNDEN HAREKETLE ORTAYA  ÇIKMIŞTIR

VE

TİCARİ  DEĞİLDİR..

 

BİLGİ  AKTARIMLARIMIZDA  SAKINCALI  VEYA  PAYLAŞIMI  İSTENMEYEN ALINTILAR  OLURSA UYARILDIĞIMIZDA  PAYLAŞIMLARIMIZDAN  ÇIKARILACAKTIR...!!