3 ) KALORİFER TESİSATI KOMBİ VE ŞOHBEN PROJE TASARIM VE UYGULAMALARI

 
KALORİFER 
NEDİR  
Kaskat sistemi
 
 
 
Kömür Yakıtlı Kazanlar Arızaları Ve Yapılması Gerekenler - Online Keşif  Kütüphane
 
 
 
Merkezi Isıtma Sistemleri | T4 Mühendislik | DAIKIN | Kombi | Doğalgaz |  Klima | Isı Pompası | Endüstriyel Tesisat | Endüstriyel Doğalgaz | Yangın  Tesisatı | Doğalgaz İstasyonu | VRF |
 
 
 

İnsanoğlu,

Eski çağlardan bu yana, çeşitli yöntemler geliştirerek ısınmaya çalışmış.

Önceleri meşaleler ve kandiller, daha sonra ocaklar ve sobalarla ısınmayı başarmış.

Günümüzde ise, kaloriferler ve radyatörlerle ısınma ihtiyacımızı karşılıyoruz.

Evlerimizi ve işyerlerimizi ısıtmak için kullandığımız ısıtma sistemlerinin geçmişi,

Ateşin bulunduğu dönemlere dayanıyor.

Bugünkü verilere göre ateş, yaklaşık 1 milyon yıl önce bulundu.

Ateşin bulunmasıyla birlikte önce meşaleler, ardından da kandiller bulunarak ısınma amaçlı kullanılmaya başlandı.

Önce taş, daha sonraları da çelik ve camdan yapılan ısıtma araçlarında,

Bitkisel ve hayvansal yağlardan yararlanılıyordu.

Davy, Rumford, Black ve Newton gibi bilim adamları,

Isı ve ısı iletimi üzerine geliştirdikleri teorilerle, ısıtma sisteminin prensiplerini belirlediler.

 

 
Dünyada ilk kalorifer sistemi nerede kullanıldı? - Van Olay | Van Haber |  Van Haberleri | Güncel | Siyasi | Ekonomi
 

 

Franklin sobası

 

 

Isıtma, yüzyıllar boyunca bacası olan bir ocakta yakılan odun ve kömür gibi katı yakıtlarla gerçekleştirildi.

Çin ve Japonya gibi ılıman iklime sahip ülkeler odun ya da ahşapla ısınıyorlardı.

Şömineden yükselen bacalar, ilk olarak 13. yüzyılda Avrupa’da bulundu.

Kapalı ocaklar ise ilk olarak Çinliler tarafından M.Ö. 600’de kullanıldı, oradan Rusya, Kuzey Avrupa ve Amerika’ya yayıldı.

1740’te Benjamin Franklin,

Amerika’da kapalı ocakları geliştirerek,

‘Franklin sobası’

İsmini verdiği sobayı tasarladı. 

1740 yılında Benjamin Franklin,

önemi açısından devrim niteliğinde olan 

Franklin Sobasını 

İcat etti.

Bu bağımsız soba, dönemin çağdaşlarına oranla daha az yakıtla daha fazla ısı üretebiliyordu.

Soba aslında, yanma ile ortaya çıkan daha fazla ısıyı odanın havasına aktarmak için

Arkaya yakın bir bölmeye sahip özel olarak tasarlanmış bir şömineydi.

Bu etkiyi sağlamak ve sıradan şöminelerden daha az duman üretmeye yardımcı olmak için yanma ile ortaya çıkan sıcak duman,

“Ters çevrilmiş bir sifon”

ile üzerine geri çekilebiliyordu.Duman ve diğer egzoz gazları daha sonra bacaya yönlendiriliyordu.

Ne yazık ki Franklin açısından,

Daha sonra David Rittenhouse tarafından iyileştirilene kadar büyük bir ticari başarı niteliği kazanamadı.

 

 

 

Sobanın Türkiye’ye gelişi

Türkiye’de soba, Tanzimat Dönemi’nden sonra,

Batı kültürleriyle kurulan ilişkiler neticesinde kullanılmaya başlandı.

Daha önce evlerin odaları ya kömür mangallarıyla ya da duvarlara gömülü ocaklarla ısıtılıyordu.

Osmanlı Dönemi’nde sarayda ve konaklarda büyük ocaklardan yararlanılmaya başlandı.

Bu ocaklardaki közler, mangallara alınır ve ısıtılması istenen odanın uygun bir yerine konulurdu.

Tanzimat Dönemi’nde Avrupa’ya giden Osmanlı devlet adamları, Avrupa’daki gibi evler, konaklar yaptırmaya başladılar.

Bu evlere de baca ve soba yeri yaptırdılar.

Karadeniz illerinden Rusya’ya çalışmaya gidenler de Rusların ‘peçka’ dedikleri sobaları, kendi evlerine getirerek kurdular.

Karadeniz’de köylerde bile sobalar kullanılmaya başlandı.

Zaman içinde Türkiye’de sadece evlerde değil, devlet dairelerinde de sobalar kurulur oldu.

O dönemlerde sobaların yapıldığı malzemeye bağlı olarak; döküm, sac, çini ve tuğlalı soba olarak çeşitleri bulunuyordu.

Sobaların en değerlisi olan çini sobalar, saraylar, konaklar ve köşklerde kullanılırdı.

Sobalarda genellikle odun yakılıyordu. Maden kömürü işletmelerinin açılmasıyla birlikte ise, sac ve dökme sobalar kullanılmaya başlandı.

Daha sonra gaz sobaları yaygınlaştı.

Ülkemizin maden kömürü satılan bölgelerinde taşkömürü sobaları, odunun bol olduğu bölgelerinde ise odun sobaları tercih edilmeye başlandı.

Ancak büyük şehirlerde sobanın yerini, zaman içinde kalorifer ve kombiler aldı.  

 

Kalorifer ve radyatörün serüveni

Gelelim kalorifer ve radyatörlerin tarihine…

Merkezi ısıtma sistemi, yaygın olarak Roma İmparatorluğu Dönemi’nde kullanıldı.

O dönemde ‘hypocaust’ denilen sistemde, sıcak hava ya da duman, döşemenin altında bırakılan boşluklardan geçerek ortamı ısıtıyordu.

M.Ö. 1. ve 2. yüzyıllarda Efes Antik Kenti’ndeki evlerde kalorifer sisteminin kullanıldığı biliniyor.

Yunanistan, İtalya ve Sicilya’da da M.Ö. 1. yüzyıldan önce de bu sistem kullanılıyordu.

Yine Çanakkale’nin Biga ilçesinde yapılan kazılar sonucunda bir villada kalorifer tesisatına rastlandı.

Ağrı’daki İshak Paşa Sarayı da, dünyanın ilk kalorifer tesisatı döşenmiş ve merkezi ısıtma sistemiyle donatılmış ilk sarayı olma özelliğine sahip.

Günümüze en yakın ısıtma sisteminin ve radyatörün mucidi ise

Polonya asıllı Rus işadamı Franz San Galli’dir. 1855’te Galli’den radyatörü icat ettikten sonra

1863 yılında Joseph Hason ve Robert Brigss de ilk defa döküm radyatörü ürettiler.

1872’de ise Nelson H. Bundy, ‘Bundy Halkası’ ismi verilen demir döküm radyatörü tasarladı.

Ancak radyatörlerin kullanımı, 20. yüzyıldan sonra yaygınlaşmaya başladı.

21. yüzyılın başlarında ise radyatör ve merkezi ısıtma sistemi daha popüler hale geldi.

Radyatörler artık sadece ısınma amacıyla kullanılmıyor, dekoratif bir eşya olarak da tasarlanıyor.

Ülkemizde üretilen farklı tasarımlı radyatörler, uluslararası fuarlarda sergileniyor.

 

            KALORİFER,

Yapıları bütünüyle ısıtma düzenidir.

Bu düzende, binayı ısıtmak için gereken yakıt bir merkezde yakılır, elde edilen ısı çeşitli şekillerle bütün odalara, koridorlara yayılır.

Kalorifer sayesinde, bir araya toplanmış birçok yapılar bile tek merkezden ısıtılabilir.

Bugün kullanılan başlıca kalorifer çeşitleri şunlardır 

 

  Sıcak Hava Kaloriferi :

            Bu şekilde, hava büyük bir fırında ısıtılır. Yapının zemin katındaki bu fırında ısınan hava geniş borularla odalara, salonlara yollanır.

Bazen sıcak havayı yollamak için özel vantilatör kullanılır. Bu sayede havanın daha çabuk dolaşması, sıcaklığın her yanda aynı olması sağlanır.

Sıcak hava kaloriferi, kuruluş masrafları az olduğundan daha çok evlerde kullanılır.

Bu çeşit kalorifer sıcak su kaloriferi kadar iyi sonuç vermezse de küçük binaları çabuk ısıtır.

Bazı sıcak hava kaloriferlerinde yazın soğuk hava dolaşımı yaptırılır.

 

Sıcak Su Kaloriferl

 Bugün hemen hemen bütün yapılarda bu düzen kullanılır.

Radyatör ve boru masrafı bakımından sıcak hava sisteminden daha pahalıya çıkan bu tip kaloriferler ısıyı daha iyi dağıtır, daha güvenilir bir düzendir.

Sıcak su ile çalışan kaloriferler; kazan, radyatörler ve borulardan meydana gelir.

Bütün binada eşit bir sıcaklık sağlayabilmek için radyatör yerinin iyi seçilmesi gerekir.

Bunun için radyatörler, pencere önü gibi ısı kaybının çok olduğu yerlere konur.

            Kazanda ısınan su borular vasıtasıyla radyatörlere kazanda bulunan devir-daim motoru ile gönderilir.

Orada sıcaklığını kaybedince yeniden borularla kazana gelir.

Sıcak su kaloriferlerinde radyatörler sıcaklığı iletim (kondüksiyon), çevirim (konveksiyon), ya da ışınım yoluyla verirler.

İletim yolu ile verilen ısı azdır. En çok sıcaklık çevirim ve ışınım yolu ile yayılır. Işınımla verilen sıcaklığın çokluğu radyatör sıcaklığının çokluğuna bağlıdır.

Sıcaklık az olursa ısı daha çok çevirim yolu ile yayılır.

            Radyatörle ısıtmanın bir güçlüğü odanın aşağı kesimlerinin az, yukarı kesimlerinin çok ısınmasıdır.

Örneğin sıcaklık diz düzende 15 derece olduğu zaman baş hizasında 20 derece tavanda 25 derecedir.

Tam zeminde ise 12 dereceden daha aşağıdır

 

 

 Işınım Kaloriferleri :

            Tabanla tavan arasındaki sıcaklık farklarını önleyen bir usuldür.

Bunda, duvar diplerine konan radyatörler yerine, zemin içinden devamlı su boruları geçirilir.

Bu borulardan geçen su ışınım yolu ile odayı ısıtır. Böylece taban daima sıcak olur, odadaki ısı değişikliği de çok olmaz.

Aynı usulle sıcak su yerine havada dolaştırılabilir.

Işınım sıcaklığı odalardaki havayı değil, doğrudan doğruya eşyayı ısıttığı için daha tatlı bir sıcaklık meydana getirir.

            Kalorifer kazanlarında doğalgaz, kömür, fuel-oil, mazot gibi yakıtlar ve elektrik kullanılır.

Ancak, gününüzde en ekonomik yakıt olarak doğalgaz ve kömür kullanılmaktadır

 

 

 

Panel Radyatör Nedir

Panel radyatör nedir ? panel radyatörlerin çalışma prensibi

 

 

İçerisinden geçen sıcak suyu ve buharı doğrudan dışarı ileten ve iletmiş olduğu uzun ısıyı süre koruyan ısıtma araçlarıdır.

Günümüzde yaygın olarak tercih edilen panel radyatörlerin döküm radyatörlere göre dayanıklılığı daha azdır.

Panel radyatörler hem fiyatının uygun olması hem de kolay kurulumu sebebiyle tercih edilmektedir.

Panel radyatörlerin

Alüminyum panel radyatör ve Elektrikli panel radyatör 

Çeşitleri mevcuttur.

Panel radyatörler çok hızlı bir şekilde ısınır ve soğur. Bu nedenle ısı koruması açısından döküm radyatörlerden sonra gelmektedir.

 

E.C.A. PKKP 600x1200 Standart Panel Radyatör Fiyatları, Özellikleri ve  Yorumları | En Ucuzu Akakçe

 

Panel radyatör çeşitleri temizlik ve bakım gerektirir.

Düzenli olarak bakımı ve temizliği yapılmayan radyatörler iyi ısıtmaz.

Temizlik ve bakımı yapılmayan radyatörlerden yüksek verim almak mümkün değildir.

Bu nedenle panel radyatörlerin temizlik ve bakımının düzenli olarak yapılması gerekir.

 

Radyatör Montajı ve Kuralları - Tesisat

 

 

Dekoratif Radyatör ve Havlupan modelleri - Carisa

Panel Radyatörlerin Özellikleri Nelerdir
  • Panel radyatörler genellikle düz veya dalgalı levhalardan oluşur.
  • Genellikle ön kısımları düz şekilde olup arka kısımları düz veya düzlemsel kanatlı şekildedir.
  • Ön ve arka yüz kısımları radyatörü meydana getirecek biçimde punta ya da benzer kaynak işlemi ile bir araya getirilir.
  • Kolay üretilir ve montajı oldukça kolaydır.
  • Diğer radyatör çeşitlerine kıyasla daha ucuzdur.
  • Çabuk ısınır ve çabuk soğur.
Panel Radyatör Çalışma Prensibi

Panel radyatörler, bulunduğu mekanı çoğunlukla konveksiyonla ısıtır.

Panel radyatörlerin bir ya da iki paneli olabilir. Panel radyatörün uzun olması radyatörün ısı yayması için fazla yüzey anlamına gelir.

Bu nedenle tek panelli radyatör, aynı boyutlarda çift paneli bulunan radyatöre kıyasla daha az ısı verir.

Panel radyatörlerde, tek panelli radyatörün arkasına ya da çift panelli radyatörün ortasına kaynaklanmış konvektör kanatçıkları meydana gelebilir.

Bu kanatçıklar radyatörün yüzey alanını artıran parçalardır.

Tek panel radyatörler, çift panel radyatör tipi kadar ısı vermese de küçük mekanlarda tercih edilebilir.

Örneğin; küçük bir odayı ısıtmak istiyorsanız tek panel radyatör tercih edebilirsiniz.

Panel Radyatörler Nerelerde Kullanılır

 

Panel radyatörler hemen hemen her mekanda karşılaşılabilecek bir radyatör türüdür.

Panel radyatörler ofis, ev, iş yeri ve okul gibi birçok mekanda

140 cm Panel Radyatör Üst Kapak Izgara Tip 22
 
 

 

''''''ÖNEMLİDİR'''''''

PAYLAŞIMLARIMIZ 

GOOGLE VE DİĞER  ARAMA  MOTORUNDA  YAYINLANMIŞ 

ÇEŞİTLİ  ÇALIŞMALARDAKİ  ALINTILARDAN OLUŞMAKTADIR  VE  TAMAMEN BİZE  İLGİNÇ  GELEN  KONULARIN 

PAYLAŞIMINDA  FAYDA SAĞLAYABİLECEĞİMİZ DÜŞÜNCESİNDEN HAREKETLE ORTAYA  ÇIKMIŞTIR

VE

TİCARİ  DEĞİLDİR..

BİLGİ  AKTARIMLARIMIZDA  SAKINCALI  VEYA  PAYLAŞIMI  İSTENMEYEN ALINTILAR  OLURSA UYARILDIĞIMIZDA  PAYLAŞIMLARIMIZDAN  ÇIKARILACAKTIR...!!