71 : ) ÜFLEMELİ MÜZİK ALETLERİ.....? / 30-05-2020

 

 

Saksofon

 

Gezinti kısmına atla

 

 

Arama kısmına atla

 

 

 

Değişik boyuttaki saksofonlar değişik tonlarda sesler çıkarırlar. Örneğin bu 

bariton saksofon tenor saksofona göre daha alçak tonları, alto saksofona göreyse bir oktav daha alçak tonlari çıkarabilir

Saksofon[1][2] veya saksafon,[3] çoğunlukla koni ve “S” biçiminde pirinçten üretilen, ağzındaki kamış vasıtasıyla ses çıkaran bir çalgıdır. 1840’li Yillarda, Adolphe Sax tarafından tasarlanmıştır. Saksofon genellikle pop ve caz müziği ile ilişkilendirilse de, önceleri klasik batı müziği ve ordu müziği çalgısı olarak tasarlanmıştı.

Tarihçe

Saksofon, 1840’ların başında Paris’de yaşayan Belçika’lı müzik aygıtları yapımcısı ve klarnetçi Antoine-Joseph 'Adolphe' Sax tarafından tasarlandı. ‘’Saksofon’’ adı da “sax’ın sesi” anlamını taşır. Sax’ın 1846’da patentini aldığı konusunda değişik görüşler öne sürülse de, en olası olanı, ophicleide çalgısına klarnet ağızlığı eklenmesiyle ortaya çıktığıdır. Gerçekten de sax, babasının klarnet ve ophicleide üretilen fabrikasında yıllarca çalışmıştır.

Sax’ın 1846’da aldığı patentten sonraki yirmi yıl boyunca, saksofon yalnızca Sax’ın fabrikasınca üretildi. 1866’de, patent süresinin bitiminden sonra saksofonda öteki üreticilerce birçok değişiklik yapıldı.


Saksofonlar çoğunlukla pirinçten yapılıp, üzerlerine saydam vernik, altın ya da gümüş ile kaplama yapılır. Vernik ya da öteki kaplamalar pirincin paslanmasını önlediği gibi, ses niteliğinin artmasını ve çalgının görüntüsünün ilgi çekici olmasını sağlarlar.Saksofon klarnete benzer. Klarnetteki gibi,içi yuvarlak ya da dört köşe oyulmuş, tek kamışlı ağızlık kullanır. Tuş sistemi ise aynı olmasa da flütle benzerlik gösterir. Saksofon, metalden yapılan bir enstruman olmasına rağmen, yapısı ve kökeni gereği, bakır üflemeli değil, tahta üflemeli çalgılar arasında sayılır.

Değişik dönemlerde, saksofon yapımında plastik ve tahta gibi değişik gereçler de denenmiştir. 1930 öncesinde saksofonların verniklenmeden ya da kaplama yapılmadan satışa sunulmaları yaygındı. 1960’lara dek ise, bazi saksofonlar ucuz olmaları bakımından gümüşle değil, nikelle kaplanırdı.

Saksafon Çeşitleri ve sıralaması

Saksofon topluluğunun, en büyüğünden en küçüğüne on üyesi; kontrabas, bas, bariton, tenor, C-ezgi, alto, F mezzo-soprano, soprano, C soprano, sopranino saksofon olarak sayılabilir.

Soprano, Alto, Tenor ile Bariton saksofonlar en çok kullanılan saksofonlardır. Bazı orkestralarda arada sırada Bas saksofonun da kullanıldığı olur.

saksofon çalmaya yeni başlayanlar genellikle alto saksofondan başlayıp, deneyim kazandıktan sonra tenor ya da bariton ile çalmayı sürdürürler. Alto saksofon özellikle klasik batı müziği alanında tutulur. Çalması daha zor olan soprano ise 1960’lardan sonra caz müziğinde belli ölçüde yaygınlaşmıstır. Bas, sopranino ya da kontrabas saksofonlar günümüzde üretilse de, büyük saksofon orkestraları dışında ender olarak kullanılırlar ve daha çok özel ilgi duyanlara seslenirler.

Ağızlık

 

Tenor saksofon için iki ağızlık

 

Ağızlıklar kauçuk, plastik ya da metal gibi değişik gereçlerden yapılırlar. Ender olarak da tahta ve cam olanları da bulunur. Bazıları, metal ağızlıkların yaygın olan plastik ağızlıklara göre daha “canlı” ses çıkardığı, ötekilerse de ses tonundaki değişikliklerin ağızlıkta kullanılan gereçten değil, biçiminden geldiği kanısındadırlar. İçleri içbükey olarak oyulmuş ağızlıklar Adolphe Sax’ın özgün tasarımına daha yakın olup, daha yumuşak tonlarda ses çıkardıkları için klasik batı müziği saksofoncularınca yeğlenirler.

Kamışlar

 

Frederick L. Hemke

 alto ile tenor saksofon kamışları.

Klarnet gibi saksofon da ses çıkarmak için tek kamış kullanır. saksofon kamışları klarnettekilere oranla daha geniş olurlar. Değişik saksofon çeşitleri (alto, tenor, vb) değişik boyutlarda kamışlar kullanırlar. Her çalgıcı kendi biçemine uygun kamışı birçok üreticinin ürünleri arasından seçebilir. Kamışların ses gücü, 1 ile 6 arasındaki sayılarca ölçülendirilmiştir. Yine değişik üreticilerin tıpkı ölçülendirmeyi kullandıklarını söylemek güçtür. Örneğin Rico’nun 3 sayili kamışı Vandoren’in 3 sayılı kamışına oranla çok daha yumuşaktır.

 

 

Klarnet

 
 
 

Gezinti kısmına atla

 

 

Arama kısmına atla

 

 

 

Boehm + Alman klarnetleri

 

Klarnet (klarinet ya da gırnata), sert ve dayanıklı ağaçlardan genellikle de abanoz ağacından yapılan üflemeli bir çalgı türüdür. Bir çeşit sert kauçuk olan ebonitten, ayrıca metalden yapılanları da vardır.

 

Tanımı

 

Klarnet çalan bir adam

 

Klarnetler, beş parçanın birleşmesinden oluşur, bunlar:

  • Ağızlık (Bek)
  • Fıçı (Barel)
  • Üst gövde
  • Alt gövde
  • Kalak (Pavillon da denir)

Klarinetin gövdesi silindir biçimindedir. Kalak bölümü ise obuanın kalağına oranla daha geniştir. Dikkatlice yontulup biçimlendirilen bu kamış parçası, ağızlık üzerine takılır. Çalıcının nefesi ile titreşime geçirilen kamış, boru içindeki havayı titreşime geçirerek ses elde edilmesini sağlar. Çalıcının sol eli yukarıda, sağ eli ise aşağıda olmak üzere az bir eğimle yere doğru tutulur.

Flüt ve obuada olduğu gibi, klarnetin gövdesinde de ses deliklerini açmaya ve kapatmaya yarayan metal bir mekanizma vardır. 1840 sıralarında "Boehm sistemi" flüte uygulandıktan sonra, Paris konservatuvarı öğretim üyesi ve klarnetçi Klosé, bu sistemin klarnete de uygun olduğunu görmüş ve Boehm sistemi klarnete uygulanmıştır. Daha sonra farklı zamanlarda farklı kişiler tarafından bu sistem geliştirilmiştir.

Klarnetin tarihçesi

Klarnet tarihi 19. yüzyılda Chalumeau (Şalümo) adıyla orkestralarda icra edilen bu nefesli saz klarnetin atasıydı. Fransızcadan gelen bu isim nefesli sazların genel adıydı. Aynı yüzyılda Denner adlı çalgı yapım ustası Şalümo’yu geliştirerek bugünkü sisteme doğru ilk adımı atmıştır. 18. yüzyılda keşfedilen enstrümanın orkestraya dâhil edilmesi 1750 yılında olmuştur. 1800’lü yıllarda klarnetin oda orkestralarında yaygınlaşmasında Mozart’ın rolünün büyük olduğu bilinmektedir. 1812’de Paris Konservatuvarı’nda öğretim üyesi olan Ivan Müler klarnete farklı mekanikler ekledi. Müller’in 13 tuşlu hale getirdiği enstrüman Denner’in sistemine göre daha karmaşıktı. 1840 yılında ses sistemleri için metal tuş mekanizması flüt ve obua’da olduğu gibi klarnette de kullanılmıştır. Paris Konservatuvarı Klarnet bölümü öğretim üyesi Klose Boehm Sistemini klarnete uyguladıktan sonra 1860 yılına kadar enstrüman üzerinde mekanik gelişmeler devam etti. 1900- 1925 yılları arasında klarnet artık radyo ve stüdyo kayıtlarında önemli yer tutmaya başladı. Perde sistemlerinin esas amacı akustiğin daha kaliteli elde edilmesi yönünde idi. Şalümo ile 1600’lerde 1,5 oktav ses genişliğiyle yola çıkan klarnet Mozart’ın konçerto ve Quintetlerinde yumuşak ve koyu sesiyle klasik, caz ve pop orkestralarının vazgeçilmez nefesli sazı olarak bugün konservatuvarlarda eğitim metotlarında ve müzik literatüründe yerini almıştır.

Klarnet türleri

 

Bass clarinet, Basset horn, clarinets in D, B♭, A, high G and E♭

 

Klarnetlerin Çok kalabalık bir ailesi vardır.Buna benzer birçok türden oluşur..

  • Mi bemol küçük klarnet (yazılan notanın küçük üçlü ince sesini duyurur)
  • Re küçük klarnet * Do klarnet (yazılan notanın aynısını duyurur)
  • Si bemol klarnet (yazılan notanın büyük ikili kalın sesini duyurur)
  • La klarnet (yazılan notanın küçük üçlü kalın sesini duyurur)
  • Basset horn (Fa) (Yazılan notanın tam beşli kalın sesini duyurur)
  • Mibemol alto klarnet (yazılı notanın büyük altılı kalın sesini dyurur)
  • Si bemol basklarnet (yazılan notanın büyük dokuzlu kalın sesini duyurur)
  • La basklarnet (yazılı notanın 1 oktav ve küçük üçlü kalın sesini duyurur)
  • Si bemol kontrabasklarnet (yazılı sesin 2 oktav ve büyük ikili kalın sesini duyurur)

Bu çalgıların tümünün çalınışı aynıdır. Bir tanesinin iyi çalmayı öğrenen, çok kısa bir alışma devresinden sonra, herhangi bir diğerini çalabilir. Yalnızca dört tanesi sürekli orkestrada kullanılır.

  1. Mi bemol küçük klarnet
  2. Si bemol klarnet
  3. La klarnet
  4. Si bemol basklarnet

Bu dört çalgının da dördü birden her yapıtta kullanılmaz. Genellikle besteciler iki si bemol klarinet kullanırlar. Üçlü orkestra kuruluşu ise, bunlara bir de bas klarinet eklenir. Daha büyük orkestralarda mi bemol klarinet ve bir si bemol klarinet daha eklenebilir.

La klarinet Si bemol klarinete çok yakın bir çalgıdır. La klarinetin boyu Si bemol klarinete göre biraz daha uzun, ses rengi biraz daha koyudur. Çalınışı ve ses genişliği aynıdır. Yalnız, Si bemol klarinet yazılı olan notanın büyük ikili kalınını, La klarinet ise küçük üçlü kalınını seslendirir. Besteciler bu iki klarinet türünden birini kullanırlar. Bunun en önemli nedenleri şunlardır:

  1. Daha koyu bir ses rengi isteniyorsa.
  2. Yapıtta çok diyez varsa.
  3. Klarinet partisinin en kalınından Do diyez sesinin kullanılması gerekiyorsa.
  4.  
  5. Ses genişliği

 

Alto klarnet çeşidi

 

Klarinetin notaları sol anahtarı üzerine yazılır. Ses genişliği neredeyse 4 oktav kadardır. Bu genişlik içinde tüm diatonik ve kromatik sesler elde edilebilir. Dördüncü ek çizgideki sol notasından daha ince notaların çalınması biraz güç olduğu için bu sesler pek kullanılmaz. Eğer kullanılması isteniyorsa da küçük klarinet kullanılır. En kalın mi notasından bir sonraki oktav içerisindeki si bemol notasına kromatik olarak olarak, aşağıdan yukarıya doğru ses deliklerinin sırasıyla açılması yoluyla elde edilir. Bu Si bemolün incesindeki seslerin elde edilişi, flüt ve obuadakinden biraz farklıdır. Flüt ve obuada en kalındaki esas seslerden sonra gelen sesler, bu esas seslerin ikinci doğuşkanları (bir oktav incesi) olarak, daha incelerde ise, esas seslerin genellikle dördüncü doğuşkanları (iki oktav incesi) olarak elde edilirler. Klarinette ise (gövdesi silindir biçiminde olduğundan) elde edilen doğuşkanlar tek sayılıdır (3, 5, 7, 9). Üçüncü çizgi Si sesi klarinetin yazılı en kalın sesi olan mi sesinin dudak ve nefes ayarı, ayrıca bir yardımcı perde yardımı sonucunda çıkarbılan üçüncü doğuşkanıdır yani 1 oktav ve tam 5'li. bu Si sesinden üçüncü ek çizgi Fa'ya kadar olan sesler kromatik olarak bu yolla elde edilir. Fa'nın daha incesindeki sesler çeşitli yollardan, her klarinetçiye ve klarinet yapısına göre değişebilen yollarla elde edilir.

Klarinetin tınlama bölgeleri

Klarinetin dört farklı tınlama bölgesi vardır:

  1. Kalın ses bölgesi : En kalın ses olan Mi'den bir oktav incesi Fa diyez notasına kadar olan bölgedir. Zengin, madeni, gizemli, karanlık ve dramatik sözcükleri ile tanımlanabilir. Bu ses bölgesine "Şalümo" (Chalumeau) bölgesi de denir. "Şalümo" klarnetin atası olan eski bir çalgının adıdır.
  2. Kötü sesler : Sol notasından üç yarım perde sonraki si bemol notasına kadar olan bölgedir, klarinetin en kötü sesleridir, zayıf, soluk hem de elde edilmesi biraz daha güçtür.
  3. Orta ses bölgesi : Si notasından ikinci ek çizgi Do notasına kadar olan ve klarinetin en güzel sesleridir. Bu bölgeye "klarino" (Clarino) ses bölgesi denir. En güzel ve en etkili klarinet soloları bu ses bölgesinde yazılmıştır. Bu sesler duru, parlak, ılık ve etkileyicidir.
  4. İnce ses bölgesi : İkinci ek çizgi Do'dan sonraki daha ince seslerdir. Gür çalındığında sert ve rahatsız edici fakat kısık sesle çalındığında ılık ve yumuşak, flüt ses rengine yakın bir tını özelliği gösterir.
  5.  
  6. Teknik özellikleri

Klarinet, çeviklik bakımından flüte çok yakındır. Her çeşit hızlı, parlak, gösterişli pasajlar, diziler, arpejler, grupetto ve benzeri figürler, tril ve tremololar rahatlıkla çalınabilir. Genellikle tek dil kullanırlar. Çift dil ve üç dil çok zor olduğundan, özel durumlar olmadıkça kullanılmaz. Bir ses bölgesinden başka bir ses bölgesine geniş aralıklı atlamalar, klarinete özgü kolaylıklardan biridir. Ancak hızlı tekrarlanan sesleri çalmakta oldukça sınırlıdır. Klarinetin en önemli özelliklerinden biri de, gürlük kontrölü bakımından son derece yetenekli olmasıdır. Çok kısık sesle ve çok gür sesle çalınabilir.

 

Orkestradaki önemi

Klarinete orkestrada hızlı, akıcı, parlak, gösterişli pasajlardan geniş duygusal ezgilere dek her türlü görev verilir. Duru ve parlak ses rengi ile birleşen etkili kreşendo ve dekreşendo yeteneği, klarinetin "Espressivo" solo pasajlarda sık sık görevlendirilmesine neden olur. Ses rengi diğer tahta üflemelilerle iyi kaynaşır. Başka çalgılardaki temaları katlamak, gerekirse arka plandaki armonileri sağlamak ve eşlik figürlerini seslendirmek klarnetin yapabileceği en önemli görevlerdir.

 

Ünlü Klarnetçiler

Dünyada klarneti çok iyi çalan icracılar arasında Alain Damiens, Sarah Elbaz ve Giora Feidman sayılabilir. Türkiye'de ise klarnet virtüözü denince akla Şükrü Tunar (d. 1907) ve Mustafa Kandıralı (d. 1930) gelmektedir. Son yıllarda ise Kamucan Yalçın,Bülent Altınbaş,Göksun Çavdar, Hüsnü Şenlendirici, Serkan Çağrı ve Tolga Akşit bu konuda öne çıkmış isimlerdir.

 

Flüt Çeşitleri

flut-cesitleri

Tarihin bilinen ilk enstrümanlarından bir tanesi de flüt çeşitleri ve flüttür. Kökleri M.Ö’ye kadar dayanan bu müzik aleti, ilk çağ insanları tarafından birbirleri arasında haberleşmeyi sağlamak, havyanları korkutmak ya da çıkan sese göre hayvanları çekmek amaçlı kullanılmıştır.

2008 yılında Almanya’da gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar esnasında tarihin ilk flüt örneği bulunmuş ve yapılan araştırmalar sonucu ilk ilkel flüt olabilecek bu parçanın, 43.000 yıllık bir tarihe sahip olduğu tespit edilmiştir.

Bu kadar geniş bir tarihe sahip olan flüt, zaman içerisinde bir takım değişikliklere uğrayıp farklı çeşitleri ile çeşitli müzik türlerinde kullanılmaya başlamıştır. Flüt çeşitleri yazımızda flüt türleri hakkında ayrıntılı bilgilere ve şu başlıklara değindik;

🔹 Flüt çeşitleri ve adları
🔹 Blok flüt çeşitleri
🔹 Yan flüt çeşitleri
🔹 Flüt çeşitleri ve fiyatları

Flüt türleri sıralaması büyükten küçüğe şu şekildedir;

  • Bas Flüt
  • Alto Flüt
  • Yan Flüt
  • Pikolo

Bu flüt türleri içerisinde yan flütte bulundurmasından dolayı yan flüt çeşitleri olarakta adlandırılmaktadır. Şimdi gelelim bu türler hakkında detaylı bilgi vermeye ve özelliklerini açıklamaya;

Flüt Çeşitleri Nelerdir?

  • Bas Flüt

bas-flut

Bas flüt, uzunluğu 146 cm olan, flüt çeşitleri içerisinde yer alan, en büyük flüt ünvanına sahiptir. Boyutlarının büyüklüğünden dolayı üfleme boşluğuna ulaşmak oldukça zordur, bu zorluğun aşılması adına bu flüt türünde özel bir ağızlık kullanılmakta ve bu sayede bas flütün daha kolay üflenebilir hale getirilmesi sağlanmaktadır.

Ses yüksekliğinin düşük seviyelerde olmasından ve diğer üflemeli enstrümanlar ile birlikte çalındığında sesinin kaybolmasından dolayı korolarda ve benzeri müzik gruplarında kullanımı tercih edilmemektedir. Bu flüt türü ve icracısı çok nadir bulunmaktadır ve tarihçesi de oldukça eskiye dayanmaktadır.

18. yüzyılın ilk çeyreğinde ortaya çıkan bas flüt, ilk üretildiği zamanda 3 perdeye ve 123 cm uzunluğa sahipken, 18. Yy ortalarında uygulanan geliştirmeler sonrasında perde sayısı 2 artmış ve uzunluğu 102 cm’ye kadar ufaltılmıştır. Sonrasında ünlü bir flüt yapımcısı olan Charles Delusse 127 cm uzunluğuna sahip bir bas flüt üretmiş ancak 102 cm uzunluğa sahip olan flütten daha ince şekilde dizayn ederek bas flüte yeni bir form vermiştir.

19. Yy’da perde sayısı 3 tane daha arttırılmış ve 8 perdeli hale getirilip, uzunluğu 44 cm’ye kadar düşürülmüştür. Bu flütün üretiminde şimşir denilen bir ağaç türü kullanılmış ve üfleme başlığının bulunduğu kafa bölgesi ‘ U ‘ harfi şeklinde bir kıvrıma getirilmiştir. Bu bölgenin üretiminde ise pirinç kullanılmıştır.

  • Alto Flüt

alto-flut

Flüt çeşitleri ailesinin 2. en büyük flüt çeşidi alto flüttür. Ton aralığı yan flütle birebir aynı olan alto flüt, aynı zamanda icra ve yapı olarakta çok büyük oranda benzerlik göstermektedir. Orkestralarda kendine çok fazla yer edinememiş bu flüt çeşidi genellikle küçük müzik gruplarında, diğer müzik aletlerine eşlik etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Alto flütün, diğer flüt çeşitlerinden farkı transpoze bir enstrüman olmasıdır. Yani en kalın notası do olarak adlandırılmakta ancak piyanodaki ses karşılığı ‘G’ harfi olan sol notasının frekansını vermektedir. Bas flüt ile karşılaştırıldığında, boy olarak ciddi anlamda küçük kalan bu flütün uzunluğu 86, çapı ise 2.6 cm’dir.

Tarihi 1600’lü yıllara dayanan alto flüt, üzerinde çeşitli geliştirmeler yapılmasına rağmen pek tutulmamış ve popülerlik kazanamamıştır. Do flüt çalan biri eğer ki alto flüt çalmak istiyorsa bu flüt türü üzerinde belli bir süre pratik yapmalıdır, çünkü perdeler arasındaki uzaklık alto flütte daha fazladır.

  • Yan Flüt

yan-flut

Klasik müzikte en çok kullanılan flüt çeşididir. Kesin bir bilgi olmasa da yan flütün ilk ortaya çıkışı Çin’de M.Ö 900 yılında olmuştur. Klasik müzikte ilk başta marş gibi askeri müziklerde kullanılan bu enstrüman, zaman içerisinde bu alandan uzaklaşmış, senfonilerde ve quartet, quintet gibi müzik gruplarında kullanılmaya başlanmıştır.

Tarihte ilk kez üretilen yan flütlerde malzeme olarak abanoz ağacı kullanılmış olsa da, günümüzde en popüler olan yan flüt çeşitleri nikel, krom, bakalit, gümüş ya da altın gibi madenlerden üretilmiş olanlardır. Yan flüt 3 temel parçanın birleşmesiyle meydana gelmiş bir müzik aletidir. Bunlar; kafa (ağızlık), gövde ve kuyruk bölümüdür.

Standart bir yan flütün uzunluğu 67, çapı ise 2cm civarındadır. Notaların oluşumunu sağlayan ses delikleri (perde) arasındaki uzaklık birbirinden bağımsızdır, mesafeler farklılık göstermektedir. Yan flüt hem bir solo enstrüman hem de keman, piyano, çello vb. gibi aletlerle birlikte kullanıldığın çok uyumlu bir eşlik enstrümanıdır. Soft bir tınıya sahip olan yan flüt, günümüzde poptan rock müziğine kadar bir çok müzik türünde sıkça yer almaktadır.

  • Blok Flüt

flut-turleri

Blok flüt, dünyada 1700’lü yılların sonrasında önemini hızla kaybetmeye başlamış bir enstrüman olsa da ülkemizde 2000’li yılların başına kadar müzik derslerinin vazgeçilmez enstrümanı olmayı başarmış, hepimizin çok yakından bildiği bir flüt çeşididir. 🙂 Kullanımı oldukça basit olan blok flütte notalar parmakların sırasıyla kaldırılmasıyla birlikte tek tek incelmektedir.

Çoğunlukla yapımında plastik malzeme kullanılan blok flütlerin en kalitelileri ağaçtan ya da fil dişinden üretilenler olduğu bilinmektedir. Ağaç üretim blok flütlere piyasa da rastlanabilirken, fil dişi üretimi blok flüt bulmak oldukça zordur. Blok flütün kendi içerisinde 6 çeşidi bulunmaktadır, bunları yazımızın sonunda sıralayıp, özelliklerini anlatacağız.

  • Pikolo Flüt

pikolo-flut

Flüt çeşitleri arasından yer alan en küçük flüt ünvanı pikolo flüde aittir. Ufak tefek sapmalar olsa da ortalama uzunluğu 30 cm’dir. Yan flüt ile görsel olarak neredeyse birebir olarak benzeyen pikolo, yan flüt çeşitleri arasında sayılmakta olup, yan flütün kuyruksuz hali olarakta adlandırılabilir.

Yan flüt ile karşılaştırılacak olursa pikoloun ses genişliği yan flütten 8 ses tizdir. Daha çok ince notaların seslendirilmesi için kullanılan bu müzik aletine senfonilerde, orkestralarda ve çeşitli müzik gruplarında oldukça sık rastlanabilmektedir. Asıl kullanım alanı klasik müzik olsa da günümüzde pek çok popüler müzikte de pikolo kullanılmaktadır.

Eğer ki profesyonel olarak yan flütle ilgileniyorsanız pikolo üzerinde de biraz alıştırma yapmanızda fayda var. Çünkü pikolonun bulunmadığı orkestralarda pikolo için ayrılan partisyonları 2. ya da 3. flüt çalmaktadır. Ağızlık kısmı isteğe bağlı olarak metal ya da tahtadan kullanılabilse de rahat bir çalım için en uygun seçim metal ağızlık olacaktır.

Pikolo flütten çıkabilen en kalın ses D harfine denk gelen ‘re’ notasındır. Ancak gerekliliğine bağlı olarak bu enstrümana kuyruk bölümü eklenebilmekte ve böylelikle ses genişliği artarak en pes ses C harfine karşılık gelen ‘do’ notasına kadar çıkarılabilmektedir.

Blok Flüt Çeşitleri

blok-flut-cesitleri

Blok flüt çeşitleri büyükten küçüğe doğru şu şekilde sıralanmaktadır;

  1. Kontrbas Blok Flüt
  2. Bas Blok Flüt
  3. Tenor Blok Flüt
  4. Alto Blok Flüt
  5. Soprano Blok Flüt
  6. Pikolo Blok Flüt

Gelelim yukarıda sıraladığımız blok flüt çeşitleri hakkında kısa bilgilerle özelliklerini açıklamaya;

  • Kontrbas Blok Flüt

Blok flüt çeşitleri ailesinin en pes ses genişliğine ve en büyük uzunluğuna sahip olan flüt türüdür. Bu enstrümanda hiç bir ses deliği kapatılmadığında fa notası çıkmaktadır. En kaliteli kontrbas flütler abanoz ağacından üretilmiş olanlardır. Boyutu o kadar büyüktür ki oturarak çalındığında alt bölgesi yere sabitlenir ve bu şekilde çalınır. İngilizce’de mükemmel bas anlamına gelen ‘great bass’ kelimeleriyle adlandırılmaktadır.

  • Bas Blok Flüt

Blok flüt çeşitleri arasında 2. en büyük flüt türü bas blok flüttür. Plastik ve ağaçtan üretilme modelleri bulunmakta olup, ağaçtan üretilen modelleri yaklaşık olarak 750 dolar civarında bir fiyatlandırmadan başlamaktadır. Ülkemizde satışı bulunmayan ve üretimi yapılmayan bu flüt türleri ancak yurtdışından satın alınabilmektedir.

  • Tenor Blok Flüt

Tüm delikleri açık halde iken üflendiğinde do notasını veren boyut olarak elde taşınabilecek vaziyette olan blok flüt çeşididir. Tenor terim anlamı olarak ince ses genişliğine sahip erkek sesi demektir, bu flütün bu şekilde adlandırılması da tenor ses aralığına sahip olmasından kaynaklanmaktadır.

  • Alto Blok Flüt

İlkokulda kullandığımız blok flütle çok az bir boy farkına sahip olan flüt çeşididir. Alto blok flütte bas ve kontrbas flütün aksine herhangi bir metal aksam yer almamaktadır. Alto terim anlamı olarak orta kalınlıktaki kadın sesi demektir, flütün bu adı almış olması bu ses genişliğinde yer almasındandır. Parmakların tamamı havada iken ses üflenmesi halinde fa notasını vermektedir.

  • Soprano Blok Flüt

İşte okul zamanlarında kullandığımız, blok flüt çeşitleri arasından en popüler olanı; soprano blok flüt. En pes sesi do notasıdır ve üretildiği malzemeye bağlama olarak bir çok ucuz çeşidi bulunabilir. Soprano terimi kadınlardaki en ince ses genişliğini ifade eder, flüt bu yapıda bulunduğundan dolayı adı soprano blok flüttür.

  • Picolo Blok Flüt

Blok flüt çeşitleri içinde en minik olan flüt türüdür. Ses aralığı olarak yine en ince sesleri yapısında barındıran bu enstrümanın karar sesi ‘fa’ notasıdır. Bulunması en nadir flüt çeşitleri içinde yer almaktadır.

FLÜT TÜRLERİ VE FİYATLARI

flut-cesitleri-ve-fiyatlari

Önemli Not: Enstrüman fiyatları dövize göre belirlendiğinden dolayı yazımızda belirttiğimiz fiyatlar kura göre değişiklik göstermektedir.

– Yan Flüt: Sıfır fiyatları ortalama olarak 650 TL civarından başlayan yan flütü 2. el olarak almak isterseniz 150-250 Tl aralığında başlangıç aşamasında bir flüt bulabilirsiniz.

– Bas Flüt: Ülkemizde şu an Trevor James marka bas flüt satışı gerçekleşmekte olup bu flüt çeşitlerinin fiyatları 22.000 TL’dir. 🙂

– Alto Flüt: Yine Türkiye’de yer alan ve tek satışı bulunan alto flüt markası Trevor James. Yine bu flüt çeşitleri için fiyat başlangıcı ise şu an için 12.000 TL.

– Pikolo Flüt: Şu an için satışı aktif olarak Dore müzikte bulunan pikolonun başlangıç fiyatı 5.000 TL!

– Blok Flüt: Sakın adına aldanıp içinizi rahatlatmayın 🙂 İlkokullarda kullandığımız soprano blok flütler 20-30 TL arasında değişirken bas, kontrbas gibi blok flüt çeşitleri için fiyatlar 700-1000 dolar arasında başlıyor.

Flüt çeşitleri hakkında yazdığımız detaylı yazının sonuna geldik, umarız aklınızda flüt türleri ile ilgili bir soru işareti kalmamıştır. Yine de merak ettiğiniz başka bir konu olursa bizimle iletişim adreslerimiz aracılığı ile çekinmeden bağlantı kurabilirsiniz!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

*

***

*********

*******************

********************************

''''''ÖNEMLİDİR'''''''

PAYLAŞIMLARIMIZ 

GOOGLE VE DİĞER  ARAMA  MOTORUNDA  YAYINLANMIŞ 

ÇEŞİTLİ  ÇALIŞMALARDAKİ  ALINTILARDAN OLUŞMAKTADIR  VE  TAMAMEN BİZE  İLGİNÇ  GELEN  KONULARIN 

PAYLAŞIMINDA  FAYDA SAĞLAYABİLECEĞİMİZ DÜŞÜNCESİNDEN HAREKETLE ORTAYA  ÇIKMIŞTIR

VE

TİCARİ  DEĞİLDİR..

 

BİLGİ  AKTARIMLARIMIZDA  SAKINCALI  VEYA  PAYLAŞIMI  İSTENMEYEN ALINTILAR  OLURSA UYARILDIĞIMIZDA  PAYLAŞIMLARIMIZDAN  ÇIKARILACAKTIR...!!