68 : ) PİYANONUN TARİHÇESİ ....? / 30-05-2020
PİYANONUN
TARİHÇESİ......?
Piyano (veya nadir olarak kullanılan İtalyanca ismiyle Pianoforte), tuşlu bir çalgıdır.
Piyanoda ses, teller vasıtasıyla elde edilir. Piyanonun tuşlarına basıldığında içindeki tahta çekiç tellere vurarak sesi oluşturur.
Tahta çekicin tellere vurmasından dolayı piyano vurmalı müzik aleti sanılır.
Piyano klasik ve caz müzikte yaygın olarak kullanılır.
Solo performanslar, ansambl, oda müziği, eşlik, bestecilik ve prova için oldukça uygun bir enstrümandır.
Piyano taşınabilir bir enstrüman olmamasına ve genelde pahalı olmasına rağmen çok yönlülüğü ve aynı anda birçok yerde bulunma özelliği ile dünyanın en yaygın olarak kullanılan enstrümanlarından biridir.
Akustik piyanolar genellikle ses tahtasını ve metal telleri çevreleyen aynı zamanda koruyan ahşap kasadan oluşmakla birlikte
88 tuşa (52 beyaz tuş, 36 siyah tuş) sahiptir.
Piyano, tuşlarına basıldığında içerisindeki teller aracılığıyla ses çıkarır,
Tuş bırakıldığında ise teller damper (titreşim azaltan parça) yoluyla susturulur.
Fakat pedallar yardımıyla tuşlardan parmaklar kaldırmasına rağmen sesi uzatmak mümkündür.
Piyanoda herhangi bir tuşa bastığımızda keçe ile kaplanmış çekiç o tuşa ait tellere vurur,
Ardından geri gelir ve çekiç eski konumuna gelmesine rağmen teller titreşmeye devam eder.
Bu titreşme bridge ( köprü ) yoluyla ses tahtasına iletilir ve ses tahtası sesi yükselttikten sonra havaya yayar.
Parmak tuştan çekildiğinde damper ( titreşim azaltan parça )
Tellerin titreşmesini durdurur ve sesi keser.
Yukarıda bahsedildiği gibi akustik piyano içerisinde bolca tel bulundurmasına
Rağmen vurmalı çalgı olarak sınıflandırılır çünkü teller çekme yoluyla ( harpsikord ya da epinet ) gibi değil vuruş yoluyla ses çıkartır.
Hornbostel-Sachs enstrüman sınıflandırma sistemine göre piyano chordophone ( telleri ve onu ileten gövdeleri olan enstrümanlar ) olarak sınıflandırılmıştır.
Örneğin arp telleri çekme yoluyla çalınan,
Gitar telleri tıngırdatma yoluyla çalınan, keman yayı (arşe) tellere sürtme yoluyla çalınan,
Piyano da tellere çekiç ile vurulması yoluyla çalınan chordophone bir enstrümandır.
Teknolojik gelişmelerle birlikte chordophone bir enstrüman olan piyano akustik olmasının yanı sıra elektrikli,
Elektronik ve dijital olacak şekillerde de geliştirilmiştir.
Tarihçe
İlk piyano 1700'lü yıllarda İtalya, Floransa'da Bartolomeo Cristofori tarafından yapıldı.
Cristofori'nin en büyük başarısı, piyanonun temel mekanik sorunu olan,
Çekicin tellere vurması anında sesin çekicin etkisi ile sönümlenmemesi ve çekicin çok çabuk bir şekilde tellerden ayrılarak notanın yeniden çalınabilmesi sorununa bir çözüm üretmesidir.
Öldüğü 1732 yılına dek 20 civarında piyano üretti.
Fransız Marius'un bu çalgıya katkısı, tokmaklı klavseni bulmak oldu.
Saksonyalı Silbermann ise, Schröter' in çekiç sistemini geliştirdi ve Bach'ın da değerli öğütlerinden yararlanarak, klavyenin tüm ses genişliğinde eşit bir ötüm elde etmeyi başardı.
Augsburg' da org yapımcısı Johann Andreas Stein Alman veya Viyana usulü denen mekanizmalı piyanolar meydana getirdi.
1789'da Stein, ayrıntıları belirtmek için kullanılmakta olan dizliklerin yerine pedal koydu.
Andreas ve torunu Johann Baptist Streicher, piyanonun yapısını (Beethoven'in arzusu üzerine)
daha sağlamlaştırdı ve ikinci bir otum kapağı ekleyerek daha dolgun bir ses sağladı.
Piyano sanayinin gerçek kurucusu Alman Zumpe' dir, "kılavuzlu" denen mekanik piyanoyu gerçekleştirdi.
İlk düz piyanoyu, 1789'da İrlandalı William Southwell yaptı.
Sebastian Erard 1822'de piyano yapım tekniğini geniş ölçüde etkileyen bir yenilik getirdi (ikili itme dilleri).
Henri Pape, çapraz tel ve keçeli çekici buldu. James Thom, ekleme demir çatıyı kurdu.
Bu çalgı, büyük bestecilerin en yakını olmuştur, dolayısıyla bu çalgı için verilen bestelerin sayısı ciltler tutar.
"Piyanistler, diğer çalgıları çalanlara nazaran, çıkaracakları sesleri piyano üzerinde hazır bulurlar" gerekçesiyle, küçük yaştan (altı-on) başlayarak,
Öğrenebilecek çalgılardan birisidir. Hatta günümüzde çok daha küçük yaşlara yönelik piyano eğitimi verilebilmektedir.
Ünlü piyanist Sigismund Thalberg:
"Çalarken, sesleri uzatmayı, iyi bir ses çıkarmayı ve ses çıkarırken gerekli olan değişiklikleri yapabilmek için,
Zorunlu olan ilk şartlardan biri her türlü sertlikten uzak bulunmaktır.
Kolda, elde ve parmaklarda yetenekli bir şarkıcının sesinde sahip olduğu incelik ve bükülmeler bulunmalıdır" diyor ve şöyle devam ediyor:
"İhmal edemeyeceğimiz bir konu varsa, o da, çalarken vücudun hareketlerinde büyük bir ölçü olmasının;
Kolları, elleri büyük bir sükunetle yönetmenin, piyanoya çok yüksekten vurmamanın; kendi kendini dinleyebilmenin ve hüküm verebilmenin gerekliliğidir.
Genellikle, parmaklarla fazla çalışılmakta, fakat kafa ile yeter derecede çalışılmamaktadır."
Piyano pedallarının kullanılması hakkında, Antoine Marmontel şöyle diyor :
"Pedalları kullanmasına izin verilen öğrencilerin büyük bir kısmı
Onları usulleri saymak için kullanırlar veya ayaklarını pedalın üzerine basarlar ve bir daha çekmezler.
Şüphesiz ki, her ikisi de kusur sayılan bu alışkanlıklara sahip olmamak gerekir.
" Lavignac ise: "Pedal sanatı ayağın nasıl konulacağını değil,
Nasıl çekileceğini bilmektir" diyerek, gerekli öğüdü vermiştir.
PİYANONUN İCADI NASIL OLDU?
Floransalı Bartolomeo Cristofori 1711 yılında "Piyano e forte" hem hafif hem kuvvetli çalınabilir adlı yeni bir müzik aleti icat etti.
Bu çalgı üzerinde hem hafif seslerin hem de kuvvetli seslerin çıkartılması olanaklıydı.
Bunun için adına italyanca "hafif ve kuvvetli" anlamına gelen "Piyano e forte" dendi.
Floransalı Bartolomeo Cristofori
Yeni bir icat sayılan piyanonun sesleri meşin kaplı küçük seslerin tuşlar aracılığıyla harekete geçirilerek tellere vurması ile elde ediliyordu.
Aletin mekanizması sesler sayısında küçük çekiçler ,o çekiçleri harekete geçiren manivelalar ve bir de tellerin titremesini durduran susturucu çuha bölümü bulunuyordu.
Piyanonun temelini oluşturan çekiç mekanizmasını Cristofori''den önce iki kişi tarafından icat edildiği öne sürülmüştür.
Biri Marius adındaki Fransız klavsen yapımcısıydı.1716 yılında "clavecin a maillet" (çekiçli klavsen)adını taktığı dört mekanizma modelini Paris akademesinde sunmuştu.
Marius''un klavsen aletine çekiçli mekanizmalı koymaktan amacı klavsende mızrap olarak kullanılan ve çabuk eskiyen tüy uçlarının değiştirilme zorluğunu ortadan kaldırmaktı.
Schroter adındaki Alman müzikçi ise yeni mekanizmanın mucidinin kendisi olduğunu söylemiştir.
1721''de Dresten Sarayına gönderdiği iki piyano mekanizması
Modelinin pratikte değeri olmamakla birlikte tarihsel önemi vardır.
Almanya da Freiburg kentinde Silbermann adında birisi 1726''da iki piyano yaparak
Cristofori''nin icat ettiği mekanizmayı kullanmaya başlamıştı.
Silbermann her iki piyanoyu J.S.Bach''a gösterdiyse de Bach bunların ince seslerinin zayıfladığından ve tuşların sertliğinden şikayet etmiştir.
Silbermann bu yolda ki çalışmalarını sürdürerek Bacn''ın övgülerini kazanmayı başarmıştı.
Bach ve iki piyanosu
İlk piyanolar,biçim bakımından o zamanın klavikordlarına benzediğinden kuyrukluydu.Ünlü org yapımcısı
Frederici,dört köşe piyanoyu icat etti.Zumpe adını taşıyan Alman klavikord yapımcısı Londra da dört köşe piyanoyu çok sayıda imal ederek İngiltere''ye yaydı
En eski Zumpe piyanosunun yapılış tarihi 1766''dır.
1762 yılında büyük Bach''ın oğlu
Cristian Bach Londra''ya geldi.Klavsenci ustalar artık piyano yapmaya başlamışlardı.
Bunların Backers adındaki Hollandalı usta ,özellikle Cristofori''nin mekanizmasını geliştirerek(tuşun sonuna ayarlanabilen bir vida ekiyle)"ingiliz mekanizması"nı icat etti.Broadwood adında bir ingiliz ustası da bu mekanizmanın oluşmasında Backers''e yardım etmiş ve sonradan aynı sistemi Broadwood piyanolarında kullanmıştır.
1770 yılına kadar piyano için eser yazılmamasının nedeni piyano sesinin klavsene göre cılız ve tuşesinin sert oluşudur.
Piyano için eser veren ilk besteci Muzio CELEMENTİ''dir.1773 de henüz on sekiz yaşındayken piyano için üç sonat yazmıştır.Böylelikle piyano çalma tekniğinin temelleri atılmış oldu.
Londra o tarihlerde piyano ve klavsen yapımında çok ileri düzeydeydi.
Zumpe''nin dört köşe piyanolarından sonra Backers''in ve Broadwood''un piyanoları yayılmaya başlamıştı.
Bir yandan da başkentte Kirkman ve Shudi klavseni en gelişkin durumuna getirmeyi başarmışlardı.
Piyano ile bu soylu çalgı arasındaki rekabet C.Bach,Schroter ve Celementi''nin klavsen yerine piyanoyu kullanmaları,bu aletin yapımcılarını yüreklendirmişti.
Broadwood, tuşlar ve mekanizmaya bazı yenilikler getirerek, 1783''te piyano için iki pedal kullanılmaya başlanmış oldu.
Pedallardan biri basıldığı zaman, teller üzerindeki ses söndürücü çuhalar tümüyle kalkıyor,öteki pedal kullanılırsa teller üzerine titremeyi azaltan bir kumaş parçası yapışıyordu.
Öte yandan Viyana da Stein adında bir yapımcı yeni bir mekanizma kullanarak piyano üretmeye başladı.
1777''de Mozart bu piyanolardan birini görmüş ve öteki piyanolara olan üstünlüğünü babasına yazdığı mektupta belirtmişti.
Sonun da Stain''in damadı Andreas Steicher mekanizmayı geliştirerek 1794''te Viyana piyanolarını yapmaya başladı.
Mozart, Anton Walter''in piyanolarını yeğliyordu.Haydn, Schanz piyanolarında çalışıyordu.
Bu iki piyano yapımcısı hem Stein''ın kopyalarını yapmışlar
Hem de İngiliz dört köşe piyanolarına öykünmüşlerdir.
Paris''te İngiliz piyanoları piyasaya egemendi.
1777 de Erard ilk köşe Fransız piyanosunu yapmayı başardı.
Fransız Devrimi yüzünden Erard Londra''ya kaçmıştı.1796 da yeniden Fransa''ya döndü.İcat ettiği mekanizmanın beratını 1794''te Londra da almıştı.
Mekanizması,Stain''in geliştirdiği Alman mekanizmasını andırıyordu.
Fakat Erard,daha çok çifte mekanizmalı arp aleti ile ilgilendiğinden piyano yapımına pek önem vermemiş ve xvııı.
Yüzyıl İngiliz ve Viyana piyanolarının tekeli altında kapanmıştır.
Piyano yapımcılarını uzun uzun düşündürmüş olan bir başka sorunda ,gergin tellere dayanabilecek kasnağın yapılmasıydı.
Özellikle kalın tellerin gerginliği, kasnak üzerinde yüksek basınçlar doğurduğundan tahta yerine çelik kullanılması uygun görülmüş ve
1788''de ki piyanolardan başlayarak tellerin çelik kasnaklar üzerine gerilmesine geçilmişti.
1808 de Erard çift maşalı (douple echapement)mekanizmayı buldu.
Piyano yapımcılığı tarihinde bir devrim sağlayan bu mekanizmayı yeğeni
Pierre Erard geliştirerek 1821''de "tekerrürlü mekanizma"yı yaptı.Günümüzde ki kuyruklu piyanolarda kullanılan mekanizma böylelikle
Pierre Erard tarafından 1821''de icat edilmiş oldu.
Tekerrürlü mekanizmanın icadı Hummel ve Lizst de dahil bir çok piyanistin piyanoya daha rağbet etmesine neden oldu.
1830 yılında Thalberg özellikle bu piyanoların üstünlüğünü onayladı.
Almanya''da Blüthner Paris''te Pleyel,Kriegelstein ve Herz,
Londra''da Collard,Hopkinson,Ramsay and Kind ve Southwell,
New York''da Steinway piyano fabrikaları hep tekerrürlü mekanizmayı bazı değişikliklerle kullanmaya başladılar.
Bundan sonra piyanonun değişik parçaları, ayrı ayrı incelenerek ve laboratuar da çalışılarak geliştirilmiş
Sonunda üstün nitelikli çalgılar yapılmıştır.
Modern piyanonun ses genişliği kalın la''dan ince do''ya kadar olmak üzere yedi oktav ve bir minör üçlüyü kapsamaktadır.
Bununla birlikte, klasik piyano edebiyatını çalmaya altı buçuk oktav yetmektedir.
Tuşların sertliği sorunu üzerinde piyano fabrikaları çok durmuşlar ve bu sorunun çözülmesi için teknik açıdan çaba göstermişlerdir.
Modern bir piyanonun tuşesi, piyanisti yoracak ölçüde sert olmamalı öte yandan parmakları dayanıksız ve zayıf bırakacak kadar da yumuşak olmamalıdır.
Özellikle Stainway piyanolarında bulunan ve sesleri uzatmaya yarayan üçüncü bir pedal, ilk olarak 1862 yılında Montal adında bir Fransız tarafından kullanılmıştır.
Yararları belli sayıda eserin icrasında görüldüğü için, genelde piyano fabrikaları bu pedal yerine,
Piyanistlerin fazla gürültü yapmadan çalışabilmeleri amacıyla sesleri hafifleten özel bir üçüncü pedal kullanılmıştır.
Günümüzün gelişkin ve üstün kaliteli çalgıları sayesinde, eserlerin ifadesi açısından piyanist için kaynaklar artmıştır.
Büyük konser salonlarının berrak ve dolgun sesli piyanoları fabrika laboratuarlarında ki teknisyenlerin yıllarca süren çabaları ve deneyimleri sonucudur.
Ancak, her endüstri, sanayi ve teknoloji ürününde olduğu gibi piyanoların da üretim sonrası kullanımdan bakımdan ve zaman içindeki
Yorgunluğundan periyodik olarak bakımlarının ve onarımlarının zorunluluğu doğmaktadır.
Bir tarafta, bünyeden kaynaklanan bu bakım ve onarım zorunluluğu,
Diğer taraftan kullanma esnasında kullanıcının karşılaştığı güçlükler ve sorunlar ile kullanımdan dolayı da piyano üzerinde sorunlar oluşmaktadır
.Örneğin, piyanistin tuşlara vuruş tekniğine uygun olmayan şekilde hareket etmesi beraberinde bazı sorunların doğmasına neden olmaktadır.
Bunla, çekiç başlıkları keçelerinin kısa süre de aşınmasına,
Mekanizma içinde çok kullanılan çuhaların çabuk yıpranmasına, tuş ucu ayarlarının bozulmasına ve mekanizmanın tümünün aksamasına yol açabilir.
Diğer taraftan, periyodik olarak yılda en az bir kez yapılan akort ayarının çok kısa zamanda bozulmasına hatta tellerin kopmasına bile neden olabilir.
Yine piyano için gerekli uygun iklim ortamının kaybolması da beraberinde genel olarak
Mekanizmanın aksamasına ve özel olarak kullanılan malzemenin sıkışması ya da gevşemesine,
Dolayısıyla akordu da olumsuz olarak etkileyip piyanonun çalınışı sırasında olumsuzluklara neden olabilmektedir.
*
***
*********
*******************
********************************
''''''ÖNEMLİDİR'''''''
PAYLAŞIMLARIMIZ
GOOGLE VE DİĞER ARAMA MOTORUNDA YAYINLANMIŞ
ÇEŞİTLİ ÇALIŞMALARDAKİ ALINTILARDAN OLUŞMAKTADIR VE TAMAMEN BİZE İLGİNÇ GELEN KONULARIN
PAYLAŞIMINDA FAYDA SAĞLAYABİLECEĞİMİZ DÜŞÜNCESİNDEN HAREKETLE ORTAYA ÇIKMIŞTIR
VE
TİCARİ DEĞİLDİR..
BİLGİ AKTARIMLARIMIZDA SAKINCALI VEYA PAYLAŞIMI İSTENMEYEN ALINTILAR OLURSA UYARILDIĞIMIZDA PAYLAŞIMLARIMIZDAN ÇIKARILACAKTIR...!!